Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2400 E. 2026/11990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2400
- Karar No
- 2026/11990
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3526 Esas, 2025/2385 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/250 Esas, 2024/216 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, ... Mahallesi 7 61... ve 7 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalı idare tarafından taşınmazlara hukuken el atıldığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının kısıtlandığını belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usulden reddini, dava konusu taşınmazlarda davalı idare tarafından fiili el atmanın bulunmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın7 61... parsel yönünden reddine, 7 61... parsel yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat bedelinin yüksek belirlendiğini, kanunda belirtilen şartlara haiz bir uzlaşma başvurusunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kullanımının kısıtlanmadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, karşılaştırma tablosunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken düşülmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının 3134 sayılı İmar Kanunu gereğince %45 olması nedeniyle bu oran altında yapılan düzenleme ortaklık payı düşümünün hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerindeki yapıların ruhsatı olup olmadığı araştırılmadan hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, yapılara belirlenen yıpranma oranlarının düşük belirlendiğini, yapı bedellerinin yüksek hesaplandığını, 7 61... nolu parselde yer alan yapının 7 61... parselde bulunduğu kabul edilerek değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, işbu davanın Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 2022/1606 Esas, 2023/12 Karar sayılı dosyasının devamı niteliğinde olması nedeniyle taşınmazın değeri belirlenirken idare mahkemesinde açılan ilk dava tarihi olan 2020 yılının dikkate alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında "terkin" yerine "tescil" kararı verilmesi gerektiğini, "takdiyatların bedele yansıtılması" gerektiğine yer verilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece reddedilen kısım yönünden müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak kabul edilen Tepekum Mahallesi 42 90... parsel sayılı taşınmazın 06.04.2017 tarihli satışından faydalanılarak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın %83,30'u kadar değerli olduğunun kabulü ile metrekare birim fiyatının Mayıs 2023 tarihi itibari ile 4.346,14 TL/m² olarak tespit edildiği, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ... Mahallesi 2777 parsel sayılı taşınmaz hakkında ... Belediyesi aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma davasında Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/312 Esas, 2019/295 Karar sayılı kararında taşınmaz için Mayıs 2015 tarihi itibarıyla belirlenen 505,21 TL/m² birim fiyatının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/9966 Esas, 2021/8718 Karar sayılı kararı ile onandığı, aynı taşınmaza ilişkin başka paydaşlarca açılan davada Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/3511 Esas sayılı dosyada 2019 yılı itibarıyla belirlenen 799,32 TL/m² birim fiyatının uygun bulunduğu, yine 2021/825 Esas sayılı dosyasında aynı yer 213 parsel için 2019 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatının 687,07 TL olarak kabul edildiği dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için Mayıs 2023 tarih itibarıyla 4.346,14 TL/m² birim fiyatının dava tarihi gözetiliğinde uygulanan endeks de dikkate alındığında uygun olduğu, yine taşınmazın üzerindeki yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre metrekare birim fiyatı uygulanıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinin yerinde olduğu, alacağın tamamı yönünden faizin dava tarihinden itibaren işletilmesinde, davacı taraf aleyhine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesinde ve davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.