Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/314 E. 2026/12101 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/314
- Karar No
- 2026/12101
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2294 Esas, 2025/1695 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/409 Esas, 2023/306 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul, Maltepe, ... Mahallesi 16 13... ,4,5,6,7 ile 16 14... ,2,3,4,4,5,6,7,8 ve 16 15... ,2,3,4,5,6,7,8 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat ve ecrimisil bedellerinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... dahili davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; aktif husumet yokluğu nedeniyle bir kısım parsel yönünden davanın reddinin doğru olmadğını, lehe ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiğini, hisselere düşen bedellerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, tahsis nedeniyle bedelin protokol gereği ayni olarak ödendiğini, kusurlarının bulunmadığını, uzlaşma talebinde bulunulmadığını, harçtan muaf olunduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalılar ... ve Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle;taşınmazların mahkeme kararı gereği Hazineye tescil edildiğini, ilgili kararın kesinleştiğini, daha sonra tahsisler yapıldığını, zamanaşımının değerlendirilmediğini, 221 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini, dava açıldıktan sonra uzlaşma talebinde bulunalarak Milli Savunma Bakanlığının davaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, murisin hissesinin dikkate alınmadığını, metrekare birim bedelinin hatalı belirlendiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 3 üncü maddesine göre değer tespiti yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihindeki değerini belirleyen usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi bedelin uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal taşınmazın doğru seçilmediği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ek temyiz dilekçesinde de 221 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalılar ... ve Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacılar ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmaza 1956 yılı sonrasında el atılmış olduğundan 221 sayılı Kanun'un uygulama yeri bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, davacı idare vekilinin tüm, davalı idareler vekillerinin ise aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazlarda davacılar murisi ½ oranında paydaş olduğu hâlde, murisin tam paya sahip olduğu kabul edilerek, sonuç itibarıyla tazminat ve ecrimisile ilişkin olarak fazlaya hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin tüm, davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.