Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/4795 E. 2026/7011 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4795
Karar No
2026/7011
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI :2023/822 Esas, 2023/731 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM :İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin reddi, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanığa isnat edilen zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen Adalet Bakanlığının kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, katılan ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/156 Esas, 2023/71 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/822 Esas, 2023/731 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Tanık beyanlarına itibar edilmediğine, sanığın banka kayıtlarının incelenmediğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunda imzanın katılana ait olduğu hususunda net bir tespit yapılamadığına, yokluklarında karar verilerek savunma haklarının kısıtlandığına, gerekçeli kararda delillerin tartışılmadığına, eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine, usul ve yasaya aykırı kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, isnat konusunun sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan ... ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, avukat olan sanığın tahsil ettiği meblağı katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu şeklindeki isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği nazara alınarak, bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerekirken, isnadın zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan ... vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR 1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Adalet Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin Kararında, katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/4795, K. 2026/7011, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-4795-e-2026-7011-k-a958f033d5f1