Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4386 E. 2026/326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4386
- Karar No
- 2026/326
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1339 Esas, 2024/765 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/628 Esas, 2023/105 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ........... 6 77... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait taşınmazın 2233,83 m² lik kısmının Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/18 Esas, 2019/66 Karar sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle bu kısmın tapusunun iptali ile kıyı kenar çizgisi olarak tescil harici bırakıldığını, ancak yapılan çalışmalar sonucunda dava konusu taşınmazın 3700 m² lik kısımının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı tespit edildiğinden anılan karar hakkında istinaf kanun yoluna başvurduklarını, bu nedenle bu dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, taşınmaza kamu yarına el atıldığını belirterek davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapı da tescil harici bırakılan alanda kalmakta olduğunu, takdir edilen bedel 16.650,00 TL olduğunu, 2021 yılında yapılacak bir kümes dahi en az 100.000,00 TL tutarken 16.650,00 TL ile nasıl bir değer hesaplandığını, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, terkin davalarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davacı sıfatının mahkemelerce kabul edilip tazminat davasında Hazine ve Maliye Bakanlığına husumet yöneltilmesini kabul etmek çelişkili olduğunu, mahkemenin 4721 sayılı Kanun'un 1007 inci maddesinden kaynaklı tazminat türüne ilişkin dava olarak değerlendirmesinin hukuken hatalı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının ve bilirkişi raporlarına karşı sundukları beyanlarının hiçbir biçimde dikkate alınmadığını, idarenin işleminde herhangi bir kamulaştırmasız el atma, tapu kaydının tutulmasından kaynaklı bir zarar veya yanlış tespit bulunmadığını, mülkiyet hakkının varlığı ve bu nitelikteki mülkiyet hakkından yoksun bırakılması halinde hakkaniyete uygun bir tazminatın verilmesi gerektiğini, tapu kaydından kaynaklanan bir mülkiyet hakkı varmış ve bu haktan yoksun bırakıldığını, tazminata hak kazandıkları sonucuna varıldığını, davanın kısmen kabulüne faiz ödenmesine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibari doğru olduğu, bilirkişi heyetinin kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bilirkişilerce emsal olarak kullanılan .......... (...) Mahallesi 397 parsel sayılı emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 243,67 TL olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın 2.233,83 m²lik kısmının Maliye Hazinesi tarafından Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/18 Esas, 2019/66 Karar sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil istemli davada kıyı kenar çizgisinde kaldığından tapu kaydının iptaline karar verildiği, kararın 02.11.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın karar kesinleşmeden 01.04.2019 tarihinde süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.