İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1013 E. 2026/51 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1013
- Karar No
- 2026/51
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1013 Esas KARAR NO : 2026/51
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/10/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sinema sektöründe dekor taşıma işleri yaptığını, davalı şirket tarafından yapımcılığı üstlenilen ve Kıbrıs’ta çekimleri gerçekleştirilen ... isimli film projesindeki dekor taşıma hizmetinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, yapılan iş karşılığında düzenlenen faturaların davalıya gönderilmesine rağmen ödemelerin gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin 813.600 TL tutarında dekor bedeli alacağının bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla ... 9. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, davalının ekonomik sıkıntı içinde olmasının borcu inkâr etmesine hukuki bir gerekçe oluşturmadığını, davalının bu tutumunun zaman kazanma amacı taşıdığını, alacağın likit nitelikte olması nedeniyle davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yasal zorunluluk gereği arabuluculuğa başvurulduğunu ancak ... numaralı anlaşmama tutanağı ile taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını,... tarihli 144.000 Tl ve 129.600 Tl tutarlı faturalar ile 14/08/2025 tarihli 252.000 Tl tutarlı fatura ve 21/08/2025 tarihli 288.000 Tl tutarlı faturanın alacağın ispatı niteliğinde olduğunu belirterek, Davalı Tarafça ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaya yapılan haksız itirazın 813.600TL asıl alacak, takip giderleri ve işleyecek ticari faiz yönünden iptaline, davalı şirket yönünden takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 9. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki veya hizmet alımı bulunmadığını, davacının "..." isimli proje kapsamında Kıbrıs'ta dekor taşıma işini üstlendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında akdedilmiş geçerli bir taşıma sözleşmesinin mevcut olmadığını, davacının hayali bir hizmet kurgusu üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının taşıma işini yaptığına dair sevk irsaliyesi, teslim tesellüm tutanağı veya taşıma senedi gibi hiçbir somut delil sunamadığını, hizmetin kim tarafından alındığının, ne zaman ve nasıl gerçekleştiğinin belirsiz olduğunu, dekor malzemelerinin teslim noktalarının ve taşıma işlemini gerçekleştiren araç plakalarının bildirilmediğini, müvekkil şirket yetkililerinin imzasını taşıyan bir teslim tutanağının bulunmadığını, Türkiye'den KKTC'ye yapılan taşımaların gümrük işlemlerine tabi olduğunu, davacının gümrük çıkış beyannamelerini, araç manifestolarını veya gemi konşimentolarını ibraz edemediğini, salt fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını kanıtlamayacağını, tek taraflı düzenlenen faturaların hizmetin ifa edildiğini ispata yeterli olmadığını, müvekkil şirketin almadığı bir hizmete ilişkin faturaları kabul etmediğini, ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile gümrük ve liman kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, ticari defterler ve bilirkişi incelemesi ile yemin deliline başvurulacağını belirterek davanın reddine, davacının kötü niyetli takibi nedeniyle dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, başlangıçta icra takibine yapılan itirazın iptali davası olarak açıldığı, yargılama devam ederken alacak davası şeklinde ıslah edilmiştir. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1). Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3) Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4 ) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkemenin 20.02.2026 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ‘’ ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın 813.600,00 TL üzerinden iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir. ‘’ Her iki tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA - BS Formlarının İncelenmesi, 4.a. DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.1-DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı tarafından ibraz 2025 yılı ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2025 yılına ait ticari defterlerin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 66. maddeleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 220-226. maddeleri ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği hükümleri uyarınca, yevmiye ve defteri kebir açılış ve kapanış beratlarının GİB onaylı olarak süresinde alındığı görülmüştür. 2025 yılı Envanter defteri noter açılış onamasının yasal sürede yaptırılmış olduğu görülmüştür. 4.a.2-DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı tarafından ibraz edilen 2025 yılI ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2025 yılına ait ticari defterlerin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 66. maddeleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 220-226. maddeleri ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği hükümleri uyarınca, yevmiye ve defteri kebir açılış ve kapanış beratlarının GİB onaylı olarak süresinde alındığı görülmüştür. 2025 yılı Envanter defterin sunulmadığı. