Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/11081 E. 2026/6862 K. – İhmali Davranışl
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/11081
- Karar No
- 2026/6862
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1192 Esas, 2024/1037 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2024 tarihli ve 2023/222 Esas, 2024/74 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 50/1-a maddeleri gereği 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 19.04.2024 tarihli ve 2024/1192 Esas, 2024/1037 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi 2015 yılından beri tedavi gördüğüne, 2019 yılında hastalığının ağırlaşması nedeniyle karaciğer nakline karar verildiğine, 21.08.2020 tarihinde nakil olduğuna, 20.06.2022 tarihinde böbrek nakli olduğuna, sağlık sorunları nedeniyle temyiz talebinde bulunamadığına, eski hale getirme talebinde bulunduğuna, katılanın da başvuruda bulunması üzerine yargılandığı dosyanın temyizen incelendiğine, temyiz edilmeksizin kesinleşmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tarihinde İzmir Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, müdafi olarak görevlendirildiği katılanın yargılandığı İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/159 Esasına kayden görülen ceza davasında verilen 01.10.2019 mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 21.12.2019 tarihli, 2019/2385 Esas, 2019/1629 sayılı Kararını 07.01.2020 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen süresinde temyiz isteminde bulunmayarak katılanın temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 10.02.2022 tarihli ek Kararın verilmesi neticesinde mağduriyetine neden olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın, uzun süredir polikistik karaciğer ve böbrek hastası olarak tedavi gördüğünü, 2019 yılında hastalığının ilerlemesi nedeniyle yatılı olarak da tedavi gördüğünü ve karaciğer nakline karar verildiğini, 21.08.2020 tarihinde karaciğer nakli olduğunu, nakil sonrası tedavi sürecinin devam ettiğini, 20.06.2022 tarihinde de böbrek nakli olduğunu savunduğu, dosya arasında bulunan tedavi evraklarının da bu hususu doğruladığı, katılanın 10.02.2022 tarihli ek Karara yönelik temyiz başvurusunun Yargıtay 9. Ceza Dairesince incelendiği, 03.05.2023 tarihli ve 2023/477 Esas, 2023/2720 sayılı Karar ile temyiz dilekçelerinin temyiz sebebi içermemesi, 12.10.2022 tarihli tevdi kararından sonra da gerekçeli temyiz dilekçesi sunmaması nedeniyle reddedildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suç kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine dair hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.