Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/938 E. 2026/3222 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/938
- Karar No
- 2026/3222
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1783 E., 2025/2164 K. DAVA TARİHİ : 26.09.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/585 E., 2025/230 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 18.08.2006-09.07.2024 tarihleri arasında sicil müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2024 yılında yapılan mahalli idareler seçiminde belediye başkanlığı için bir siyasi partiden aday adayı olduğunu, daha sonra ... Belediyesi Meclis Üyeliğine seçildiğini, bu nedenle Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarla ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünden davacının görevine devam edip edemeyeceğinin sorulduğunu, Bakanlık tarafından verilen cevaba göre davacının siyasi partiye girmiş olması ve siyasi partiden belediye meclis üyesi seçilmiş olmasının müdürün görevden alınması için yönetim kurulunun Bakanlığa teklifte bulunması için haklı neden oluşturduğunu, bu nedenle davacının tazminat hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Birlik tarafından davacının siyasi parti üyesi ve belediye meclis üyesi durumunun daha öncesinde bilindiği, bu görevlerle birlikte davacının davalı Birlikteki görevine devam ettiği, Birlik tarafından iş sözleşmesi feshedilmeden evvel davacının her iki görevi beraber yürütüp yürütemeyeceği konusunda Bakanlıktan görüş sorulması ve Bakanlığın görüş bildirmesi üzerine iş sözleşmesinin feshinin teklif edildiği, iş sözleşmesinin haklı neden ve derhal sonlandırılmasına dair yasada belirtilen şartlardan herhangi birinin olayda gerçekleşmediği, ölçülülük ilkesi nazara alındığında iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak etmeye engel olacak şekilde haklı ve derhal sonlandırılmasını gerektirir bir durumun somut olayda mevcut olmadığı, durumdan haberdar olan davalı tarafça iş sözleşmesinin derhal feshedilmemesi veya fesih teklifinde bulunulmamasının da bu duruma işaret ettiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığından kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, 2. Davacının Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Yönetmeliği uyarınca ve Bakanlık onayıyla görevden alındığını, zira davacının Yönetmeliğe aykırı davranarak siyasi parti oluşumları içerisinde yer aldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedilip feshedilmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.