Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/3626 E. 2026/4381 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3626
Karar No
2026/4381
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı ilk derece Mahkemesince verilen kararın    temyizen tetkiki davalı-ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Somut olayda, davacının; ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, Bulancak İcra Hukuk Mahkemesi'nin 04/07/2024 tarih ve 2024/9 E. 2024/43 K. sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği, davacı tarafından, bahsi geçen ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 26/05/2025 tarih ve 2024/1929 E. 2025/953 K.  sayılı kararı ile istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddedildiği, işbu kararın davacının temyizi üzerine Dairemizin 02/10/2025 tarih ve 2025/5728 Esas, 2025/5855 Karar nolu kararı ile bozulduğu, bozma kararımız doğrultusunda Bulancak İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27/01/2026 tarih ve 2025/69 Esas, 2026/6 Karar nolu kararı ile ihalenin feshine karar verildiği, bu kararın davalı-ihale alıcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince temyiz talebinin de süre yönünden reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/4. “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi uyarınca, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.

Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesinde; "Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder "şeklindeki hükme yer verilmiştir.

Temyiz tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Vekilin azli ve istifasının şekli" başlıklı 81. maddesi aynen; “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur" hükmünü, yeni aynı Kanunun "Vekilin istifası" başlıklı 82. maddesi "istifa eden vekilin vekalet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder." hükmünü içermektedir.

Somut olayda; davalı vekili Av. ...’in 26/01/2026 tarihinde vekillikten çekilme beyanını içeren dilekçesini İlk Derece Mahkemesine sunduğu, aynı vekile bozma kararımız sonrası verilen İlk Derece Mahkemesi kararının 03/02/2026 tarihinde tebliğ edildiği, vekillikten çekilme beyanı içeren dilekçenin ise davalı asil ...'a 10/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği, Av. ...'iın vekalet görevinin, vekillikten çekilme dilekçesinin müvekkiline tebliğinden itibaren Avukatlık Kanunu gereği 15 gün (Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği iki hafta) süre ile devam edeceği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin e-tebligatın yapıldığı 03/02/2026 tarihi itibariyle Av. ...’in vekalet görevinin yasal olarak devam ettiği görülmüştür.

Bu durumda bozma kararımız sonrası verilen İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-ihale alıcısı vekiline 03/02/2026 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 23/02/2026 tarihinde davalı asil ...’ın diğer vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi süresinde değildir. Davalı-ihale alıcısının temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK'nın 364/2. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nun 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca   İlk Derece Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.

SONUÇ : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının, İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun    370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 12.06.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/3626, K. 2026/4381, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-3626-e-2026-4381-k-b0e60448d192