Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7805 E. 2026/355 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7805
Karar No
2026/355
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/348 Esas, 2025/574 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/438 Esas, 2024/396 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulüne, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden ise pasif husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın ... ve ... yönünden kabulüne, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden ise pasif husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekir.

Davalı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin İstanbul ili, ..., ..................... Mahallesi 5534 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmaza yol ve tretuvar yapımı nedeniyle kamulaştırma yapılmadan davalı ... tarafından el atıldığını, taşınmazın aynı zamanda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen dere koruma kısmen de park alanında kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; taşınmazın tamamı için dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte şimdilik 20.000,00 TL'nin davalı belediyeden tahsilini, bedeli ödenen kısımların davalı lehine tapudan terkinini, masraf, ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini, davanın kabulü halinde ise; el atılan kısmın yol olarak kullanılıyor olması durumunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi gereği yol olarak terkinine; şayet el atılan kısım kullanılabilir boş bir alan niteliğinde ise müvekkili idare adına tapu kaydına tesciline, terkin ya da tescil hükmünün 5999 sayılı Kanun'la 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 6 ncı madde gereği kesin olmasını, belirlenecek tazminat bedelinin davacının tapu kaydındaki haciz, ipotek, vakıf icaresi vb. tüm takyidatları ve şerhleri de kapsayacak şekilde bedele yansıtılmasını ve tüm takyidatların kaldırılarak terkin ve tescil işleminin takyidatlardan ari olarak yapılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, çünkü bu yerin uygulama imar planında park alanı lejantında kalmasının sebebinin üst plan olan ... Planında bu şekilde planlanmış olması olduğunu, kamulaştırmasız el atma iddiası kabul edilse bile taşınmaza değer biçilirken pek çok farklı unsura dikkat edilmesi gerektiğini, malik değişikliği olduğu takdirde mahkemeye bildirilmesi yönünde tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini, parselin imar parseli olduğunu, 0,207 oranında düzenleme ortaklık payı kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin müvekkili tarafından fiilen kullanılmadığını, müvekkilinin herhangi bir el atmasının bulunmadığını belirterek öncelikle husumetten, aksi halde esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden kısmen kabulüne, ... yönünden kabulüne, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü yönünden ise pasif husumetten reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 45 nci maddesi gereğince dava şartının yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunda belirlenen bedelin fahiş olduğunu, bilirkişi raporundaki emsal incelemesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, taşınmazın imarı olmayan “yol” vasıflı taşmmaz olması sebebiyle belirlenen bedel üzerinden % 10 değer düşüklüğü yapılması gerektiğini, taşınmaza ilişkin inşaat istikamet rölevesinin, yapı kullanma izin belgesinin ve yapı muayene raporunun celbinin ve yola terki gereken kısmın tespiti ile arsa çekme mesafesinin dikkate alınması gerektiğini, rızai terkin araştırılmadığını, 8,44 metrekare alan yönünden mükerrer tazminat hesabı yapıldığını, kararda terkin yada tescile ilişkin hükmün kesin olduğunun yazılmadığını ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uygun olmayan emsal mukayeseye alınarak, vergi değerleri karşılaştırılmadan yetersiz mukayese ile bedelin yüksek belirlendiğini, husumetin Büyükşehir Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız hukuken ve fiilen el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak 12.700,00 TL/m² üzerinden değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin sorumlu oldukları kısımlar belirlenerek davalı idarelerden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu, dava konusu taşınmaz davalı idarelerin yetki ve sorumluluk alanında kaldığından husumetin davalı idarelere yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını, dere ıslah alanında gösterilen ve fiilen parkın içinde kalan 8,04 metrekare kısmın bedelinden İSKİ Genel Müdürlüğü ile ... arasında yapılan protokol gereği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu tutulmasının da yerinde olduğunu, mükerrer ödeme hesabı yapılmadığını, dosya kapsamına göre taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığını ve uzlaşmanın dava şartı olmadığını, tapu alanı 214,06 metrekare olduğu halde 214,00 metrekare üzerinden hesaplama yapılmasının ve dolayısıyla daha az tazminat hesaplanması hatalı ise de; istinafa gelen davalı idarenin aleyhine düzeltme yapılamayacağından ve kısmen kabul nedeniyle yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden oranlama yapılması doğru değil ise de bu husus istinaf sebepleri arasında gösterilmediğinden eleştirmekle yetinilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelin tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Başkanlığından alınmasına, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7805, K. 2026/355, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7805-e-2026-355-k-e696f85bbcd0