Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7642 E. 2026/3233 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7642
- Karar No
- 2026/3233
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/437 Esas, 2025/613 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/181 Esas, 2024/22 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 33 78... parsel, 35 36... parsel ile 34 88... parsel (imar uygulaması sonrası 34 88... parsel) sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazların davalı idare tarafından imar planında belediye hizmet alanı, özel sosyal tesis alanı ve rekreasyon alanı olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmazlara hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu 35 36... parsel sayılı taşınmaza dair imar planı değişikliğinin iptal edilmesi nedeniyle taşınmazın plansız alanda kaldığını, kaldı ki alanı 10.0 00... üzerinde bulunduğundan husumetin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, davalı idareye uzlaşma başvurusunda bulunulmadığını, dava konusu taşınmazlara fiilen el atıldığından söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davanın 35 36... parsel sayılı taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, diğer taşınmazlar yönünden kabulüne ve taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara fiilen el atılmadığından davanın reddi gerektiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olup eksik incelemeye dayandığını, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, davalı idareye uzlaşma başvurusunda bulunulmadığını, dava konusu taşınmazlar için takdir edilen bedelin oldukça yüksek olduğunu, hükmün harç yönünden hatalı tesis edildiğini, reddedilen kısım yönünden davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların onaylı imar planında " özel sosyal tesis alanında ve resmi kurum alanında" kalmasına rağmen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 bağlamında beş (5) yılı aşan uzun süreçte onaylı imar planı gereğince kamulaştırma veya takas cihetine gidilmediği anlaşıldığından sorumlu idarenin davalı ... olduğu, arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin hukuka uygun olduğu, belirlenen metrekare birim fiyatın taşınmazların konum ve özelliklerine göre makul ve adil olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu 33 78... parsel ile 34 88... parsel sayılı taşınmazlara fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazların onaylı imar planında " özel sosyal tesis alanı ve resmi kurum alanı" olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklinde; 13 üncü maddesinde; "(1)Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenleme yapılmış olup söz konusu düzenlemeler uyarınca dava değeri dikkate alınarak reddedilen kısım üzerinden davalı idare lehine 5.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.