Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/9978 E. 2026/6846 K. – Tefecilik

Konu: Tefecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/9978
Karar No
2026/6846
Karar Tarihi
Konu
Tefecilik

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI:2022/3767 Esas, 2024/513 Karar SUÇ :Tefecilik HÜKÜM:İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2021/318 Esas, 2022/794 sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 15.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir. B. İstinaf Sanıkların istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 13.02.2024 tarihli ve 2022/3767 Esas, 2024/513 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların mevcut delil durumu gereği mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak beraatlerine karar verilmesi sebebiyle hükmün bozulması istemine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.2015 tarihli ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya ticari ilişki bulunmayan kişiler arasında yüksek meblağlarda karşılıksız para verilmesinin olağan bir borç ilişkisiyle izah edilemeyecek olması dikkate alındığında, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre sanık ...'ın sanık ...'ın talebi üzerine 10.000 TL'yi ...'a verdiğini beyan etmesi, ... ile mağdur arasındaki WhatsApp görüşme içeriklerinde mağdurun ...'a kendisine verilen paraya Kamuran ile birlikte vade koyduklarına ilişkin yazışmaların bulunması, bu görüşme içeriklerine ... tarafından da itiraz edilmemesi, mağdurun 32.500 TL'lik bir senedi doldurarak sanıklara vermesi, Kamuran'ın da bahse konu senedi kendisinin doldurduğunu tevil yollu ikrar etmesinin faiz ilişkisini açıkça ortaya koyması ve bu durumun kazanç elde etme amacına delil teşkil etmesi karşısında, tefecilik suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilerek sanıkların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ile yanılgılı değerlendirme sonucu İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların yüklenen suçtan beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozma kararının içeriği doğrultusunda 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi gereği yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/9978, K. 2026/6846, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-9978-e-2026-6846-k-2499d8b5b854