Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1709 E. 2026/12041 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1709
- Karar No
- 2026/12041
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1571 Esas, 2025/2126 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 43. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/419 Esas, 2024/152 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi 18 43... ve 2 parsel (yeni 18 43... ve 4 parsel) sayılı taşınmazlarda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uygulaması yapılmaksızın ilgili idare tarafından kamu gücü kullanılarak kamu lehine terk yapıldığını, her ne kadar terk işlemi malikin imzasıyla yapılmışsa da aslında kamu gücü karşısında zorunlu olarak yapıldığını, malik tarafında yapılan geçerli bir bağışın mevcut olmadığını, bu durumun mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğunu ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının rızaen kamuya terk ettiği ve maliki olmadığı taşınmaza ilişkin dava açtığını, öncelikle hakkın sahibi olduğunun tespiti için tapu iptal ve tescil davası açması gerektiğini, bu nedenle aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesini, Encümen kararı idari yargıda iptal edilmeden ve tapu iptali için tescil davası açılmadan davanın görülemeyeceğini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın ilçe belediyesinin yetki ve sorumluluk alanında kaldığını, bu bakımdan müvekkili idare yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının hatalı olduğunu, dava konusu 18 43... ve 2 parsel sayılı taşınmazlardan yol terki yapılan kısımların kısmen ... Caddesinin içinde ve kısmen de bu caddeye cepheli olduğunu, ... Caddesinin ise ana arter niteliğinde olduğunu, ... Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü yazısında 18 43... ve 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik cevap verildiğini, davanın bu parsellerle bir ilgisinin bulunmadığını, diğer taraftan ... Belediye Başkanlığının 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi gereğince husumet ehliyeti bulunduğunu, parselasyon planının yapılması görev ve yetkisinin zincirleme işlemler şeklinde İlçe Belediye Başkanlığı ile Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, davanın 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi veya %45 oranını aşan düzenleme ortaklık payı kesintisi ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkiline ait 18 43... ve 2 parsel sayılı taşınmazlardan yola ve parka terk işlemleri malikin imzasıyla yapılmışsa da ilgili idare tarafından kamu gücü kullanılarak kamu lehine yapılan terk/şartlı bağışın serbest iradeyle değil kamu gücü kullanılarak zorunlu olarak baskı altında yaptırılması, yasal temele dayanmaması ve mülkiyet hakkına müdahale oluşturması nedenine dayalı olarak kamulaştırmasız el atma bedelinin tazmin ve tahsiline ilişkin olduğunu, bu gerekçelerle terkinin yolsuz olduğunu ve parselin donatıda kalan kısımları için kamulaştırmasız el atma davası açılabileceğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının dayandığı gerekçelere göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.