Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14965 E. 2026/3145 K. – Hakimin Müdahal
Konu: Hakimin Müdahalesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14965
- Karar No
- 2026/3145
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakimin Müdahalesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2273 Esas, 2025/422 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/641 Esas, 2022/1071 Karar
Taraflar arasındaki hakimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle toplanan aidatların nerelere harcandığının, bu harcama bedellerinin fahiş olup olmadığının, yapılan harcamalar ile alınan hizmetin örtüşüp örtüşmediğinin bilirkişi marifeti ile tespitini, dava konusu taşınmazdaki mevcut ısıtma ve soğutma 94 nolu bağımsız bölümün ihtiyacını karşılayamadığının, ekipmanların yetersiz olduğunun tespitini, müvekkil ek makine koyma talebinin teknik açıdan yerinde olup olmadığının tespitini, keyfi uygulama ile müvekkilin sıcak bir evde yaşama hakkının engellendiği, ödemiş olduğu kira ve aidat semerelerinden yönetimin haksız ve keyfi uygulaması ile yararlanamadığının tespitini, müvekkil kullanımındaki 94 nolu bağımsız bölümde belli aralıklarla sıcak su kullanımının mümkün olmadığının, daire içerisine ulaştırılan kullanım suyu sıcaklığının standardın altında olduğunun (teknik olarak yeterli ısı ve güçte olmaması) ve bu haliyle müvekkilin sıcak su kullanım ihtiyacının karşılanamadığının tespitini, müvekkil kullanımındaki 94 nolu bağımsız bölümün soğutma sisteminin diğer bağımsız bölümlerden ayrı ve bağımsız olduğunun, bu bölümdeki ek kasa ilavesinin ana taşınmazı etkilemediğinin ve Yönetim Planına aykırı olmadığının tespitini, 19. kattaki bağımsız bölümlerde soğutma hacminin arttırmaya yönelik herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığının ve bu durumun Yönetim Planına uygun olup olmadığının tespitini, 94 nolu bağımsız bölümdeki ısıtma ve soğutma sistemindeki eksikliğin giderilmesi, ihtiyacın karşılanması için nasıl bir teknik çalışma yapılması gerektiğinin, ısınma/soğutma yetersizliğinin nasıl giderilmesi gerektiğinin tespiti ile davalı yönetimin bu hususta herhangi bir tedbir veya önlem alıp almadığının tespit edilmesini, taşınmaz içerisindeki asansörlerin belli aralıklar ile bozulduğunun tanık ve bilirkişi marifeti ile tespitini, toplanan aidatların akıbetinin mahkeme marifeti ile mevcut yönetimden sorulmasını, yapılan harcamaların gerekli ve makul bütçeli olup olmadığının bilirkişi marifeti ile tespitini, fahiş bir bedel alınmış ise ortaya çıkan zararın tespit ve tazminini, resmi muhasebe defterlerinin, faturaların, SSK primlerinin ve tüm vergi ödemelerinin usule uygun olup olmadığının bilirkişi marifeti ile incelenmesini, işbu dava neticelenene kadar dava konusu taşınmazın yönetimine kayyım atanmasını, aidatların kayyum eli ile toplanmasını ve idaresini, sosyal tesislerin doğru şekilde olması gerektiği gibi işletilmediğinin tespiti ile kat maliklerinden tahsil edilen ortak gider avanslarının, aidatların doğru şekilde kullanılmadığının tespitini, yönetim kurulunun görevini gereği gibi yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu maddi-manevi doğrudan dolaylı tüm zararların tespitini tahsilini, müvekkil tarafından davalı yönetime yapılan tüm ödemelerin tespiti ile fazla alınan aidatların iadesine karar verilmesini, tespit edilen ayıp ve hasarlar ve zararların tespitini ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile müvekkil zararlarının giderilmesi amacıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, yönetimin ... yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve ihtiyaçlar karşılığı hizmetleri sunamaması, ... ... yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle müvekkil dairesini, evini belli günlerde ve zamanlarda kullanamadığını, aksaklık dönemlerini gün içinde işyerinde, kafelerde ve akşamları ise otellerde konaklayarak geçirmek zorunda bırakıldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tazminini, davalı yönetim ile 3. kişiler arasındaki ticari ilişki ve bağının toplanan aidatların nasıl harcandığının bilirkişi marifeti ile incelenerek tespitini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 24.12.2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; müvekkilinin ısınma-soğutma ihtiyacının karşılanmasına, klimanın yeterli hale getirilmesine ilişkin hakimin müdahalesi talepli olarak ıslah ettiklerini, bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde ek cihaz ilavesine izin verilmesini, 94 no’lu bağımsız bölümdeki yetersiz klimanın ihtiyacı karşılayacak düzeye getirilmesi için hakimin müdahalesini, hakimin müdahalesi ile müvekkilin 94 no’lu daireyi kullanmasına izin verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın kat maliki olmadığından işbu davada taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddinin gerektiğini, yönetimin usulüne uygun seçildiğini, kat maliklerinin menfaatlerini en üst seviyede gözeterek görevlerini yerine getirdiğini, davacının yönetim hesaplarının incelenmesinin talep hakkının