Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5372 E. 2026/6075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5372
- Karar No
- 2026/6075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/147 E., 2026/96 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/337 E., 2025/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının uzun yıllar ..'da işçi olarak çalıştığını, davacının 23.12.2022 tarihinde yurt dışında çalışmalarının belgelerini davalı Kuruma sunarak borçlanma talep ettiğini, davalı Kurumca borçlanma kabul edilmesine rağmen prim ödeme yapılmasına ilişkin belgenin davacıya tebliğ edilmediğini, gönderilen tebligatın davacının yurt dışında olması nedeniyle Kuruma iade edildiğini, tebligattan haberi olmaması nedeniyle davacının 3 aylık süre içerisinde ödeme yapamadığını, davalı Kuruma ödeme süresinin yeniden başlatılması için 20.10.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, davalı Kurumca başvurunun reddedildiğini belirterek davalı Kurumun 26.10.2023 tarih ve E-48520697 sayılı işleminin iptali ile davacının 23.12.2022 tarihli başvurusunun geçerliliğine ve bu kapsamda yeniden ödeme süresinin başlatılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davacı tarafından 23.12.2022 tarihli yurt dışı borçlanma talebine istinaden davalı Kurumca borçlanma işlemine ilişkin 10.01.20 23... 535 sayılı yazının dilekçesinde belirttiği adrese, iadeli taahhütlü posta ile gönderildiğini, muhatabın yurt dışına taşındığı gerekçesi ile tebligatın iade edildiğini, davacı vekilince 23.06.2023 tarihli dilekçesiyle 23.12.2022 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin yeniden yapılmasını talep edildiğini, bunun davalı Kurum tarafından reddedildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuat kapsamında, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(b) bendi kapsamında ve dava tarihi olan 01.12.2023 tarihinde geçerli azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince, davacı vekiline dava dilekçesini borçlanma talebi olarak kabul edip etmediği ve 01.12.2023 tarihinde geçerli asgari veya azami prime esas günlük kazanç miktarının hangisini tercih ettiği hususlarında beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 22.11.2025 tarihli beyan dilekçesi ile dava dilekçesini borçlanma talebi olarak kabul ettikleri ve 01.12.2023 tarihinde geçerli azami prime esas günlük kazanç miktarını tercih ettiklerinin bildirildiği, bu kapsamda talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanması bulunmadığından, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuat kapsamında, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(b) bendi kapsamında ve dava tarihi olan 01.12.2023 tarihinde geçerli azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine dair karar verildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. " gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1. Davacının talebi açık iken muvafakatleri olmadığı halde ve taleple bağlılık ilkesi göz ardı edilerek Mahkemece davacıya dava tarihi itibariyle borçlanmayı kabul edip etmediği hususunda beyanda bulunulması için süre verilmesi ve davacının da dava tarihi itibariyle borçlanma yapılmasını kabul etmesi neticesinde davacının 01.12.2023 tarihi itibariyle borçlandırılabileceğinin tespitine karar verilmesinin açık bir şekilde usul ve yasalara aykırı olduğunu, 2.Borçlanma başvurusunun açıkça nasıl yapılacağı ilgili yönetmelikte belirtilmişken hiçbir şekil şartını taşımayan dava dilekçesinin borçlanma başvurusu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 3.Müvekkili Kurum, yurt dışı borçlanma işlemlerinde belirlenen usullere uygun surette gerekli ve yeterli işlemi yaptığından Kuruma yükletilecek herhangi bir kusur bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yurt dışı borçlanması talebinin reddine yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut olayda, davacının, davalı Kuruma 23.12.2022 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, süreli olan bu borçlanma işlemini başlattığı halde makul süre içinde takip etmeyip eldeki davayı 01.12.2023 tarihinde açtığı, borçlanma işlemlerini başlatan ancak makul sürede takip etmeyen davacının kusurlu bulunduğu anlaşılmakla, davalı Kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Davalı Kurum vekilinin itirazının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının 3. bendi tamamen silinerek yerine "Yargılama dolayısıyla davacı tarafından yapılan 362,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" yazılması, Hükmün davacı taraf lehine vekalet verilmesine ilişkin (5) nolu bendinin çıkarılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.