Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1952 E. 2026/10185 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1952
Karar No
2026/10185
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/362 Esas, 2025/433 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait davaya konu İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi 7 85... parsel sayılı taşınmazın Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/7 44... /927 Karar sayılı kararı ile 2 parçaya ifraz edildiğini, 7 85... parselin ... Genel Müdürlüğü adına tapuya hükmen tescil edildiğini, usulsüz el atılan bölümün değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca idare adına tescilli taşınmaz olduğunu ileri sürerek dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.20 22... /521 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 28.12.20 22... /521 Esas, 2022/882 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; davanın 221 sayılı Kanun uyarınca reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2024 tarihli ve 2023/475 Esas, 2024/1340 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun'un 04.08.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan, 21.04.2022 tarihli ve Anayasa Mahkemesinin 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğunu, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.20 24... /475 Esas, 2024/1340 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi 7 85... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile o tarihteki malikleri adına 31.07.1952 tarihinde tescil edildiği, davalının daha sonra taşınmazı satışla 10.07.1981 tarihinde edindiği, davalı tarafından 221 sayılı Kanun uyarıca açılan dava sonunda bu parselden ifrazen oluşan Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi 7 85... parselin Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/744 Esas, 1981/927 Karar sayılı kararı ile davalı adına tesciline hükmedildiği ve bilahare 15.03.1983 tarihinde tapuya tescil edildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce su isale hattı olarak el atıldığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/2 88... /352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/ 14... /49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdaki müvekkil hissesinin 10.07.1981 tarihinde satın alma ile edinilmesi nedeniyle, 221 sayılı Kanun'dan kaynaklanan işlemlere karşı son dava tarihi olan 13.01.1963 tarihinde dava açılmasının mümkün olmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 1023 üncü maddesi uyarınca müvekkilinin iyi niyetli malik olduğunu, satın alma öncesi işlemlerden sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1952, K. 2026/10185, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1952-e-2026-10185-k-101f835233af