Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/884 E. 2026/369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/884
- Karar No
- 2026/369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/6 E., 2025/65 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/216 E., 2022/573 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 20.09.2016 tarihinde "............. Pompa İstasyonu T2A Deposu Arası İçmesuyu İletim Hattı Yapım İşi" ile ilgili sözleşme imzalandığını, 23.09.2016 tarihinde iş yeri tesliminin gerçekleştiğini, iş programının da 05.10.2016 tarihinde davalıya sunulduğunu, sözleşmenin 9. maddesinde yüklenicinin taahhüdünü iş yeri teslim tarihinden itibaren 100 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorunda olduğunun belirtildiğini, ancak 23.09.2016 tarihinde iş yeri teslimi yapılmasına rağmen davacının işe başlamasının davalının üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile mümkün olmadığını, Özel İdari Teknik Şartname'nin 2. maddesi gereği davalı tarafça kazı ruhsatı alınmak üzere Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ...........(Altyapı Koordinasyon Merkezi) Müdürlüğüne başvurulması gerekmekteyken 06.03.2017 tarihine kadar bu hususta bir işlem yapılmadığını, 26.10.2016 tarihli yazı ile ............ tarafından kazı izninin verilmemesinden dolayı işe başlanamadığının davalı yana bildirmesine rağmen davalı tarafından ancak 06.03.2017 tarih yazısı ile ................ ruhsatı alımı için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı'na başvurulduğunu, 19.04.2017 tarihinde ............ izninin alındığını, iznin alınmasından hemen sonra 20.04.2017 tarihinde işe başlandığını, davalının sözleşme ile belirlenen sorumluluklarına riayet etmemesinden dolayı başlanmayan iş nedeni ile 26.05.20 17... .10.2017 tarihlerinde fiyat farkı talep edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek, faize ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işe geç başlanmasında idarelerinin bir sorumluluğu olmadığını, Özel İdari Teknik Şartname’nin 2. maddesi gereğince kazı ruhsatı alınması ile ilgili idarenin yazışma sorumluluğunun bulunduğunu, bu yazışmaların takibi ve sonuçlandırılmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesinde fiyat farkı talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini, bu nedenle fiyat farkı talep edilmesinin mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yüklenici firmanın ilk 3 hakedişi itirazı kayıt düşmeden imzaladığını, davacının 4 no.lu hakedişte ve kesin hesap safhasında itirazı bulunduğunu, davacı firmanın ilk üç hakedişe Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39/4-e maddesinde belirttiği şekilde ve zamanda itiraz etmediğini, bu nedenle daha sonradan yaptığı itirazın usulüne uygun bir itiraz olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından işin gecikmesine ilişkin karşı yanı temerrüde düşürecek bir bildirimde bulunulmadığı, kazı yapma izni talebinin ret yazısı üzerinden yeniden talepte bulunulması ve iznin çıkması halinde dahi araya kazı yasağının gireceği, davacının süresinde işe başlayamama nedeniyle sözleşmeyi fesh etme hakkı varken mevcut sözleşme şartlarını kabul ederek revize iş programı doğrultusunda işi yapıp bitirdiği, bu nedenle sözleşmenin 14. maddesi uyarınca fiyat farkı talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; idarenin sorumluluğunda olan kazı izni başvurusunun geciktirilmesi nedeniyle sözleşme konu işin daha geç bitirildiğini ve bu süreçte maliyetlerin arttığını, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 30. maddesinde idarenin sebep olduğu ve yüklenicinin kusurunun olmadığı durumlarda süre uzatımı verileceğinin kararlaştırıldığını, idarenin haklı nedeni olmaksızın sorumlu olduğunu ve işe başlanması için gerekli izin başvurularını geciktirmesinin sonuçlarının davacıya yüklenemeyeceğini, bilirkişi raporunda gerekli inceleme yapılmadığını, kazı izni ile ilgili davacının görevinin yazışma yapmak ve takip işlemi olduğunu, takip işleminden dolayı hiçbir gecikme olmadığını, .........’den izni çıkartmanın sorumluluğunun davacıda olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı alacağı istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.