Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10666 E. 2026/6844 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10666
Karar No
2026/6844
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/78 Esas, 2025/454 Karar SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette sanığa yüklenen suçlardan zarar görmüş olan ve vekillerinin 15.11.2017 tarihli dilekçeyle bulunduğu katılma talebi karara bağlanmayan şikayetçiler ... ve ...'in kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından temyiz edilmesi karşısında, aynı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davalarına katılan olarak kabullerine karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 253/6. maddesine paralel bir şekilde; "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında, "Zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi aksi halde yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, İlk Derece Mahkemesince verilen, sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karara karşı sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin beraat hükmünün gerekçesine yönelik temyizde hukuki yararının bulunmasına nazaran, temyiz edenlerden sanık müdafiinin zimmet suçundan verilen hükmü, katılanlar vekilinin her iki suçtan verilen hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli ve 2015/229 Esas, 2024/593 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatine, hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesine hükmedilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve 2025/78 Esas, 2025/454 sayılı Kararı ile katılan vekili ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, eksik araştırmayla verilen düşme kararının kaldırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. Sanığın Temyiz İstemi İstinaf Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, isnat edilen suçun hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığına, bu sebeple bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi İsnat edilen suçun hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığına, eylemin ikiye bölünerek iki ayrı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, bu sebeple bozulması gerektiğine, müvekkili hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmediğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnat konusunun sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan ... ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, avukat olan sanığın tahsil ettiği meblağı katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu şeklindeki isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, isnadın zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekili ile sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR 1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle müdafiinin İlk Derece Mahkemesince verilen, sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümlerde katılanlar vekili ile sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/10666, K. 2026/6844, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-10666-e-2026-6844-k-fc8d305bdaff