Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6079 E. 2026/3750 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6079
- Karar No
- 2026/3750
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/377 E., 2025/1443 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/222 E., 2024/470 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarım işiyle uğraşan müvekkilinin davalı şirketten 28.03.2020 tarihinde 35.000,00 TL ödeyerek .... marka 4'lü Gübreli Hassas Ekim Makinesi (....) satın aldığını, ekim sırasında satın alınan tarım aletinin seyrek ve hatalı ekim yaptığını farkettiğini, bu durum farkedildiğinde müvekkilinin yaklaşık olarak 250 dekara tanelik mısır ve 150 dekara ay çekirdeği ektiğini, toplamda 400 dekar arazinin söz konusu tarım aleti ile hatalı olarak ekildiğini, müvekkilinin hemen davalı satıcıya aletin arızalı olduğunu belirterek servise gönderilmesini talep ettiğini, tarım aletine bakmaya gelen kişilerin makineyi söküp taktıklarını, hatanın halen düzelmediğini, tarım aletindeki ayıp sebebiyle müvekkilinin ekmesi gereken kalan 200 dekarlık alana başka bir kişiye ücreti mukabilinde ay çekirdeği ektirdiğini, müvekkilinin değişik iş dosyası ile tespit talebinde bulunması üzerine uğradığı zararın ortaya çıktığını, bilirkişi raporu tebliğ edilmesine rağmen davalının itiraz etmediğini, bundan önce de .... Noterliğinin 07.05.2020 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesini davalıya gönderildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin uğradığı zarar için şimdilik 1.000,00 TL'nin 2020 yılı Nisan ayından itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 16.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 87.725,03 TL tazminatın ayıplı makinenin satış tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu tarım aletini üreten şirkete davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının ekimini yapacağı ürüne göre kullanma kılavuzunda belirtildiği şekilde ayarlama yapması gerektiğini, davacının ürüne uygun ayarları yapmaması veya hatalı yapmasının sorumluluğunun müvekkiline yükletilemeyeceğini, kaldı ki makine ekim ayarlarının doğru olarak yapılması halinde dahi, çiftçinin ekim yapacağı araziyi ekime hazır hale getirmemesi ve dış etkenlerin, ekilen ürünün uygun mesafede ekilmesine rağmen uygun çıkış yapmamasına neden olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacıya satmış olduğu ekim mibzerinin ayıplı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda zararın hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 87.725,03 TL'nin ayıplı mala ilişkin ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 11.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihbar olunan davada taraf olmadığından istinaf yoluna başvuru hakkının bulunmadığı, denetime elverişli bilirkişi raporları kapsamında dava konusu ürünün ayıplı olduğunun tespit edildiği, Mahkemece davanın kabulü ile ayıplı mala ilişkin ihtarname tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş ise de, söz konusu ihtarnamenin içeriği zararın tazminine ilişkin değil satış bedelinin iadesine yönelik bir ihtarname olduğunun anlaşıldığı, ayrıca dava 1.000,00 TL üzerinden açıldığından ve kısmi dava niteliğinde olduğundan faiz başlangıcının hatalı olduğu gerekçesiyle; ihbar olunan şirketin istinaf talebinin usulden reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile 87.725,03 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava, 86.725,03 TL'sinin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; dava dilekçelerinde talep ettikleri faiz oranı reeskont ticari faiz olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince adi kanuni faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili; değişik iş dosyasında yapılan keşiflerin yokluklarında yapıldığını, yapılan keşiflerin her ikisinin de tarım arazilerinin aşırı yağışlar nedeniyle çamur kıvamında olduğu toprak üzerinde gerçekleştirildiğini, çamur kıvamındaki toprakta ekim yapılması ve mibzerin istenilen aralıkta ekim yapmasının imkansız olduğunu, yapılan keşiflerde dijital ekrandan yapılan gözlemde tohumların doğru aralıkta toprakta buluştuğu görüntülendiği halde, ekim yapılan sıralarda toprak içinde, elle