Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6634 E. 2026/2851 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6634
- Karar No
- 2026/2851
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2704 Esas, 2025/694 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/537 Esas, 2023/469 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil talebi yönünden istinaf başvurusunun miktardan reddine, tazminat talebi yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından tazminat ve ecrimisil talepleri yönünden temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Mahkemece davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 05... parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parsele müvekkil idarenin herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek şartıyla olayda idarelerinin herhangi bir sorumluluğu var ise bunun hizmet kusuru olduğunu, hizmetin işlememesinden, geç işlemesinden ya da kötü işlemesinden kaynaklanan bir kusur hizmet kusuru olup, hizmet kusurunun varlığı kabul ediliyorsa, davanın mutlaka idari yargıda açılması gerektiğini, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştayın bir çok kararında taşınmazın derenin yatak değiştirmesi veya ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bent nedeniyle arazinin sular altında kalması hallerinde açılan davanın idari yargı yerinde görülmesine dair istikrar kazanmış kararlarının olduğunu, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, idareden sadece mevcut zararın tazmini veya eski hale getirme ve var ise ecrimisilin talep edilebileceğini, müvekkili idarenin dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kamulaştırma plan ve projesinin olmadığını, Hazinenin mezkur davada husumet sıfatının bulunduğunun kabulünün gerektiğini, yerel mahkemece, Harita Genel Komutanlığına müzekkere yazılarak dava konusu parselin tescil aşamasında dere yatağı geçip geçmediğini araştırmadığını, dere yatağında bulunması nedeniyle tapulama harici tutulması gereken parselde tamamen doğal sebeplerle aşınma ve kıyı oyulmaları sonucu oluşan toprak kayıplarından dolayı idarelerinin sorumlu tutulmak suretiyle burada kamulaştırma yapılması talebinin haksız ve kazan sağlamaya yönelik olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin yüksek hesaplandığını, objektif değere atfedilen unsurlara kapitalizasyon faiz oranı hesabında da yer verildiğinden tekrar objektif değer artışı hesaplanmasının mükerrer uygulamaya sebebiyet vereceğini, dava konusu taşınmazın çayır vasfında olduğunu, ÇKS kayıtlarının dosya arasına alınması gerektiğini, ıslah yoluyla artırılan miktarlar için dava tarihinden değil, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek, taşınmazın metrekare birim fiyatının dava/değerlendirme tarihi olan 2022 yılına göre 74,14 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında, dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminin incelenmesinden anlaşılan niteliği, geometrik durumu, özelliği dikkate alınarak, dava konusu taşınmaz için % 55 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, bilirkişi raporu, keşif gözlemi ve keşif sırasında çekilen fotoğraflara göre sürekli olarak dere yatağı haline gelen kısımların bedeline hükmedilerek kamulaştırılmasına ve tapudan terkinine karar verilmesinde, kanal ve kanal yolu olan kısımların bedeline hükmedilmesinde ve davalı adına tesciline karar verilmesinde, hükmedilen tazminattan davalı tarafın sorumlu tutulmasında, hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde, istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine ilişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA Davalı idareden harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.