Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4305 E. 2026/387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4305
Karar No
2026/387
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1806 E., 2025/2126 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/487 E., 2025/414 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.04.2022 tarihinde davalı şirketin iflasına karar verildiğini, taraflar arasındaki elektrik dağıtım şebekeleri yapım işine dair sözleşmelerden kaynaklı olarak müflis şirketin müvekkili şirket kayıtlarında borçlu görünmesi nedeniyle müvekkil şirket adına alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, iflas idaresinin müvekkili şirketin alacak kaydı talebini reddettiğini ileri sürerek müvekkili şirketin müflis şirketten olan 8.205.496,43 TL bedelli alacağının sıra cetveline kayıt kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis şirket hakkında hazırlanan sıra cetvelinin Karar ve Yeni Konya Gazetelerinde 21.06.2023 tarihinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde 22.06.2023 tarihinde ilan edildiği, davacının süresi içerisinde kayıt kabul davasını açtığı, alınan bilirkişi raporları kapsamında davacının davalı müflis şirketten iflas tarihi itibariyle herhangi bir alacağının bulunmadığı, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı ve denetime elverişli olmadığını, müvekkil şirketin kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkil şirketin alacaklı olduğu yönündeki somut tespite rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar iflas tarihinden sonra düzenlenen faturalar olsa da davalının sözleşmeyle ... sorumlulukları kapsamındaki bedeller davalıya rücu ettirildiğinden borcun doğum tarihinin sözleşme tarihi olarak kabul edilmesi ve buna göre incelemelerin yapılarak müvekkili şirketin tespit edilen alacağının iflas masasına kaydı gerektiğini, bilirkişiler tarafından borcun/alacağın doğum tarihi gözetilerek ve tarihsel ayrımlara gidilerek net tespitlerde bulunulmadığını, davaya konu borcun doğum tarihi müflis şirketin iflas tarihinden önce olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 235. maddesine dayalı olarak iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İİK'nın 235. maddesine göre, kural olarak sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yer ticaret mahkemesine dava açabilirler. Ancak aynı Kanun'un 223. maddesi hükmüne göre alacaklı tebligata elverişli adresini bildirip kararın tebliği için avans yatırmışsa 15 günlük dava açma süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, İflas Müdürlüğü'nün düzenlemiş olduğu 15.06.2023 tarihli sıra cetvelinin, 22.06.2023 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği ve aynı tarihte davacının vekili Avukat ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği dosya kapsamından sabittir. Her ne kadar davacı tarafça kendisine tebligat yapılan Avukat ...'un tebliğ tarihinden önce 02.04.2023 tarihinde işten çıkarıldığı belirtilerek buna ilişkin SGK işten ayrılış bildirimi dosyaya sunulmuş ise de; ...'nin 2022/5 İflas sayılı dosyasından gelen 24.11.2023 tarihli yazıdan Av. ...'un istifasının veya işten ayrılmasının iflas dosyasına sunulmadığı, SGK işten ayrılış bildirgesinde davacı şirketinde içinde bulunduğu grup şirketinde kayıtlı personel olarak işten ayrılış bildirimi verildiği dikkate alındığında davacı tarafça İİK'nın 235. maddesinde düzenlenen 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde kayıt kabul isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken davanın esasa girilerek red kararı verilmiş olması resen bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrası yönünden değiştirilerek ve düzeltilerek onanması 6100 sayılı HMK'nın 370/2-4. maddesi hükmü gereğidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik resen yapılan incelemede sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ve gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4305, K. 2026/387, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4305-e-2026-387-k-9e2fe4ac05e3