Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/8178 E. 2026/7095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8178
Karar No
2026/7095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3779 Esas, 2024/3067 Karar SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, düzeltilerek onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükümlerinin katılanlar Hazine ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurularının reddine dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b maddesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek katılan vekilinin bu karara yönelik temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği ve kararın merciince de itirazen incelendiği gözetilerek dava dosyasının bu yönüyle incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir.

Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan cezaların miktarlarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Sanıkların mahkumiyetlerine dair Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2018/265 Esas, 2019/440 sayılı Kararın sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/646 Esas, 2022/881 sayılı Karar ile dosyanın toplanacak delillerle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek bilirkişi heyetine tevdi edilerek gerekçeli bir rapor alınıp sanıklara isnat olunan eylemlerden hangilerinin zimmet suçunu oluşturduğu veya oluşturmadığı karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1. maddesinin uygulanmasıyla ilgili olarak 15/04/2020 gün ve 13100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliğin dikkate alınmadan karar verilmesi gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 26.09.2024 tarihli ve 2022/148 Esas, 2024/360 sayılı Karar ile sanıkların zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247/1, 247/2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına ve 58. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/3779 Esas, 2024/3067 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafinin Temyiz İstemi Zimmet suçundan verilen hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçeli kararda hangi delile üstünlük tanınarak ceza tayin yoluna gidildiğinin, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına dayanak gösterilen farklı tarihteki suçların hangileri olduğunun, yasal ve takdiri indirimler ile seçenek yaptırımların neden uygulanmadığının, ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının somut gerekçelerinin ne olduğunun tartışılmadığına, nitelikli zimmet, zincirleme suç hükümleri ve tekerrür hükümleri uygulanmasına ilişkin şartların oluşmadığına, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamındaki eksiklikler giderilmeden, eksik delil araştırması ve incelemesi ile yetersiz, hukuka aykırı ve dosya muhteviyatındaki delillerle çelişen yetersiz gerekçelendirmeye dayalı hüküm kurulduğuna ve sair hususlara ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların zimmet suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesine rağmen kendisini vekil ile temsil eden kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 23.03.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 26.09.2024 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 25.12.2024 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümleri ile ilgili olarak verilen istinaf başvurusunun reddi kararına yönelik temyiz istemi bakımından dosyanın Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 21.11.2019 tarihli hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/8178, K. 2026/7095, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-8178-e-2026-7095-k-fe21e7613aa0