Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3021 E. 2026/12203 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3021
- Karar No
- 2026/12203
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1888 Esas, 2026/49 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Zile 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/20 Esas, 2025/30 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tokat ili, Zile ilçesi, ... Mahallesi 5 83... parsel sayılı davacıların hissedarı olduğu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında okul alanı olarak ayrılması suretiyle davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara tapudaki payları oranında verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza gerçek değerinin altında değer biçildiğini, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, kamulaştırma bedeline işletilen yasal faizin enflasyon karşısında yeterli korumayı sağlayamayacağını, işletilecek faiz oranının enflasyon oranından az olmaması gerektiğini, davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı gibi hukuken malikin kullanım hakkını kısıtlayacak bir el atmanın da söz konusu olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, hüküm altına alınan tazminat bedelinin fahiş olduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranının kabul edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının hatalı yapıldığını, taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak dava tarihindeki değerinin belirlenmesi gerektiğini, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davalı idare aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında " Eğitim Alanı " olarak ayrılması suretiyle taşınmaza davalı idare tarafından hukuken el atıldığı, husumetin doğru yöneltildiği, taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, uygulanan faiz türü ve oranında, faiz başlangıç tarihinde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereğince davacılar lehine tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın onaylı imar planında " Eğitim Alanı " olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. 2942 sayılı Kanun'un kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü, değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekmektedir.
6. Buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kıyasi emsal olarak incelenen 464,27 m²lik dava konusu taşınmaza göre on kat daha küçük yüzölçümlü pay satışına dair 9 19... parsel sayılı taşınmaz değerlendirmeye esas alınarak dava konusu taşınmaza 05.07.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.098,55 TL/m² değer biçildiği; öte taraftan dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan arsa - kadastral parsel niteliğindeki 5 79... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat istemiyle Zile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/69 Esas, 2022/412 Karar sayılı dosyasında açılan davada, söz konusu taşınmaza 29.02.2016 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.300,00 TL/m² değer biçildiği ve işbu kararın Dairemizin 2023/2900 Esas, 2023/9728 Karar sayılı kararı ile denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedel inandırıcı olmayıp bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
7. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
8. Kabule göre de; davacılar vekili tarafından gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde tazminat bedeline enflasyon oranından az olmamak üzere faize hükmedilmesinin talep edildiği gözetildiğinde, Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacağından, hüküm altına alınan tazminat bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.