Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2033 E. 2026/1266 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2033
Karar No
2026/1266
Karar Tarihi
Konu
Alacak

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2033

KARAR NO:2026/1266

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:04.07.2022

NUMARASI:2021/826 Esas - 2022/921 Karar

DAVA:İtirazın iptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin çalışanlarını servis aracıyla taşıdığını, davalının nizamiye içerisinde yemekhane işlettiğini, davacının ise Aydınevler- Esentepe- Çarşı güzergahında işçileri toplayıp dağıtımını yaptığını, taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmadığını, ancak 01.07.2020 tarihinden itibaren kesilen faturalar ve ödemelerinin alacağın varlığını kanıtladığını, davalının önceki faturaları ödemesine rağmen 30.04.2021, 31.05.2021 ve 30.06.2021 tarihli faturaları ödemediğini, ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla Hayrabolu İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, borçlunun mal varlığına ihtiyati haciz uygulandığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin yerleşim yerinin Küçükçekmece olması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen borç üzerinde mutabakat sağlanamadığını, uyuşmazlıklar giderilmeden icra takibi başlatıldığını savunarak, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce tarafların ticari defterleri celp edilmiş, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defterlerine kaydedilip kaydedilmediği, davacının davalıdan takibe konu faturalardan ötürü alacaklı olup olmadığı, alacağın faiz ve ferileri ile birlikte miktarının belirlenmesi amacıyla dosya muhasebe alanında uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiştir.Bilirkişi ...'ın iki tarafın defterlerini inceleyerek hazırladığı 20/03/2022 havale tarihli raporunda özetle; Davacı ve davalı tarafların ticari defterlerinin TTK 85. ve HMK 222. Maddelerine göre delil niteliğine haiz olduğunu, dava konusu olan üç adet faturanın davacı tarafın ticari defterlerine cari hesap olarak kayıtlı olduğu, davacı taraf ticari defterlerine göre davalı tarafın takip tarihi itibariyle 23.660,00 TL alacaklı gözüktüğü, Davalı tarafın ticari defterlerinde dava konusu olan üç adet faturada sadece 30/04/2021 tarihli 7.800,00 TL tutarlı olan faturanın kayıtlı olduğu, bu faturadan dolayı davacıya takip tarihi itibariyle 7.800,00 TL borçlu olduğu, diğer iki faturanın tebliğine dair bir belge olmadığı tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur.Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Fatura düzenlenmesi tek başına hizmet teslimini kanıtlamaz. Ayrıca tek taraflı olarak düzenlenen faturanın faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağının varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın faturaya itirazında, dayanağı temel ilişkinin ve fatura içeriği hizmetin karşı tarafa sunulduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/4120 Esas 2020/743 Karar)Yukarıda anılan düzenlemelere ve yapılan açıklamalara göre; davacı tarafça düzenlenen faturalardan yalnızca 7.800,00 TL değerinde faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olması, davacı tarafından diğer iki faturadaki hizmetin sunulduğuna ilişkin başkaca yasal bir delil sunulmadığı, mevcut durumda davalının yalnızca defterine kaydettiği faturadan sorumlu tutulabileceği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Hayrabolu İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 7.800,00 TL asıl alacak ve 1.067,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti masrafı olmak üzere toplam 8.867,00 TL üzerinden devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sine denk gelen 1.560,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, faturanın tek başına alacağın varlığına kanıt olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak mahkemenin eksik araştırma yaptığını ve delilleri tam olarak toplamadan karar verdiğini, dava dilekçesinde ve bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarda nizamiye kayıtların istenmesi halinde bunların faturaları destekler nitelikte olacağının belirtildiğini, müvekkili ile davalı arasında, davalı şirketin işçilerinin taşınması için anlaşma yapıldığını, bu kapsamda müvekkilinin işçileri alıp nizamiyeye götürdüğünü ve mesai bitiminde de nizamiyeden alarak taşama edimini yerine getirdiğini, tüm deliller toplanmadan verilen kararın usul ve yasa aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Hayrabolu İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 23.660 TL asıl alacak, 1.067 TL akdi kanuni faiz, 688,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.492,12 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan takip üzerine davalının itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık taraflar arasında uyuşmazlık sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,bulunuyorsa davacının hangi faturalardan kaynaklı hizmeti verdiği noktasındadır.Taşıma sözleşmesinden kaynaklı, taşıma hizmetinin verildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacıda, verilen taşıma bedelinin ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü davalıdadır. Bu nedenle davacı öncelikle usulüne uygun delillerle taşıma hizmeti verdiğini kanıtlamalıdır. Mal veya hizmet tesliminin ifa aşamasıyla ilgili olan faturanın düzenlenerek davacı defterlerine kayıt edilmesi, taşıma sözleşmesinin yerine getirildiğini kanıtlamaz. Bu nedenle davacının ayrıca taşıma hizmetinin usulüne uygun şekilde verildiğini kanıtlaması gerekir. Dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle 23.660 TL alacaklı olduğu 05.03.2022 tarihli bilirkişi raporuyla anlaşılmaktadır. Davalı defterlerinin incelenerek düzenlenen 21.03.2022 tarihli defterde ise sadece 30.04.2021 tarihli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu diğer faturaların tebliğine ilişkin bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Verilen hizmete ilişkin bir faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması bu hizmetin usulüne uygun şekilde davacı tarafından verildiğini kanıtlamaktadır. Esasen bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik 30.03.2022 havale tarihli dilekçesinde, tüm faturalara konu hizmetlerin verildiği belirtilmiştir. Ayrıca bu raporda nizamiye kayıtlarının incelenmesi istenmiştir. Talep edilen nizamiye kayıtlarının ne tür kayıtlar olduğu belirtilmediği gibi, davacının dava konusu hizmetin verildiğine ilişkin puantaj, tutanak veya başka bir belge de ibraz edilmemiştir. Ayrıca davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 31.05.2021 ve 30.06.2021 tarihli faturaların da davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle mahkemece belirtilen bu iki fatura yönünden davacının alacaklı olduğu usulüne uygun verilerle kanıtlanmadığından, bu iki faturaya yönelik talebin reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.07.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2033, K. 2026/1266, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2033-e-2026-1266-k-be5b77f101ed