Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10569 E. 2026/9588 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10569
Karar No
2026/9588
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3920 Esas, 2025/1375 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 7 03... parselde kayıtlı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olduklarını, 6 ncı kat 8 nolu bağımsız bölüm maliki olan davalının teras katı tam kata çevirdiğini, üzerine çatı dubleksi inşa ettiğini, son kattaki asansör kapısını bloke ederek kendine tahsis ettiğini, üst kat sahanlığını kapı ile kapatarak kendi hakimiyeti altına aldığını, binanın tasdikli projesi incelendiğinde üst katın çatı katı olup tamamı ... + zemin + 6 kat olduğunu, ancak davalı tarafından 6 ncı katın (8 no.lu bağımsız bölümün) üzerindeki teras ve yarım katın tam kata tamamlandığını, tadilat projesi gereken hallerde tüm bağımsız bölüm maliklerinin izninin şart olduğunu, davalıya böyle bir izin verilmediğini, bu nedenle davalının çatı katı tam kata çevirmesi ile üstüne kat ilavesinin projeye aykırı olup, var ise tapu kayıtlarının iptali ile sonradan yapılan 6 ncı kattaki çatıya vaki ilave ile üstüne çıkılan katın yıkılarak eski hale getirilmesine, 6 ncı katta merdiven sahanlığına yapılan müdahalenin, koyulan kapının var ise sair engelin kaldırılarak, eski hale getirilmesine, asansör kapısına ulaşımı engelleyen müdahalenin ortadan kaldırılarak menine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu 8 nolu bağımsız bölümün tapu kaydında, kat 6 + çatı ifadesinin açıkça yazılı olduğunu, dolayısıyla davaya konu taşınmazda çatı katının ortak alana dâhil edilmediğini, tam tersine 8 nolu bağımsız bölüme özgülendiğini, davacıların, sanki çatı katı ortak kullanım alanıymış da müvekkilinin sonradan bir işgali mevcutmuş gibi beyanda bulunarak mahkemeyi de yanıltmaya çalıştığını, müvekkilinin ana yapıya zarar vermeyecek nitelikte değişiklikler yapabileceğini, diğer kat maliklerinin rızasının aranmayacağını, çatı katının mevcut halini 1991 tarihli röleve projesi ile aldığını ve bu projenin tasdik edildiğini, müvekkili tarafından davaya konu edilen tadilatların tadilat projesi, mevcut imar durumu ve imar yönetmeliklerine uygun olarak yaptırıldığını, müvekkilinin apartmanın ortak alanlarına hiçbir müdahalesi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazda mevcut inşaatın onaylanmış tadilat projesine uygun olduğunun Belediye tarafından verilen yapı kullanım izin belgesi ile de sabit olduğu ve tadilat projesine aykırı bir durum tespit edilmediği, davacı tarafın iddialarının aksine 6 ncı katta merdiven sahanlığına yapılan bir müdahalenin bulunmadığı, asansör kapısının ulaşımını engeller bir duruma da rastlanılmadığı, çatıya çıkışın da engellenmediği anlaşıldığından davacıların davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu binanın ilk yapım projesinde 6 katlı olup, altıncı kat 8 nolu bağımsız bölümün çatı katı daire olduğunu, bu projenin asıl proje olduğunu ve uyulması gereken proje olduğunu, davalının yaptığı ilaveleri 10.12.1991 tarihli ikinci bir projeye bağladığını, bu proje ile ilgili belgeler incelendiğinde ileri sürülen hususun bu projenin yönetim planı hükümlerine göre hazırlandığı noktasında toplandığını, ikinci projeye yönetim planı ile kat maliklerinin izin vermiş olması savına dayanıldığını, dosyaya sundukları ancak mahkemece dikkate alınmayan Yargıtay kararlarına göre bir binadaki tüm bağımsız bölüm maliklerinin eksiksiz olarak buna dair karar vermesinin şart olduğunu, yönetim planında buna dair bir izin verilmiş olmasının geçerli bir izin olmadığını, binadaki tüm bağımsız bölüm maliklerinin bir toplantıda tam iştiraki ile izin verilmemiş