Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16052 E. 2026/10953 K. – Kat Malikleri
Konu: Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16052
- Karar No
- 2026/10953
- Karar Tarihi
- Konu
- Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/565 Esas, 2025/1406 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/594 Esas, 2022/857 Karar
Taraflar arasındaki kat malikleri kurulu kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kararılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.03.2019 tarihli ... Apartmanı kat malikleri kurulunun hukuka aykırı toplanması nedeniyle toplantının ve alınan kararların iptaline, 28.03.2019 tarihli ... Apartmanı kat malikleri kurulu toplantısında alınan 5 nolu kararın yasal şartları oluşmaması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirmeye alınmaksızın rapora göre karar verildiğini, bilirkişi raporu eksik ve hatalı inceleme ile düzenlendiğini, alınan bilirkişi raporunda davanın süresinde olduğu ve davacının toplantıya katılmış olması sebebiyle toplantının kendisine çağrı yapılmadığından bahisle iptali talebine dair iddiasının iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı için dinlenemeyeceğini belirtmiş olup akabinde diğer kat maliklerine tebligat yapılmadığından bahisle toplantının iptali gerekeceği yönünde kanaat bildirmesinin çelişki içerdiğini, karar defteri ile sunulan evraklar içerisinde davacıya gönderilen toplantıya çağrı kağıdı ve toplantı karar tebliği mevcut olup söz konusu karardan haberdar olan davacının süresinde açmamış olduğu davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, söz konusu apartman 14 daireli küçük bir mülk olduğunu, bu sebeple toplantı çağrısı apartmana asılan ilan ve yine yıllardır sitenin yöneticisi olan ...'ın kat maliklerine telefon aracılığı ile davet etmesi sebebiyle kendilerine çağrı yapılarak toplantı yer ve zamanı bildirildiğini, davacı dışında diğer kat malikleri arasında söz konunu yönetim ve toplantılar ile ilgili herhangi bir çekişme de bulunmadığını, diğer kat maliklerinin toplantıya katılmış olması sebebiyle kendilerine çağrı kağıdı gönderilmediğinden bahisle toplantının iptaline karar verilmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay kararında da belirtildiği üzere kat maliklerinin toplantıya katılmış olmaları sebebiyle başka bir kat maliki tarafından toplantıya katılan kat maliklerine toplantı çağrı kağıdı gönderilmediğinden bahisle toplantının iptalini talep edemeyeceğinin belirtildiğini, davacının bu durumu öne sürerek genel kurul toplantısının iptalini talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen toplantının olağanüstü kat malikleri toplantısı olduğu, her ne kadar 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 'nun (634 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi uyarınca kat malikleri toplantısına çağrı usullerinin sıkı şekil şartlarına tabi olsa da, olağanüstü kat malikleri toplantısına çağrı kanunda öngörülen biçimde yapılmamış olsa bile kat maliki toplantıya katılmış ise, çağrının yöntemine uygun bulunmadığından bahisle toplantının bu nedenle iptaline dair iddiası iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı için olağanüstü kat malikleri toplantısında vekili aracılığıyla hazır bulunduğu anlaşılan davacı kat malikinin bu nedenle toplantının iptalini isteyemeyeceği, toplantıda alınan 5 nolu kararla ilgili olarak da her ne kadar iptali isteminde bulunmuş ise de 634 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca dava açma şartlarının ve bağımsız bölümün devri şartlarının ve çekilmezlik halinin ancak davalı yönetim tarafından doğrudan açılmış davada tartışılabileceği, bu aşamada dava açma bakımından davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü ve 28.03.2019 tarihli ... Apartmanının kat malikleri kurulu toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların iptaline dair kararının usul ve kanuna uygun düşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hazirun cetvelinde davacıyı temsilen toplantıya ...'in katıldığını; ancak toplantıda çıkan tartışmalarda ...'e söz hakkı verilmediği ve toplantıdan dışarı çıkarıldığını, hazirun cetveline imza atan ...'in karar defterinde imzasının bulunmadığını, imza atmaktan imtina ettiğine dair bir kayıt da düşülmediğini, ... toplantıdan çıkarıldığı için oy birliği ile karar alındığına dair yazılan ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, toplantıdan dışarı çıkartılan ...'den sonra da toplantı da vekâlet sunulduğuna dair herhangi bir tespitin yapılmadığını, dosyaya sunulan toplantı çağrı ilanı tebliğ tutanağının 14 bağımsız bölüm malikinden 7 bağımsız bölüm maliki tarafından imzalandığını kalan 7 bağımsız bölüm malikine iadeli taahhütlü mektup gönderildiğini ve olağanüstü genel kurul toplantısı çağrı ilanın tebliğ edildiğine ilişkin dosya içerisinde delil bulunmadığını, vekil ile temsil edilenlerin vekâletin dosya içerisinde bulunmadığını, Olağanüstü Kat Malikleri Toplantısının sıkı şekil şartlarına bağlı olduğunu, somut olayda şekil şartlarına uyulmadığını, bu sebeple İlk Derece Mahkemesinin haklı davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğunu belirterek davanın kabulü yönündeki yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi şeklindeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının usule ve kanuna aykırı olduğu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kat malikleri kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kat malikleri kurul toplantısının olağanüstü toplantı olduğu, alınan kararın usulüne uygun bulunduğu belirlenerek değişik gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.