bulunmadığını, temizlik ve güvenlik firmalarının sektörde hizmet veren ve referansı en yüksek firmalar arasından seçildiğini, dava konusu binanın fiziki şartları ve bazı dairelerin coğrafi konumu nedeni ile yaz ve kış aylarında ısınma ve soğutma bakımından sıkıntılar yaşandığını, ek klima takılması talebinin takılması halinde kat maliklerine zarar vereceği teknik işlerden sorumlu teknik personel ve müteaahhit firma yetkililerinin böyle bir değişikliğin tüm ısınma ve soğutma sistemine zarar verebileceği konusunda görüş bildirdikleri, aidatların fahiş olduğu iddasının da yerinde olmadığı, her dairenin 2 adet kapalı otopark hakkı bulunduğu, giriş katında yer alan 3 adet araçlık otoparkın acil ve kısa süreli otopark için ayrıldığını, 96 bağımsız bölüm yer alan binada asansörlerin kullanımına bağlı olarak zaman zaman arızaya geçebildiğini, onarım ve bakımların asansörlerin zamanında yapıldığını, ortak alanda yer alan havuz ve spor salonlarının da bakım ve onarımının düzenli aralıklarla yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ıslah edilen haliyle kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ... Rezidans ... no'lu daire kiracısı olan davacı tarafından ısınma/soğutma sisteminin yetersiz olduğu ve klima dış ünitesine ek cihaz takılmak istenmesi üzerine çıktığını, dava sırasında bu konuda alınan tüm bilirkişi raporlarında da ısınma/soğutma sorununun çözümü için teknik olarak uygun yöntemin mevcut dış ünitenin kaldırılarak yerine bir büyük kapasitede cihaz konulması olduğunu dolayısıyla huzurdaki dava ile davacının "ek cihaz takılması talebinin" yerinde olmadığının açıkça anlaşıldığını, bu nedenle davacının "ek cihaz talebine izin verilmesine" yönelik davasının reddi gerektiğini, mahkemenin davayı hukuka aykırı şekilde kabul etmekle beraber yapılacak işlemlerin tüm masraflarınının kendileri tarafından karşılanmasına karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının talebinin hakimin müdahalesi ile ek cihaz takılmasına izin verilmesi ile sınırlı iken yerel mahkeme davacının talebini aşarak masrafların da müvekkil yönetime yüklenmesine karar verdiğini, oysaki davacının davanın hiçbir aşamasında bu yönde bir talebi bulunmadığını, bu durumun taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacının dahi masrafları kendi karşılayacağını dava dilekçesinde belirttiğini, davacının davanın başındaki pek çok talebinden tahkikat devam ederken "ıslah dilekçesi" ile vazgeçmiş olmasının "feragat olarak" değerlendirilmesi ve feragate bağlı sonuçların hükümde yer alması gerekirken bu hususun dikkate alınmadığını, Yargıtay içtihatlarında da yerleşik olduğu üzere ıslah ile talep sonucunun daraltılamayacağını, aynı daire için ...'ın kurucusu olduğu ... İşletim ve Ulaştırma Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/693 Esas sayısına kayıtlı dosya ile 10.08.2018 tarihli yeni bir dava ikame edildiğini, ikinci açılan bu davada ...'nın dava konusu dairenin kiracısı olduğunın belirtildiği huzurdaki davada ise davacının sıfatı ve konumu, dava ehliyeti netleştirilmediğini, her iki davanın da taraflarının aslen aynı olması, dava konusu dairenin ve taleplerinin aynı olması nedeniyle derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 18 inci maddesi kapsamında dava konusu edilen taşınmazdan devamlı suretle faydalanan kişilerden olduğu, davacının yararlandığı bağımsız bölümü olduğu gibi kullanmasını engelleyici eylemler nedeniyle hakimin müdahalesini talep etme hakkının bulunduğu, dava konusu taşınmazın yönetim planın 24 üncü maddesinde kat malikinin bağımsız bölümü, dilediği gibi kullanma ve yararlanma hakkını başkasına vermeye, kiralamaya yetkili olduğu, bağımsız bölümün kullanma yetkisinin eklentiler ve bağımsız bölüme tahsisli alanları da kapsadığının düzenlendiği, dairenin mevcut ısıtma/soğutma siteminin yetersiz olduğunun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, alınan bilirkişi raporunun denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kararın infazında tereddüt bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakimin müdahalesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatları dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır.
3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Buna karşın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, tespit edilen işlerin davalı site yönetimi tarafından yaptırılmasına, bu işlemler için yapılacak masrafların davalı site yönetiminden alınmasına, bu işlerin 5 iş günü içerisinde yapılmaması halinde masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle davacı tarafça yapılmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının; (3) numaralı bendinde yer alan "yukarıdaki işlerin davalı site yönetimi tarafından yaptırılmasına, bu işlemler için yapılacak masrafların davalı site yönetiminden alınmasına, bu işlerin 5 iş günü içerisinde yapılmaması halinde masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle davacı tarafça yapılmasına" kısımlarının hükümden çıkartılmak sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.