Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/10896 E. 2026/6866 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10896
- Karar No
- 2026/6866
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI:2024/95 Esas, 2024/679 Karar SUÇ :Görevi kötüye kullanma HÜKÜM:İlk Derece Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Temyiz isteminin reddi, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren 15 (onbeş) gün olduğu halde kararın tebliğinden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla katılanın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiş ve tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli ve 2022/461 Esas, 2023/335 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 51/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur. B. İstinaf Katılan, katılanın vasisi ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2024/95 Esas, 2024/679 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 150 gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın o dönemde ağır ilaçlar kullandığına dair savunmalarının dikkate alınmadığına, eylemini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmediğine, atılı suçun manevi unsurunun oluşmadığına, sanığın icrai bir davranışının bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve hükmün bozulması istemine ilişkindir. Katılanın Temyiz İstemi Sanığın avukatlık kıdemi nazara alındığında istinaf süresini bilememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kasıtlı olarak hareket ederek istinaf sürecini kaçırdığına, sanığın üst hadden cezalandırılması, hakkında takdiri indirim uygulanmaması ve aynı suçtan başka yargılamalarının olup olmadığının araştırılması gerektiğine, hükmün bozulması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenerek dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı bulunduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda sanık hakkında katılan ...'ın yargılandığı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/216 Esas sayılı dava dosyasında katılanın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair yüze karşı verilen 08.09.2020 tarihli ve 2020/192 sayılı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmesine sebebiyet verdiği isnadı ile kamu davası açıldığı, sanığın katılana "yasa yolunu kullanmadığı halde kullandığı ve istinaf ettiği yolunda bilgi verdiği" şeklinde bir anlatıma yer verilmediği halde bu yöndeki kabulle iddianın dışına çıkılarak "davasız yargılama olmaz" ilkesine aykırı olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257/2 ve 53/1. maddelerinin uygulanması talep edildiği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılanın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi gereği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.