Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1861 E. 2026/12086 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1861
- Karar No
- 2026/12086
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1882 Esas, 2025/1904 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/404 Esas, 2023/314 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleştirilen dava davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mahallesi 65 28... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
2.Asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Mahallesi 65 28... parsel sayılı taşınmazda bulunan elektrik direğinin taşınmazın tam ortasında bulunması sebebiyle tamamının kamulaştırılmasını, kamulaştırma bedelinin tamamının ödenmesini ve geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkillerine ait olan taşınmazda toplam 2676.40 m²lik taşınmazın 827.63 m²lik kısmına davacı idare tarafından direk dikildiğini, kamulaştırma yapılmadan el atılan geriye kalan kısmı da kullanılamaz hale geldiğini, söz konusu arazide davalı müvekkillerinin 1/3 oranında hak sahibi olduklarını, davacı idarenin dava konusu taşınmazı fiilen işgal ettiğini, taşınmazın tarla niteliğinde olduğunu, tarlanın kullanımının müvekkilleri yönünden zor duruma düştüğünü ileri sürerek taşınmazın tümüyle kamulaştırılmasına, kamulaştırma bedelinin taraflarına ödenmesine, dava tarihinden itibaren geriye dönük olarak 5 yıllık ecrimisil bedelinin taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Genel Müdürlükleri Yönetim Kurulunun 15.05.2014 tarihli ve 10-206 sayılı kararı ile 380 kV. ... - ... (...) Yenileme Enerji İletim Hatlarına isabet eden taşınmazla ilgili olarak kamulaştırma yapılması amacıyla kamu yararı kararı aldığını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 30.05.2014 tarihli ve 165 sayılı Bakan Olur'u ile kamu yararı kararın onaylandığını, kamulaştırma yapılması amacıyla Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/404 Esas sayılı dosyasında kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası açıldığını, davanın halen devam ettiğini, davacıların huzurdaki davayı açmasında, dava konusu taşınmaz ile ilgili açılmış bulunan bir kamulaştırma davasının mevcut olması ve iş bu davada ileri sürülen itirazların daha önce açılmış davada ileri sürülebilme imkanından ötürü hukuki yararının olmamasından ötürü reddinin gerektiğini ileri sürerek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda tespit edilen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafında tespit edilen bedel arasındaki farkın gerekçeli olarak açıklanmadığını, davalılara teklif edilen bedelin yerinde ve rayiçlere uygun olduğunu, dava konusu parselin tapu kaydında davacı kurum lehine 2.120 m² irtifak hakkı işlendiğini, belirtilen irtifak halihazırda taşınmazda bir değer kaybı doğurduğundan taşınmaz için değer düşüklüğü bedeli ödendiğini, raporda 827,63 m² direk yerinin kamulaştırılması sonucu arta kalacak olan 1.848,77 m² alan için tekrar %30'luk bir değer düşüklüğünün uygulandığını, ilgili değer düşüklüğü irtifak kamulaştırması aşamasında hak sahiplerine ödendiğinden mükerrer hesaplama yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını, emsal olarak seçilen taşınmazın uygun olmadığını, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz göl kıyısında olup verimli bir arazi olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan yerin kamulaştırılmasına gerek olmadığı hususunun açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermediği hâllerde yargılama giderlerinden davacı idarenin sorumlu olduğunu, birleştirilen dava yönünden ise verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı idarenin kanunun öngördüğü şekilde taşınmazın bütününü kapsayan kamulaştırma işlemlerine başlamadan, taşınmazın sadece belirli bir kısmının kamulaştırılması yoluna gittiğini, taşınmazın yalnızca bir kısmının kamulaştırılmasının geri kalan kısımlar için müvekkillerinin söz konusu araziyi kullanamamasına ve bu araziden yeterli faydanın sağlanamamasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın belirlenen m² birim fiyatının uygun olduğu, taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle değerini belirlemeleri ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum ve nitelikleri itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan rapordaki gerekçelere, taşınmazın arta kalan alanın yüz ölçümü ile kamulaştırma öncesi ve sonrası oluşan geometrik durumuna göre taşınmazın arta kalan kısmının tamamının kamulaştırılması talebine ilişkin birleştirilen davanın reddine karar verilmesinin ve pilon yeri nedeniyle belirlenen %30 değer azalış oranının yerinde olduğu, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare ile asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.