Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/6555 E. 2026/6869 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6555
Karar No
2026/6869
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/117 Esas, 2022/67 Karar SUÇLAR: Zimmet, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... ile ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet ve görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/1. maddesinde belirtilen temyiz edilebilir hüküm niteliği taşımadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin bu kararlara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının beraat hükümlerine, katılan vekilinin beraat ve mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 05.04.2022 tarihli celsede kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilen Ticaret Bakanlığının gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

1)Sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanık ... Coşkkungönül'ün hükümden sonra 27.12.2023 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile diğer sanıkların üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.12.2013 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında bu sürelerin gerçekleştiği gözetilerek, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 2)Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Suç tarihinde ... yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüten sanığın, kooperatiften gezi amacıyla minibüs kiralayan şahıslardan tahsil ettiği bedelleri zimmetine geçirdiği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanığın suçlamayı kabul etmemesi ve ölen sanık ...'ün mahkemece alınan 10.02.2022 tarihli savunmasında ''... isimli şahsın kiraladığı aracın parasını kendisinin tahsil ettiğini, ...'ın kiraladığı aracın parasını ...'ın tahsil ederek kendisine verdiğini, bu paraları da kooperatifin banka hesabına yatırdığını ve ...'ın kiraladığı aracın parasını ise ...'ın aldığını ancak parayı kendisine verip vermediğini hatırlamadığını'' beyan etmiş olması karşısında, sanık ...'ın ... ve ...'dan tahsil edilen araç kiralama bedellerinden sorumlu tutulamayacağı, ...'ın kiraladığı araç için tahsil ettiği parayı zimmetine geçirdiği iddiasıyla ilgili olarak ise alınan bilirkişi raporuna ve dosya içeriğine göre gelir ve giderlerin kayıtsız bırakılmasının zimmet suçunun işlendiğini kabule yeterli olmadığı, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para ya da malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirdiğinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği dikkate alınarak, kooperatife ait temin edilebilen ve mevcut defter, kayıt, belgeler ile tüm dökümanların dava dosyasıyla birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek bilirkişi heyetine tevdii edilerek, suç tarihinde kooperatifin tüm gelir ve giderleri belirlenip kasa ve banka mevcutlarının karşılaştırılması, ...'dan tahsil edilen paranın kayıtlara kim tarafından intikal ettirildiğine dair bir açıklık olup olmadığı, buna göre sanığın uhdesinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre sanığa isnat olunan eylemin zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılıp hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği, suçun sübut bulması halinde değişik zamanlarda birden fazla işlendiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında eyleminin tek zimmet suçunu oluşturacağı, sübut bulmaması halinde ise atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/6555, K. 2026/6869, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2023-6555-e-2026-6869-k-29dfa607b467