Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11186 E. 2026/2924 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11186
Karar No
2026/2924
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/44 Esas, 2025/125 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 00... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen Mahkeme kararı ile tapu kaydının iptali ile ormanı vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğinden uğramış olduğu zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline dair karar 25.09.2001 tarihinde kesinleştiği hâlde, zamanaşımı süresi geçtikten sona dava açıldığını, taşınmazın uzun süreden beri davacı tarafından kullanıldığı gözetilerek hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2019/861 Esas, 2023/287 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli ve 2023/2185 Esas, 2024/1347 Karar sayılı kararı ile istinaf kaldırma kararından sonra dosya kendisine iade edilen İlk Derece Mahkemesince İlçe Tapu Müdürlüğü ile Belediye Başkanlığından gerekli kayıt ve belgeler celbedilerek yeniden yapılan keşif ve alınan kök ve ek bilirkişi kurulu raporları ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olmasına, davacı vekili tarafından kaldırma kararından sonra eksik harcın tamamlanmış bulunmasına, değerlendirme tarihi itibarıyla vasfı arsa olarak olarak belirlenen taşınmazın değerinin resmi veriler ışığında emsal satış yöntemiyle belirlenmesine, keşif harcı olarak ödenen bedel yargılama giderlerine dahil edilerek Hazineden tahsiline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre Mahkemece verilen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yargılama sırasında davacı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin (eski ünvanı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) 20.06.2017 tarihinde noterde düzenlenen temlik sözleşmesi ile iş bu davadaki alacağını tüm ferileriyle birlikte ...’e temlik ettiği anlaşılmış olup 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin; "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.'' hükmü nazara alındığında tapunun orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tescil edildikten sonra tapu kaydının iptali nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi ile açılan davadaki alacağı devir alan temlik alanın iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceği, bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi tapu kaydının orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğinden bahisle taşınmaza ilişkin önceki tapu malikinin taşınmaz hakkında mülkiyet hakkı ihlal edildiği gerekçesiyle açılan tazminat istemli davadaki alacağı temlik almasından dolayı uğradığı zararı 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Devletten isteyen davacının uğradığı zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; haksız çıkan davacıya harç ve yargılama giderinin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Hazine idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11186, K. 2026/2924, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11186-e-2026-2924-k-28367be80b12