Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/7973 E. 2026/6871 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7973
- Karar No
- 2026/6871
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/3150 Esas, 2024/3117 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2024 tarihli ve 2023/270 Esas, 2024/245 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2-3. maddeleri uyarınca 75 gün karşılığı 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
B İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 19.11.2024 tarihli ve 2024/3150 Esas, 2024/3117 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Savunma hakkının kısıtlandığına, bilirkişi incelemesi talebinin reddedildiğine, hüküm ve gerekçe fıkrasının çeliştiğine, katılan ile vekalet ilişkisinin sona erdiğine, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, dosyaya ait evrakları teslim ettiğine, katılandan ibra belgesi aldığına, hükmün bu nedenler ile resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme gereğince hükmün konusunun iddianemede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olacağı, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak son soruşturmanın açılması kararında gösterilmesi gerektiği cihetle; dava açan belge olan son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda sanık hakkında son soruşturma açılması talebinin kabulüne karar verilirken gerekçede iddia olarak anlatılan "boşanma davası kapsamında şikayetçinin vekilliğini üstlenerek 2.000,00 TL aldığı, şikayetçi tarafından azledilmesine rağmen parayı iade etmediği" şeklindeki fiilin iddianame ile soruşturma ve kovuşturma izinlerinde yer verilen "...azledildiği tarihe kadar gereğince temessül etmeyip şikayetçiyi oyaladığı" fiilinden farklı olduğu gözetilmeden ayrıca yargılama konusu olaya ilişkin yüklenen suçu oluşturan fiiller mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadan, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılması için yeterli delil bulunduğu ve delillerin takdirinin mahkemesine ait olduğu belirtilerek ve 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinin sevk maddesi olarak gösterildiği, bu suretle İlk Derece Mahkemesi tarafından sübutu kabul edilen "... sanığın 2018 yılı Mayıs ayından 28... tarihine kadar davayı açmakta ihmal gösterdiği..." şeklindeki eyleme ilişkin usulüne uygun şekilde açılmış kamu davası bulunmadığı nazara alınmadan istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.