Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/8673 E. 2026/7010 K.

Konu: Zincirleme Nitelikli Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8673
Karar No
2026/7010
Karar Tarihi
Konu
Zincirleme Nitelikli Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/31 Esas, 2022/174 Karar SUÇTAN ZARAR GÖREN : Adalet Bakanlığı SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet HÜKÜM : Sanığın eyleminin zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 17... ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddelerine göre katılan sıfatını alabilecek surette zimmet suçundan zarar gören, 05.04.2022 tarihli celsede vekili aracılığı ile bulunduğu katılma talebi karara bağlanmayan Adalet Bakanlığı'nın kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereğince kamu davasına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 247/1. maddesi uyarınca tayin edilen 6 yıl hapis cezasının aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 artırılması sırasında 7 yıl 6 ay hapis cezası yerine 9 yıl hapis cezasına ve ardından aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir." şeklindeki düzenlemeye göre cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olup yasaklılık süresinin sanık hakkında hükmedilen hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 10 yıl süreyle hak yoksunluğuna karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ikinci paragrafında yer alan "9 yıl", üçüncü paragrafında yer alan "7 yıl 6 ay", beşinci paragrafında yer alan "10 yıl" ibarelerinin sırasıyla "7 yıl 6 ay", "6 yıl 3 ay" ve mahkemenin takdir ve uygulaması da gözetilerek "6 yıl 3 ay" olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/8673, K. 2026/7010, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-8673-e-2026-7010-k-912a0118df06