Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14260 E. 2026/6009 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14260
Karar No
2026/6009
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1780 E., 2025/1337 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/190 E., 2024/200 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ... ...'ın, davalı iş yerinde boyahane ustası olarak çalışmaktayken 23.03.2016 tarihinde iş başında iken saat 10.00 sularında kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldığını ancak tedavilere rağmen kurtarılamayarak 11.04.2016 tarihinde hastanede vefat ettiğini, ...'ya yapılan müracaat üzerine .. Kurum Sağlık Kurulunun 05.01.2021 tarihli kararıyla murisin vefatının iş kazası sayılmasına karar verildiğini, ... ... her ne kadar kalp krizinden vefat etmiş ise de ölümünde tüm sorumluluk ve kusurun, işe giriş ve periyodik muayeneleri zamanında yaptırmayan, müteveffayı daha önce kalp rahatsızlığı olmamasına rağmen özellikle son üç ayda haftanın 7 günü hiç dinlendirilmeden 12 saat boyunca çalıştırarak kalbinin bu yoğun tempoya dayanamaması sonucu vefat etmesine neden olan davalı işverende olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için 1.000,00'er TL maddi tazminat, eşi ... için 150.000,00 TL ve kızı ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 252.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu ıslah dilekçesiyle müvekkili ... için 410.338,22 TL, müvekkili ... için 19.619,08 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraflarca müvekkili aleyhine ikame edilen ve Bursa 1. İş Mahkemesinde görülen tespit (iş kazası) konulu davanın yargılamasının henüz sonuçlanmadığını belirterek zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ... ...'ın müvekkil iş yerinde tekstil terbiye işçisi olarak 08/04/2015 tarihinde çalışmaya başladığını, müteveffanın iş yerinde çalışmaktayken 23/03/2016 tarihinde fenalaştığını ve müvekkil şirket tarafından derhal .. İhtisas ... ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığını, müteveffanın kalp krizi geçirdiğinin anlaşıldığını, daha önce geçirdiği trafik kazası sebebiyle ciğerlerinde ve vücudunda mevcut problemler ile iki kalp damarındaki %95 oranında tıkanıklık nedeniyle rahatsızlandığını, kalp damarındaki tıkanıklığı gidermek için ameliyata alınması gerektiğini ancak bunun için öncelikle akciğerlerindeki rahatsızlığın giderilmesi gerektiğini, bu nedenle yaklaşık 15 gün kalp damar ameliyatına hazırlık tedavisi yapıldığını, sonrasında kalp damarlarının açılması için ameliyat edildiğini, 15 gün de yoğun bakım ünitesinde kaldığını ve nihayetinde hastanede enfeksiyon kapması nedeniyle hayatını kaybettiğini, ameliyattan 15 gün sonra vefat etmesi ve arada bir zaman farkı olması nedeniyle müvekkil şirket açısından illiyet bağının kesildiğini, olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, bununla birlikte müteveffanın haftanın 7 günü dinlendirilmeden 12 saat boyunca çalıştırılması gibi bir durumun da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "Davanın kısmen kabulü ile, Davacı ... yönünden, 410.338,22 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 11/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... ... yönünden, 19.619,08 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 11/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile müvekkillerinin murisi ...'ın davalı işyerinde çalışırken kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, mahkemece alınan kusur bilirkişi raporunda davalı işverene %20 kusur verilip %80 oranında bünyesel faktörlerin etkili görüldüğünü, bu rapor doğrultusunda hesap bilirkişi raporu alınarak davacı ... için 410.338,22 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminat, davacı ... için 19.619,08 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle tahsiline karar verildiğini, ancak bu kararın yerinde olmadığını, zira kusur bilirkişi raporunun olayın oluşuna ve hukuka uygun olmadığını, olayda %80 oranında bünyesel faktörlerin etkili olduğuna dair yeterli veri ve delil bulunmadığını, aksine bilirkişi raporunda davalı şirketin işe giriş muayenesi ve periyodik doktor muayenelerini yaptırmadığının, bu yönüyle murisin sağlık durumundan bihaber olduğunun ve sağlık durumuna uygun iş ve koşul sağlamadığının açıkça belirtildiğini, buna rağmen bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ve kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını, yeniden kusur tespiti ile hesap raporu aldırılarak bir karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesince davanın tümden reddi gerekirken kabulü yönünde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı işçinin kalp krizi sebebiyle vefat ettiğini ve müvekkili şirket açısından illiyet bağının kesildiğini, müteveffanın daha önce geçirdiği trafik kazası sebebiyle sağlık sorunları yaşadığını ve kalp damarlarında %95 oranında tıkanıklık bulunduğunu, hastanede yaklaşık 15 gün tedavi gördükten sonra ameliyat edildiğini ve ameliyattan sonra da 15 gün yoğun bakımda kaldığını, daha sonra hastanede enfeksiyon kaparak hayatını kaybettiğini, bilirkişi raporlarında da müteveffanın işyerinde yapılan iş ile illiyet bağı olmadığının açıkça belirtildiğini, müvekkil şirkette ağır ve kötü çalışma şartları bulunmadığını, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verildiğini, olay tarihinde kalp krizi vakalarının iş kazası sayılmadığını, müvekkilin almış olduğu tüm önlemlere rağmen kaçınılmazlık ilkesi gereği davanın reddedilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, Mahkemece deliller ve itirazlar değerlendirilmeden, yeterli araştırma gerçekleştirilmeden hüküm tesis edildiğini belirterek, Bursa 7. İş Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi. 3. Değerlendirme A)Davalı vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun 20. maddesi ile 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin ikinci fıkrası " aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. “(2) 200. ve 201. maddelerindeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerindeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” hükmü getirilmiştir. Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı dava tarihi itibariyle ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14260, K. 2026/6009, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14260-e-2026-6009-k-c783d4e821e2