olması halinde yapılacak proje ve bu proje her ne sebeple tasdik edilmiş olursa olsun idari yönden bir iptal kararı alınmasına gerek olmadığını, davaya bakacak adliye mahkemesinin bu projeyi yok sayabileceğini, bu gerekçenin temelinde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 44 üncü maddesinin mevcut olduğunu, ilave yapıya kat malikleri kurulunda oybirliği ile karar verilmesinin şart olduğunu, dosyada böyle bir kurul kararının olmadığını, yönetim planına konulan ve kat maliklerinden birine hak tanıyan hükmün 634 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca geçerli olmadığını, tüm kat maliklerinin rızası alınmadan düzenlenen değişiklik projesinin belediye tarafından onaylanmış olmasının 634 sayılı Kanun açısından da geçerli sayılmasını gerektirmeyeceğini, böyle bir projeye dayalı olarak yapılan değişikliğin eski hale getirilmesi için projenin iptalinin dava edilmesinin de gerekmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında her ne kadar ... Belediye Başkanlığından tadilat projesi onayı ve yapı kullanma izni alınmış olsa da ... Tapu Müdürlüğünce tadilat projesinin tescil işlemi yapılmadığını, yapılan son imalatların tapuda tescili yapılmadığını ve tescil için gerek duyulan ana taşınmazdaki diğer kat maliklerinin muvafakatinin alınmamış olduğunun belirtildiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydında çatı katı değil 6. + ÇATI olarak belirtildiği, ayrıca yönetim planına ek madde olarak eklendiği ve el yazısı ile yazılmış olan "8 nolu bağımsız çatı katı yasal izinle normal hale gelmesine tüm malikler şimdiden muvaffakat ederler" maddesi gereğince tüm malikler tarafından çatı katının normal hale gelmesine muvafakat edilmiş olduğu, yönetim planının bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olup bu muvafakatin malikler ile külli ve cüzi haleflerini de bağlayacağı, ayrıca tüm maliklerce hazılanmış ve imzalanarak ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1989/2062 Esas sayılı dosyasına sunulmuş olan Sulh Anlaşması'nın 5 nci maddesinde yazılı " İntifa hakkı sahibi ... ...'e ait bulunan 6 ncı kat 7 nolu daire halen çatı katı durumunda olması itibarıyla ... ... tarafından gerekli yasal izin ve ruhsatların alınması şartıyla normal daire şeklinde dönüşmesine ve bu iş için diğer hissedarlardan gerek ... ... ve gerekse ... ... ile ... ...'in kuru mülkiyet hakkı sahipleri olan çocukları ... ile ... hiçbir bedel ve ivaz istemeksizin dönüşümüne şimdiden muvaffakat ve izin verdiklerini beyan ve taahhüt ederler" beyan ve taahhütleri nedeniyle tekrar muvafakat alınmasına mahal olmadığı, ancak bu muvafakatin gerek yönetim planı gerekse sulh anlaşmasında yazılı olan şartının yasal izin ve ruhsat olması durumuna bağlanmış olması nedeniyle, onaylanmış tadilat projesine uygun olduğu ölçüde yapının korunacağı, projeye aykırılık durumunda diğer maliklerin muvafakatinin alınması gerekeceği kanaatine varıldığı, 6 ncı katta merdiven sahanlığına konulan kapının, asansör kapısının ulaşımı engelleyen herhangi bir müdahaleye rastlanmadığının bildirilmesi sonucu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu taşınmazda mevcut inşaatın onaylanmış tadilat projesine uygun olduğu, yönetim planına eklenen madde uyarınca 634 sayılı Kanun'da aranan iznin de bulunduğu, yönetim planının tüm kat maliklerini bağlayan sözleşme niteliğinde olması hususu da dikkate alındığında tadilat projesine aykırı bir durum tespit edilmediği ve yine davacılar tarafın iddialarının aksine 6 ncı katta merdiven sahanlığına yapılan bir müdahalenin bulunmadığı, asansör kapısının ulaşımını engeller bir duruma da rastlanılmadığı, çatıya çıkışın da engellenmediğinin tespiti sonucu mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar da bir hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi ve kat malikleri kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 634 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir taşınmazda kat irtifakının tesisi sırasında tapu müdürlüğüne, diğer belgelerin yanı sıra aynı Kanun'un 12 nci maddesinin a bendinde belirtilen tüm maliklerin imzasını içeren ve doğruluğu belediyece onaylanmış ana yapıya ait mimari proje sunulur. Mimari proje, ana taşınmazın (yapı veya yapıların) dış cepheleri ve iç bölmelerini, bağımsız bölüm, eklenti ve ortak yerlerin ölçülerini, bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa paylarını, her bağımsız bölümün nevini, sıra numarasını ve yapı inşaat alanını açıkça gösteren inşaat planıdır. Bu projenin imar mevzuatına göre yetkili olan bir mimar ya da mühendis tarafından düzenlenerek yetkili kurum ve kuruluşlarca (belediye) onaylanmış olması şarttır. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında kabul edildiği üzere aslolan belediye tarafından onaylanan projedir. Eğer tapu müdürlüğüne sunulan proje ile belediyede bulunan projeler arasında bir çelişki olursa belediyede bulunan onaylı proje esas alınmalıdır.

3. Dosya kapsamında yapılan incelemede; dava konusu taşınmazda, 1991 tarihli ve 91/4206 sayılı rölöve projesinin ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 2981 sayılı İmar Affı Kanunu kapsamında onaylanmasını müteakip 22.02.1993 tarihinde kat mülkiyeti tesis edildiği, 8 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından 27.10.2009 tarihinde satış suretiyle edinildiği ve sonrasında dava konusu tadilatlara esas ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 16.04.2010 tarihli ve 2010/2320R sayılı tadilat projesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

4. Mahkemece, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1989/2062 Esas sayılı dosyasına sunulmuş olan sulh anlaşmasının 5 nci maddesi ve dava konusu taşınmazın yönetim planının ek maddesi gereğince tüm malikler tarafından çatı katının normal hale gelmesine muvafakat edilmiş olduğu, davaya konu taşınmazda mevcut inşaatın onaylanmış tadilat projesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de bahsi geçen sulh anlaşması ve yönetim planın ek maddesinin çatının tam kat haline gelmesine ilişkin olduğu, mevcut durumda davalının 2010 tarihli tadilat projesine göre dava konusu çatı katına asma kat gibi bir takım ilaveler yaptığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise açıkça davalı tarafından yapılan imalatların tapuda tescilinin yapılmadığı, tescil için aranan diğer kat maliklerinin muvafakatinin alınmadığı ve tescili yapılmamış olan bu imalatların da 1991 tarihli projeye aykırı bir durum oluşturduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

5. Tüm kat maliklerinin rızasının alınmadan düzenlenen değişiklik projesinin belediye tarafından onaylanmış olması, söz konusu projeyi geçerli hale getirmeyecek olup, mahkemece Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazdaki kat irtifakının/kat mülkiyetinin kuruluşuna esas alınan mimari proje (onay tarihi ve sayısı açıkça belirtilerek) ve varsa bu projeden sonra yapılan onaylı tadilat projeleri de dahil olmak üzere belediye işlem dosyası getirtildikten, bu kapsamda dosyadaki projeler incelenerek hali hazırda dava konusu taşınmaz için geçerli olan yürürlükteki projesi tespiti ile birlikte uzman bilirkişi kurulu eşliğinde yeniden keşif yapılarak, yürürlükte olan geçerli projesine aykırı bir durum olup olmadığı Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10569, K. 2026/9588, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10569-e-2026-9588-k-f371d812d0dd