Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5518 E. 2026/3748 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5518
- Karar No
- 2026/3748
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/59 E., 2025/2184 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/678 E., 2024/681 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı/birleşen davada davacı ... EDAŞ vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, birleşen davada reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 62.430,62 TL olup, dava tarihi itibari ile 6100 sayılı Kanunun 362. maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; birleşen davaya yönelik davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin asıl dava yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili; müvekkillerinin ... nolu tesisatın takılı olduğu adreste naylon poşet ticareti yaptıklarını, işyerinde ayrı bir hattan elektrik kullanıldığı iddiasıyla davalı şirket çalışanlarınca 16.09.2014 tarihinde .... seri numaralı kaçak tespit tutanağı düzenlenerek 54.090,40 TL kaçak tüketim ve 36.768,70 TL bedelli ek tüketim kaçak faturası tahakkuk edildiğini, tutanağın varsayıma dayalı olarak tanzim edildiğini, müvekkillerine tahakkuk ettirilen faturaların haksız ve hatalı olduğunu, işyerinde harici hat çekildiğine ilişkin doğru ve gerçekçi bir tespitin yer almadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tahakkuk bedelinin hatalı hesaplandığını, kaçak tespit tutanağının davalı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği ve müvekkili firma yetkilisinin imzasının bulunmaması sebebiyle müvekkilleri aleyhine delil olarak kullanılamayacağını ileri sürerek; müvekkillerinin işyerinde takılı olan ... nolu tesisatla ilgili olarak davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen toplam 90.859,10 TL'den borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili; ilgili tutanağın sayaç harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanılması nedeniyle tanzim edildiğini, yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda 180 günlük kaçak ve 180 günlük kaçak ek tahakkuku yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarında, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporlarının irdelendiği ve her bir itirazın gerekçelendirilerek açıklandığı, kaçak tahakkuku hesaplayabilmek için sayacın son okunma tarihinden, kaçak tüketim tutanağının tutulma tarihine kadar olan sürenin esas alınması gerektiği, sayacın son okunma tarihi ile kaçak elektrik tutanağı tarihi arasında 18 gün bulunduğu, tutanak öncesi son okuma tarihi dikkate alınmayarak harici hat sebebiyle 180 gün geriye gidilmesi ve abonelik olduğu için 8 saat alınması gereken günlük çalışma süresinin abonelik yokmuş gibi 10 saat alınmasının hatalı olduğu, tutanaktan sonra bağlantıların düzeltilmesi akabindeki ortalama tüketim değerleri ile tutanak öncesi değerler arasında bariz fark bulunduğu, tüketimde düşüşün başladığı 10.01.2014 tarihinden tutanak öncesi son okuma tarihi olan 29.08.2014 tarihi arasındaki 234 gün için kaçak ek tahakkuku hesaplanması gerektiği belirlenerek, bu verilere göre kaçak tahakkuku ve kaçak ek tahakkukunun 5.409,088+46.744,77= 52.153,858 TL olarak hesaplandığı, denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek bilirkişi raporunda tüm çelişkilerin giderildiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davacıların davalı şirkete 38.705,35 TL fatura bedelinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalının yaptığın itirazın kısmen iptali ile takibin 52.153,85 TL asıl alacak 29.376,74 TL işlemiş faiz, 5.287,81 TL faizin KDV'si olmak üzere 86.818,40 TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %16,80 oranında faizi ve faizin KDV'si yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunun kaldırma kararı, mevcut delil ve belgeler incelenmek suretiyle hazırlandığı, Mahkemece hükme esas alnmasında isabetsizlik bulunmadığı, raporun tüketim endeksindeki tüketimler dikkate alınarak hazırlandığı ve düşüşün başladığı tarihin dikkate alındığı, alacağın yargılama sonunda belirlenmesi nedeniyle likit olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; alınan bilirkişi raporlarının eksik ve denetime elverişli olmadığını, mevzuat hatalı yorumlandığından eksik hesaplama yapıldığını, müvekkili şirket tarafından Yönetmeliğe uygun olarak 180 gün kaçak tahakkuku, 180 gün kaçak ek tahakkuku yapıldığını, bilirkişi hesaplamasındaki 18 günlük sürenin, sayaca fiziki müdahale olması durumunda referans alınabileceğini, ancak dava konusu olayda sayaca fiziki bir müdahale olmayıp harici hattan kaçak elektrik kullanımı olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenmiş olan kaçak tutanaklarının aksi ispat edilmediği sürece yasal delil niteliği taşıdığını, alacaklarına son ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı işletilmesi gerektiğini, davacılar süresi içinde faturaya itiraz etmediklerinden tahakkuk edilen bedelleri kabul etmiş olduklarını, alacakları likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada kaçak elektrik ve ek tahakkuk bedeli yönünden menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlandığı gibi denetime ve hüküm kurmaya da elverişli bulunmasına, aynı Yönetmelik uyarınca kaçak tüketim nedeniyle yapılan tahakkuklara gecikme zammının uygulanamayacağı anlaşılmakla, davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı-birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla REDDİNE, 2. Temyiz olunan asıl davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.