Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2069 E. 2026/12042 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2069
- Karar No
- 2026/12042
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/566 Esas, 2025/2268 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/494 Esas, 2023/504 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ve davalı ... Genel Müdürlüğünün vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ... Mahallesi 1 96... parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, Nilüfer ilçesi, ... Mahallesi 1 96... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın sulama kanalı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Sağlık Tesis Alanı" olarak ayrıldığını, kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun müvekkili idarede bulunmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idarece el atılıp atılmadığının tespit edilmesini, el atılmadığının anlaşılması halinde davanın reddi gerektiğini, aksi halde kanundaki usulüne uygun olarak değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, davanın Yargıtay'ın eski kararları esas alınarak ... Belediye Başkanlığına karşı açıldığını, sorumlu idarenin belediye olarak kabul edilmesi gerektiğini, aksi kabul edildiği takdirde yargılamanın uzun sürdüğü de dikkate alınarak Sağlık Bakanlığının davaya dahil edilmesi veya taraf değişikliğine gidilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, imar planı yapımından itibaren beklenilmesi gereken 5 yıllık dava açma süresinin henüz dolmadan dava açıldığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Sağlık Bakanlığına ait olduğunu, bu nedenle müvekkili belediye yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 gereği maktu harca ve davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tarla vasfında olmasına rağmen arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 11.321,32 m² yüz ölçümlü ve arsa vasıflı taşınmazın taşınmazın 1/1000 ölçekli ... Toplukonut Alanı Revizyon Uygulama İmar Planında "Sağlık Tesisi Alanı"nda kalmakta olduğu, 17.03.2006 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması ile %37 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğunun anlaşıldığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesince "uygulama imar planında sağlık tesisi alanına ayrılması sebebiyle sorumlu idarenin Sağlık Bakanlığı olacağı ancak ilgili idarenin taşınmaza ihtiyacının olmadığının belirtilmesi ve bu yönde ilgili belediyelere başvuruda bulunmuş olması ve sair yargı kararları, taşınmazın yüzölçümünün 10.000,00 m²nin üzerinde olması" gerekçesiyle sorumlu idarenin ... olacağı kanaatiyle fen bilirkişisi raporunda krokide (B) ve (C) harfleriyle gösterilen kısımdan ... Belediye Başkanlığının sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı, izah etmek gerekirse 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen Ek fıkra uyarınca ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.'' hükmü getirildiği, bu itibarla dava konusu taşınmazın sağlık tesisi alanında kalan kısım bakımından kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun davalı Sağlık Bakanlığına ait olduğu gözetilmeden davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmeyip bedelin davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu, dava konusu taşınmazın ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmına sulama kanalı yapılmak suretiyle fiilen el atılmış olduğu ve sorumlu idarenin ... Genel Müdürlüğü olacağı, kalan kısımlarında ise uygulama imar planında sağlık tesisi alanına ayrılması sebebiyle sorumlu idarenin Sağlık Bakanlığı olacağının değerlendirildiği, bu itibarla davalı ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden ve davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli ... Toplu Konut Alanı Revizyon Uygulama İmar Planında "Sağlık Tesisi Alanı" olarak ayrıldığı ve Belediye tarafından 2006 yılında yapılan parselasyon işlemi ile 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi uyarınca taşınmazdan %37 oranında düzenleme ortalık payı kesilmek suretiyle taşınmazın imar parseli haline getirildiği gözetilerek, kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Sağlık Bakanlığında olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden asıl davada pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine hükmedilmesi yerindedir.
3. Arsa niteliğindeki taşınmazın fiilen el atılan kısmına ilişkin emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Genel Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf incelemesinde ileri sürülmeyen bir hususun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, birleştirilen davada davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.