Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/791 E. 2026/3734 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/791
- Karar No
- 2026/3734
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/926 E., 2025/2704 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/752 E., 2023/399 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; 2022/752 E. sayılı asıl ve 2022/754 E. sayılı birleşen davalarda davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen tutarlar, 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava tarihleri itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin 2022/752 E. sayılı asıl ve 2022/754 E. sayılı birleşen davalara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin birleşen 2022/756 E. davaya ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla kaçak tahakkuku yapılarak Şanlıurfa 4. İcra Dairesinin 2021/10513 E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin şimdilik 100,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, bilâ tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 29.937,17 TL'ye yükseltmiştir. 2. Birleşen 2022/754 E. sayılı davada davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla kaçak tahakkuku yapılarak Şanlıurfa 3. İcra Dairesinin 2020/15443 E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin şimdilik 100,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, bilâ tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 98.885,72 TL'ye yükseltmiştir. 3. Birleşen 2022/756 E. sayılı davada davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla kaçak tahakkuku yapılarak Şanlıurfa 1. İcra Dairesinin 2020/17030 E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin şimdilik 100,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, bilâ tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 152.017,41 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıya ait yerde müvekkili şirket çalışanlarınca yapılan kontrolde davacının kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu, tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, yapılan tahakkukun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne (Yönetmelik) uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafa verilen kesin süreye rağmen davaya ve takibe konu kaçak kullanıma ait tutanak ve diğer belgelerin ibraz edilmediği, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça davacının kaçak elektrik kullandığı iddiasının ispat edilemediği, davalının kötü niyetli olduğununda davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulü ile, davacının Şanlıurfa 2. İcra Dairesi 2022/29517 E. sayılı icra takibinde asıl alacak, gecikme faizi ve gecikme faizi KDV'si dahil toplam 264.174,69 TL alacağın tamamı yönünden borçlu olmadığının tespitine, Şanlıurfa 3. İcra Dairesi 2022/29754 E. sayılı icra takibinde asıl alacak, gecikme faizi ve gecikme faizi KDV'si dahil toplam 127.284,11 TL alacağın tamamı yönünden borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; karar karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilerek karar verildiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; yapılan kontrolde davacının kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tespit edilerek kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tutulduğunu, müvekkili şirketin dava konusu borca dair belgeleri sunduğunu, sunulan delillerin yargılamayı uzatma amacı taşımadığı, müvekkili şirket tarafından yapılan işlemlerin Yönetmeliğe uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklı icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, İlk Derece Mahkemesince ispat yükü üzerinde olan davalı ... şirketine 6100 sayılı Kanunun 139. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine uygun şekilde yapılan ve kesin süre içeren ihtara rağmen davalı tarafın verilen süre içerisinde belge ve delillerini sunmamasına, hakimin yargılamayı belli sürede bitirmeleri hususunda adil yargılama kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin 2022/752 E. sayılı asıl ve 2022/754 E. sayılı birleşen davalara yönelik temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla REDDİNE, 2. Temyiz olunan 2022/756 E. Davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kaçak elektrik kullanılması sonucu girişilen icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemidir. Mahkemece davanın ispatlanamaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 139/1-ç maddesinde; “Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri Mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği” çıkarılacak davetiyede ihtar edileceği düzenlenmiştir. Yerel Mahkemece, ispat yükünün davalıda olduğu belirlenerek davalı vekiline verilen kesin süre içerisinde kaçak elektrik kullanımına ilişkin belgeler sunulmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yerel Mahkeme, davalının HMK 195. maddesi uyarıca elinde bulunan belgeleri sunması gerektiğini belirtmiştir. Öncelikle tarafın HMK 139/1-ç maddesinde tarafın elinde bulunan belgeyi sunması veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapması gerekmektedir. Yine HMK 195/1. maddeye göre, “Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, Mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir.” Kanuna göre, taraflar ellerinde bulunan delilleri sunmak, ellerinde bulunmayan delillerin ise nerede bulunduğuna ilişkin bilgi vermek durumundadırlar. Tarafların ellerinde bulunmayan delillerin incelenmesine karar verilmesi durumunda, Mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle, üçüncü kişilere delillerin getirilmesi için, gerekli bildirim yapılacaktır. Kaldı ki, Mahkemece de davalı şirkete müzekkere yazılmıştır. Artık bunun sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Nitekim ön inceleme duruşmasından önce yazılan müzekkereye cevap verilmiş ve tahkikat aşamasına geçildiğinde kaçak elektrik belgeleri dosyada mevcuttur. HMK 145. maddeye göre; “Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.” Dosya kapsamı ile davacı hakkında pek çok kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği, hakkında birçok icra takibi başlatıldığı, Mahkemenin davalı şirketten müzekkere ile belgeleri istediği, HMK 195. madde uygulamasının seçildiği, ön inceleme duruşmasından önce müzekkereye cevap verilmesine rağmen davalı vekili tarafından süresinde belgeler sunulmaması nedeniyle davanın ispatlanmadığının kabulü yerinde olmadığı, yukarıda açıklanan usul kurallarının ihlal edildiği, Mahkemece delillerin değerlendirilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.