Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8105 E. 2026/5805 K. – Organ Veya Doku

Konu: Organ Veya Doku Ticareti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8105
Karar No
2026/5805
Karar Tarihi
Konu
Organ Veya Doku Ticareti

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1654 E., 2025/1096 K. SUÇ : Organ veya doku ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında organ veya doku ticareti suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 91/3. maddesi delaletiyle 91/1, 35, 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf istemlerine dayalı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında organ veya doku ticareti suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 91/3. maddesi delaletiyle 91/1, 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. GEREKÇE VE KARAR İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan 16.03.2021 tarihli ilk mahkûmiyet kararına yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemlerine dayalı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "inceleme dışı sanık İsmail Avcılar'ın para karşılığı böbreğini sanık ...'a sattığı, .. .. İnternational .. Hastanesi'ne organ nakli için başvuran sanık .. ..'ın, böbrek alıcısı sanık ...'ın akrabası olan ..'ın bilgilerini içeren sahte kimliği naklin gerçekleşebilmesi amacıyla kullandığı, sanıklar ... ve ...'ın ise organ nakline aracılık ettikleri, sanıkların eylemleri arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren organ ticareti yapmak veya aracılık etmek suçundan yargılanıp, TCK'nın 91/3.maddesi delaletiyle TCK'nın 91/1.maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilen sanık ...'nın bizzat duruşmada hazır edilerek veya SEGBİS yöntemiyle savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken sanığın yokluğunda duruşma yapılarak hakkında çıkarılan yakalama emrinin infazı üzerine talimat mahkemesince alınan sorgu ve savunması ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 193/1, 196/2, 289/1-e maddelerine aykırı davranılması ve organ veya doku ticareti yapılmasının suç olarak tanımlandığı TCK'nın 91/3. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup, suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması, hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla sanık ...'a tayin edilen cezadan TCK'nın 35. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi" nedenlerine dayalı olarak bozma kararı verildiği,

Ancak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, dolayısıyla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan bozma kararına yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesinin bozma ilâmı üzerine yeniden hüküm kurmasının yasal dayanağı bulunmadığından gerek anılan bozma kararının gerek İlk Derece Mahkemesince ikinci kez verilen kararın hukukî değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde bozma kararı verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/8105, K. 2026/5805, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-8105-e-2026-5805-k-35b016d2f257