Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9104 E. 2026/2877 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9104
Karar No
2026/2877
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/970 Esas, 2025/755 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/361 Esas, 2024/195 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ..., ..., ..., ... yönünden davalı Hazine aleyhine hüküm altına alınan bedelin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacılar yönünden davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraf vekillerinin ..., ..., ..., ... dışındaki davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 8 75... parsel (eski ... Mahallesi 1192 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ile husumetten ve esas bakımından reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik ve yetersiz olup belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 8 75... parsel (eski 1192 parsel) sayılı taşınmazın davacıların murisi adına kayıtlı olduğu, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalması nedeniyle orman idaresi tarafından tapusunun iptali istemiyle açılan dava sonucunda Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/144 Esas, 2023/347 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, hükmün 11.10.2023 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın da 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla dava konusu taşınmazın orman olmasına rağmen 1970 yılında yapılıp kesinleşen kadastro çalışmasında tarla vasfıyla özel mülke konu edilerek tapu siciline kaydedildiği, sonrasında taşınmazın orman kadastrosuna göre orman alanına alınması ve tapusunun iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının kullanılamaz olduğu ve somut olayda tapu sicilini tutmakla görevli devletin tazminat sorumluluğunun doğduğu anlaşılmış ve davalı Hazine vekilinin husumet ve zamanaşımına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek Mahkemece, meskun sahada yer alıp belediye ve alt yapı hizmetlerinden faydalandığı anlaşılan taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesi ile bedelin emsal taşınmazlara göre tespit edilmesi ve yapılan karşılaştırma tablosu sonucu taşınmazın 26.10.2023 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının tespiti isabetli bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek karın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek karın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Taraf Vekillerinin Davacılar ..., ..., ..., ...’a İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Taraf Vekillerinin ..., ..., ..., ... Dışında Kalan Davacılara İlişkin Temyizleri Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9104, K. 2026/2877, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9104-e-2026-2877-k-01fca3cfe30b