İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/895 E. 2026/55 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/895
- Karar No
- 2026/55
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/895 Esas KARAR NO : 2026/55
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine... 21. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde asıl alacağın 262.800,00 TL olduğu, işlemiş faiz ile birlikte toplam 336.414,60 TL tutarındaki takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, davalının 23.08.2024 tarihinde müvekkil şirketten motorlu araçlara ilişkin eksoz bakımı, şanzıman yağı, torna, hybrid ve akü revizyonu ile mekanik işçilik hizmeti aldığı, bu hizmete ilişkin düzenlenen faturaya Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği, müvekkilin sözleşme gereği üzerine düşen hizmet sağlama borcunu eksiksiz ifa ettiği, davalının ise herhangi bir ödemede bulunmadığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesi uyarınca borçlunun ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğü, borçluya tebliğ edilen faturalar ve taraflar arasındaki sözleşme gereği borçlunun kötüniyetli olduğu, arabuluculuk sürecinde de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, müvekkilin alacağının tehlikeye düşmemesi adına öncelikle teminatsız, aksi halde teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği, bu nedenlerle davalının ... E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen eksoz manifold cota, eksoz manifold saplama, eksoz manifold somun, arazi şanzıman yağı, torna, hybrid akü revizyonu ve mekanik işçilik bakımlarına ilişkin taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya anlaşma bulunmadığını, davacı tarafından tanzim edilen faturanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, taraflar arasında hukuki bir ilişki tesis edilmediğini, faturanın geçerli olabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığının şart olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde ekte sunulduğu iddia edilen sözleşmenin aslında iş sağlığı ve güvenliği hizmetine ilişkin olduğunu ancak bu konuda da taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının salt faturaya dayalı bir alacak oluşturmaya çalıştığını, HMK hükümleri uyarınca iddianın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. ... K. ... ve T. 12.10.2016 tarihli kararı uyarınca fatura düzenlenmesi için taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerektiğini, somut olayda davacının iddia ettiği hizmetlerin davalı müvekkil şirkete verilmediğini, 23.08.2024 tarihli ... numaralı ve 262.800 TL bedelli faturanın davalı müvekkil şirket tarafından reddedildiğini ve ticari defterlere işlenmediğini, davacının taraflar arasında anlaşma olmadığını bilmesine rağmen icra takibi başlatmasının kötüniyetli olduğunu, bu nedenle davacının %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, ... 21. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur. .. 21. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1). Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3) Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişilerin raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4 ) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 20.02.2026 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ‘’... 21. İcra müdürlüğünün...esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir. ‘’Her iki tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA- BS Formlarının İncelenmesi, 4.a. DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.1 DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı tarafından ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davacı şirketin ibraz ettiği 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini açılış ve kapanış GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a.2-DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı tarafından ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılına ticari defterlerin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 66. maddeleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 220-226. maddeleri ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği hükümleri uyarınca, yevmiye ve defteri kebir açılış ve kapanış beratlarının GİB onaylı olarak süresinde alındığı görülmüştür. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b-1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın 2024 yılı defterlerinde yer alan, davalı tarafa ait 120-D025 kodlu alıcılar hesabının dökümü aşağıdaki gibidir: Yukarıdaki cari hesap tablolarında görüldüğü gibi, Davacı tarafın 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı fatura ile davalı tarafa 262.800,00 TL tutarında satış yaptığı, bu satışa karşılık 31.12.2024 tarihinde 262.800,00 TL ödeme alındığı ve buna göre 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı görülmüştür. 4.b-1 Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın 2024 yılı defterlerinde yer alan 320 Satıcılar, 191 İndirilecek KDV ve 102 Bankalar hesapları incelenmiş olup aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Davalı tarafın defterlerinde takibe konu 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı 262.800,00 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, davacı defterlerinde kayıtlı olan 31.12.2024 tarihli 262.800,00 TL tutarlı ödemenin de yine davalı defterlerinde yer almadığı ve davalı defterlerinde davacı tarafa ait herhangi bir hesap hareketine rastlanmamıştır. 4.c- BS ve BA Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davalı tarafın bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 04.03.2026 tarihli yazı cevabı ekinde davalının 2024 yılı ilişkin karşılaştırılmalı BA-BS formunu dosyaya göndermiştir Davalının 2024 yılı BA formunda davacı tarafından düzenlenmiş herhangi bir fatura bulunmadığı görülmüştür. Dava dosyasında davalı tarafın 2024 yılı BA-BS formlarına rastlanmamıştır. 4.d- Faturanın Ve Faturanın Tebliğinin İncelenmesi: Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan deliler arasında takibe konu 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı 262.800,00 TL tutarlı e-fatura bulunmaktadır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan deliler arasında takibe konu 23.08.2024 tarihli ve ... seri 262.800,00 TL tutarlı e-faturanın reddedildiğine dair "Reddedilen e-Faturalar’’ belgesi bulumaktatadır. Takibe konu 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı fatura 262.800,00 TL tutarlı faturanın e-fatura olduğu, e-faturanın ’Ticari fatura’’ senaryosuna göre düzenlendiği. GIB portalı üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği. Ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, e-fatura uygulaması üzerinden itiraz mahiyetinde, mali mühür ile imzalı bir belge üreten yapı barındıran ‘’red’’ yanıtı verilebilmektedir. Dolayısıyla ticari faturalara farklı 2 yolla itiraz edilebilir: E-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesidir. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan davalı tarafın 2024 BA formunda 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı fatura 262.800,00 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, davalı tarafından dosya sunulan "Reddedilen e-Faturalar belgesine göre söz konusu faturanın sistem üzerinde red edildiği anlaşılmaktadır. Faiz Konusu İncelenmesi: Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi, ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarını düzenler. Maddenin 4. fıkrasına göre: Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse; faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda, borçlu ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve faiz işlemeye başlar." Somut olayda, Takip alacaklısı davacı taraf 13.05.2025 tarihli takipte 262.800,00 TL asıl alacağına 73.614,60 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faiz yürütülmesini talep etmiştir. Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması ve davacı tarafından takip öncesinde TTK 1530 uyarınca işlemiş faiz talep edilmeyeceği hususunda takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Takibe konu; 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı 262.800,00 TL tutarlı e-faturay GİB sistemi üzerinden teslim edildiğininden, söz konusu fatura tarihine 30 günlük süre eklenmesi 23.09.2024 tarihinde temerrüdün oluştuğu hesaplanmaktadır. Bu doğrultuda 262.800,00 TL fatura alacağın 23.09.2024 temerrüt tarihinden 12.03.2025 icra takip tarihine kadar yıllık %51,75 oranındaki ve kademeli olarak avans faiz üzerinden işlenmiş faizin 61.138,80 TL olarak hesaplanmıştır. 6 ) S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini açılış ve kapanış GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu,görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini açılış ve kapanış GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu,görülmüştür. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafın ticari defterlerinde, davalı adına kayıtlı 120-D025 nolu alıcılar hesabında takibe konu 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı 262.800,00 TL tutarlı faturanın davalı hesabına borç kaydedildiği, buna karşılık 31.12.2024 tarihinde 262.800,00 TL tutarında banka yoluyla ödemesinin davalı alacağına kayıt ettiği ve 31.12.2024 tarihi itibariyle davalından herhangi bir alacağının bulunmadığı görülmüştür. Davalı tarafın ticari defterlerinde, takibe konu 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı 262.800,00 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, davacı tarafa ilişkin herhangi bir hesap hareketine veya kayda rastlanmamıştır. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan davalı tarafın 2024 BA formunda 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı fatura 262.800,00 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, davalı tarafından dosya sunulan "Reddedilen e-Faturalar belgesine göre söz konusu faturanın sistem üzerinden yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde red edildiği anlaşılmaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafça takibe konu edilen 23.08.2024 tarihli, ... seri numaralı ve 262.800,00 TL tutarlı e-faturanın davalı tarafça yasal süresi içinde e-fatura sistemi üzerinden reddedildiği, dosya kapsamında davacının fatura içeriğindeki hizmetin ifa edildiğine dair herhangi bir dayanak belge sunmadığı, bununla birlikte davacının kendi defter kayıtlarında söz konusu faturaya karşılık 31.12.2024 tarihinde 262.800,00 TL tutarında ödeme kaydedilerek ilgili alacak kapatılmış olduğundan, 12.03.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, Davacının takibe konu 23.08.2024 tarihli, ... seri numaralı ve 262.800,00 TL tutarlı fatura içeriğindeki hizmetin ifa edildiğini ispatlaması ve defterlerde yer alan 262.800,00 TL tutarlı ödemeye ilişkin dosya kapsamında herhangi bir banka dekontu veya ödeme belgesi bulunmadığından, davacı defterlerinde yer alan ödemenin gerçek bir ödeme olmadığının kabulü halinde, 12.03.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 262.800,00 TL alacaklı olduğu, 3. Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 13.05.2025 tarihli takipte 262.800,00 TL asıl alacağına 73.614,60 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faiz yürütülmesini talep etmiştir. Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması ve davacı tarafından takip öncesinde TTK 1530 uyarınca işlemiş faiz talep edilmeyeceği hususunda takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Takibe konu; 23.08.2024 tarihli ve ... seri numaralı 262.800,00 TL tutarlı e-faturanın GİB sistemi üzerinden davalı tarafa tebliğ edildiğinden, söz konusu fatura tarihine 30 günlük ödeme süresinin eklenmesi 23.09.2024 tarihinde temerrüdün oluştuğu hesaplanmaktadır. Bu doğrultuda 262.800,00 TL fatura alacağın 23.09.2024 temerrüt tarihinden 12.03.2025 icra takip tarihine kadar yıllık %51,75 oranındaki ve kademeli olarak avans faiz üzerinden işlenmiş faizin 61.138,80 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; Davacı tarafça takibe konu edilen 23.08.2024 tarihli, ... seri numaralı ve 262.800,00 TL tutarlı e-faturanın davalı tarafça yasal süresi içinde e-fatura sistemi üzerinden reddedildiği, dosya kapsamında davacının fatura içeriğindeki hizmetin ifa edildiğine dair herhangi bir dayanak belge sunmadığı, bununla birlikte davacının kendi defter kayıtlarında söz konusu faturaya karşılık 31.12.2024 tarihinde 262.800,00 TL tutarında ödeme kaydedilerek ilgili alacak kapatılmış olduğundan, 12.03.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 4.063,06-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 3.331,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 53.826,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 11/09/2026
Katip E-imzalı
Hakim E-imzalı