eşeleme yapılarak tohumların düştüğü yer ve aralıkların belirlenmesi şeklinde keşif ve tespit yapıldığını, elle eşeleme sırasında toprak altındaki tohumun yerinin değişmesinin kaçınılmaz olduğunu, Türkiye genelinde seri olarak aynı nitelikte binlerce üretilen ve piyasada kullanılan tüm mibzerler deney çalışmalarından geçtiği için hiçbir mibzerde sorun bildirimi yaşanmadığını, bilirkişi heyet raporunda ekim makinesi askıdayken toprak üzerine tohum ekimi yapılarak deneyleme yapıldığını, bu tür makinelerin böyle bir yöntemle deneye tabi tutulmasının doğru olmadığını, ekim esnasında traktörün hız, hidrolik kolu derinlik ayarı, sağ ve sol hidrolik kollarının dengeli konumda olup olmadığı, yeterli bar basıncının dengeli verilip verilmediğinin kontrol edilmediğini, raporda da sadece mibzerin ayarlarının kontrol edildiğinin belirtildiğini, düzenlenen raporlar bilimsel kriterlere uygun olmadığından hükme esas alınmamaları gerektiğini, dava konusu makine için uygunluk belgesi düzenlendiğini, bilirkişiler tarafından hazırlanan rapordaki zarar hesabı bakımından yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, davacının ekim yaptığı alana ilişkin iddiasının .... İlçe Tarım Müdürlüğünden gelen kayıtlarla örtüşmediğini, bilirkişi raporlarının davacının iddiasına göre düzenlendiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satın alınan tohum ekim mibzerinin ayıplı olduğu iddiası ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 361. maddesi uyarınca kural olarak istinaf yoluna başvurmayan taraf temyiz yoluna başvuramaz. Ancak hukuki yararının bulunması halinde temyiz yoluna başvurabilir. Bir başka deyişle, diğer tarafın istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aleyhine hüküm kurulması halinde temyiz yoluna başvurabilecektir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince; kabul edilen alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekiline tebliğ edildiği halde davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu kabul edilmiş olsa da, Bölge Adliye Mahkemesince faiz türü değiştirilmemiş olup, davacı vekilinin temyiz kanun yoluna sadece faiz türü yönünden başvurduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının faize ilişkin kısmı davacı yönünden kesinleşmiştir. Diğer bir anlatımla, davacı tarafın faiz türü yönünden temyiz yoluna başvurma hakkı bulunmadığı gibi bu yönde bir başvuru da kendisine bir yarar sağlamayacaktır. Bu itibarla, davacı tarafın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
2.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle temyiz sebepleri ile bağlı olarak yapılan değerlendirme neticesinde, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda; davacıya ait araziye gidildiği, dava konusu ekim mibzerinin incelendiği, dava konusu hassas ekim makinesi incelenerek ölçümler yapıldığı, yapılan ay çekirdeği tohumu deneme ekimlerinde, sıra üzerlerinde yer yer tohum atılmadığı, yer yer ise kümeler halinde tohum atıldığının tespit edildiği, ayrıca dava konusu ekim mibzeri yetkili serviste bakım ve ayarları yapıldığı halde ekim hatası veriyorsa mevcut kusurun üretimden kaynaklı bir ayıp olduğu ve kullanıcı tarafından satın alınmadan önce tespitinin mümkün olmadığı, dolayısı ile gizli ayıp niteliği taşıdığının tespit edildiği, hesaplamalarda ..... İlçe Tarım Müdürlüğü 2020 yılı ortalama ürün, verim, fiyat ve maliyet verileri, değişik iş dosyası kapsamında bulunan ve bilirkişi raporuyla tespit edilen dava konusu taşınmazlar üzerindeki ürünler ve tohum ekimi yapılmayan alanların esas alındığı, hasat edilemeyen mısır ürünü bedelinin 47.012,43 TL, hasat edilemeyen ay çekirdeği ürünü bedelinin 40.712,60 TL olduğu, hesaplamada ürün kaybının hesaplandığı, hesaplanan tutarın maliyet unsurlarını içermediği, eksik ürün için maliyet unsurlarının ayrıca hesaplanmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Kabule göre de; dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmüş olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında sehven "(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)" yazılmış olması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğundan, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.