Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/1013 E. 2026/7093 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1013
- Karar No
- 2026/7093
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1824 Esas, 2025/1408 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında tefecilik suçundan verilen 21.04.20 21... .04.2024 tarihli beraat hükümlerinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince bozularak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda 14.03.2025 tarihli mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup ilk derece mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükümlerin ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanıkların tefecilik suçundan beraatine dair Viranşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ve 2020/70 Esas, 2021/165 sayılı Kararların katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve 2021/1628 Esas, 2023/38 sayılı Kararı ile eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm verildiği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca hükümlerin bozulması sonrasında İlk Derece Mahkemesince 26.04.2024 tarihli ve 2023/199 Esas, 2024/141 sayılı Karar ile sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verildiği, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 15.10.2024 tarihli ve 2024/2826 Esas, 2024/2572 sayılı Karar ile sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 14.03.2025 tarihli ve 2024/315 Esas, 2025/102 sayılı Karar ile sanıkların tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile 26.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 29.04.2025 tarihli ve 2025/1824 Esas, 2025/1408 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi Sanıklar ile mağdurlar arasındaki ilişkinin ticari borç ilişkisi olduğuna, sanıkların faiz karşılığı borç vermediklerine, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 10.01.20 23... .10.2024 tarihli bozma kararları, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 26.04.20 24... .03.2025 tarihli hükümler ve 14.03.2025 tarihli hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 29.04.2025 tarihli kararlar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 21.04.2021 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.