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b-1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı şirketin ticari defterinde yer alan davalı tarafa ait 2025 yılı 120 1 10097 kodlu Alıcılar hesabın dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 29.07.2025 tarihli ve ... seri numaralı satış faturası ile başladığı, davacı tarafından 29.07.2025-28.08.2025 tarih aralığında davalı tarafa 10 adet fatura ile 2.220.600,00 TL tutarında satış yaptığı; bu süreçte davalı taraftan 5 ayrı tarihte toplam 1.118.400,00 TL ödeme aldığı, davalının 1 adet 288.000,00 TL tutarlı iade faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna 06.09.2025 icra takip tarihi itibariyle davacının davalından 814.200,00 TL alacaklı olduğu görülmüştür: Taraflar arasında takip tarihinden sonra ticari ilişkinin olmadığı, davacı tarafından davalının 2 adet toplam 576.000,00 TL tutarlı iade faturası davalı alacağına kayıt edip, davalıya 2 adet 576.000,00 TL tutarlı fatura düzenlediği ve buna göre 16.10.2025 dava tarihi itibariyle davacının davalından 814.200,00 TL alacaklı olduğu görülmüştür. 4.b-1 Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın defterlerinde yer alan davacı tarafa ait 2025 yılı...Kodlu Satıcılar hesabın dökümü aşağıdaki gibidir; Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının 29.07.2025 tarihli ve ... seri numaralı alış faturası ile başladığı, davalı tarafından 29.07.2025-28.08.2025 tarih aralığında davacı taraftan 10 adet fatura ile 2.220.600,00 TL tutarında alış yaptığı; bu süreçte 288.000,00 TL tutarlı iade faturasını davacı borcuna kayıt ettiği ve buna göre 06.09.2025 icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 1.932.600,00 TL borçlu olduğu görülmüştür: Davalı tarafından takip tarihinden sonra davacının 2 adet toplam 576.000 TL tutarlı iade faturasını davacı alacağına kayıt ettiği, davacı tarafa 2 adet toplam 576.00,00 TL tutarında iade faturası düzendiği ve toplam 716.400,00 TL tutarlı ödemeyi davacı borcuna kayıt ettiği ve buna göre 16.10.2025 dava tarihi itibariyle davalının davacı tarafa 1.216,200,00 TL borçlu olduğu görülmüştür; 4.c- BS ve BA Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacı tarafın bağlı bulunduğu ...Vergi Dairesi Müdürlüğü 25.02.2026 tarihli yazı cevabı ekinde davacının 2025 yılına ilişkin karşılaştırılmalı BA-BS formunu dosyaya göndermiştir. Davacının 2025 yılı BS formunda davalı tarafa 12 adet e-belge fatura ile 2.330.500,00 TL tutarında e-fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davacının 2025 yılı BA formunda davalı tarafından 3 adet e-belge fatura ile 720.000,00 TL tutarında e-fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafın bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 24.02.2026 tarihli yazı cevabı ekinde davalının 2025 yılına ilişkin karşılaştırılmalı BA-BS formunu dosyaya göndermiştir. Davalının 2025 yılı BS formunda davacı tarafa 3 adet e-belge fatura ile 720.000,00 TL tutarında e-fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının 2025 yılı karşılaştırmalı BA-BS formları üzerinde yapılan incelemede; ilgili dönem BS-BA formlarının toplam 22 sayfadan oluştuğu, ancak vergi dairesi tarafından gönderilen kayıtların 4 sayfa olduğu görülmüştür. Bu nedenle, davalı defterlerinde kayıtlı olan 2.220.600,00 TL tutarındaki 10 adet alış faturasının ve toplam 576.000,00 TL tutarındaki 2 adet iade faturasının, ilgili BA-BS formlarında yer almadığı anlaşılmıştır. Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 06.09.2025 tarihli icra takibinde, 849.600,00 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. TCMB verilerinden 06.09.2025 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %44,25 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacal asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %44,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği. 6 ) S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2025 yılına ait ticari defterlerin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 66. maddeleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 220-226. maddeleri ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği hükümleri uyarınca, yevmiye ve defteri kebir açılış ve kapanış beratlarının GİB onaylı olarak süresinde alındığı ve 2025 yılı Envanter defteri noter açılış onamasının yasal sürede yaptırılmış olduğu görülmüştür. Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2025 yılına ait ticari defterlerin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 66. maddeleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 220-226. maddeleri ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği hükümleri uyarınca, yevmiye ve defteri kebir açılış ve kapanış beratlarının GİB onaylı olarak süresinde alındığı görülmüştür. 2025 yılı Envanter defterin sunulmadığı. 2. Taraf Defter Kayıtları Yönünden: Davacı defterlerine göre; 06.09.2025 icra takip tarihi ve 16.10.2025 dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan olan alacağının 814.200,00 TL olduğu. Bu alacak tutarının; Takibe konu olmayan faturalardan kalan 600,00 TL bakiye alacak, takibe konu olmayan 14.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 252.000,00 TL tutarlı fatura ile takibe konu edilen aşağıdaki faturalardan oluştuğu görülmektedir: 21.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 288.000,00 TL tutarlı fatura, 26.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 144.000,00 TL tutarlı fatura, 26.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 129.600,00 TL tutarlı fatura. Davalı defterlerine göre; 06.09.2025 takip tarihi itibarıyla davalının davacıya olan borcu 1.932.600 TL, 16.10.2025 dava tarihi itibarıyla ise 1.216.200,00 TL olduğu görülmüştür. Taraf defter kayıtlarında 06.09.2025 takip tarihi itibarıyla 1.118.400,00 TL tutarındaki farkın; Davacı defterlerinde kayıtlı olan 29.07.2025-08.08.2025 tarihleri arasındaki toplam 1.118.400,00 TL davalı ödemelerin, takip tarihi itibarıyla davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı. Taraf defter kayıtlarında 16.10.2025 dava tarihi itibarıyla oluşan 402.000,00 TL tutarındaki farkın; davalı defterlerinde toplam 716.400,00 TL tutarındaki ödemesin, 30.09.2025 tarihinde defterlerine kayıt edilmesinden kaynaklandığı. 3 ) Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafça 06.09.2025 tarihinde ... 9. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile; 29.07.2025 tarihli, ... seri numaralı, 144.000,00 TL tutarlı, 21.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 288.000,00 TL tutarlı, 26.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 129.600,00 TL tutarlı, 28.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 288.000,00 TL tutarlı, olmak üzere toplam 4 adet fatura dayanak gösterilerek 849.600,00 TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Huzurdaki davada ise harca esas değerin 813.600,00 TL olarak belirlenmek suretiyle itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Davacı tarafın defter kayıtlarına göre, 06.09.2025 tarihi itibarıyla davalıdan 814.200,00 TL alacaklı olduğu ve bu alacak tutarının; Takibe konu edilmeyen faturalardan kalan 600,00 TL bakiye alacak,Takibe konu edilmeyen, 14.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 252.000,00 TL tutarlı, 26.08.2025 tarihli, .... seri numaralı, 144.000,00 TL tutarlı, faturalardan, Takibe konu edilen, 21.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 288.000,00 TL tutarlı, 26.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 129.600,00 TL tutarlı, faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacı defterlerinde 08.08.2025 tarihi itibarıyla davalıdan olan alacağın 600,00 TL olduğu dikkate alındığında, takibe konu 29.07.2025 tarihli, ... seri numaralı, 144.000,00 TL tutarlı fatura bedelinin ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, takibe konu olan 28.08.2025 tarihli, ... seri numaralı, 288.000,00 TL tutarlı faturaya istinaden davalı tarafından 30.08.2025 tarihli, ... seri numaralı iade faturasının düzenlendiği, söz konusu iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturadan kaynaklı da davacının alacağının bulunmadığı görülmüştür. Bu Durumda; 06.09.2025 icra takip tarihi itibariyle; Davacının, takibe konu 29.07.2025 tarihli ... seri no, 144.000,00 TL tutarlı ve 28.08.2025 tarihli ... seri no, 288.000,00 TL tutarlı faturalardan dolayı alacaklı olmadığı, Davacının, takibe konu 21.08.2025 tarihli ... seri no, 288.000,00 TL tutarlı ve 26.08.2025 tarihli ... seri no, 129.600,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklı 417.600,00 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Davacının dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu faturalara göre, 813.600,00 TL tutarlı e-fatura alacağının; Takibe konu olan 21.08.2025 tarihli ... seri no, 288.000,00 TL ve 26.08.2025 tarihli ... seri no, 129.600,00 TL faturalardan, Takibe konu edilmeyen 14.08.2025 tarihli ... seri no, 252.000,00 TL ve 26.08.2025 tarihli ... seri no, 144.000,00 TL faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 4. Takip Sonrasında İşleyecek Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 06.09.2025 tarihli icra takibinde, 849.600,00 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. TCMB verilerinden 06.09.2025 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %44,25 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacal asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %44,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin açılmış olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, dava sırasında davacının davasını alacak talebine ilişkin ıslah ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, davacının talep ettiği alacak yönünden taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 813.600,00 TL fatura alacağı olduğu, dava tarihinden itibaren ticari alacak olması sebebiyle avans faiz isteminin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, 813.600,00 TL'nin 16/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Karar ve ilâm harcı olan 55.577,01-TL harçtan peşin alınan 9.646,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 45.930,75-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 27.620,00 TL yargılama gideri ve 9.646,26 TL peşin harç toplamı 18.591,28-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 127.950,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.11/09/2026
Katip E-imzalı
Hakim E-imzalı