İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/867 E. 2026/50 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/867
- Karar No
- 2026/50
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/867 Esas KARAR NO : 2026/50
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla...Şirketi hakkında ... 37. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı hakkında daha önce verilen konkordato mühletinin ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli, ...E. ve... K. sayılı ilamı ile kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verildiğini, bu durumun yargılama sürecinde dikkate alınması gerektiğini, ticari alacaklar için dava şartı olan arabuluculuk sürecinin ... büro ve ... arabuluculuk numaralı dosya ile işletildiğini ancak 07.08.2025 tarihli son tutanakta anlaşma sağlanamadığının kayıt altına alındığını, alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin E. ...K.... T. 20.03.2012 ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin E. ... K. ... T. 9.6.2015 sayılı kararlarında da cari hesap alacaklarının likit nitelikte olduğunun vurgulandığını, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle müvekkilin alacağına kavuşmasının engellendiğini, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınma ihtimaline karşı tensip zaptı ile davalıya ait 2021-2025 dönemlerine ilişkin BA BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbinin ve ön inceleme duruşması beklenmeksizin celse arasında bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiğini, davalının ... Ticaret Sicil Odasına kayıtlı tacir olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek davanın kabulüne, davalının haksız itirazının 63.315,46 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ... Şirketi tarafından ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe 24.06.2025 tarihinde süresinde itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinde taraflar arasında herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, dava dilekçesinde belirtilen gerekçelerin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, icraya konu edilen fatura ve cari alacak bedelinin hukuki bir dayanağının olmadığını, takip tarihi itibarıyla alacağın muaccel hale gelmediğini, davaya konu edilen alacak miktarının gerçeği yansıtmadığını, başlatılan icra takibinin iyi niyetten yoksun ve hukuka aykırı olduğunu, fahiş faiz talep edildiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşürülmesinin ve alacak miktarına faiz işletilmesinin kabul edilemez olduğunu, borca, ferilerine, faize ve faiz oranlarına ilişkin itirazlarını yinelediklerini, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur. ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası celp edilmiştir. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1). Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3) Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır. Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4 ) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 13.02.2026 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ‘’ ... 37. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir. ‘’ Davacı tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA - BS Formlarının İncelenmesi, d) Faturalar & Sevk İrsaliyelerin İncelenmesi, 4.a. DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.1 DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı tarafından ibraz edilen 2021-2025 yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davacı şirketin 01 Temmuz – 30 Haziran hesap dönemine tabi olduğu, davacı şirketin ibraz ettiği, 2021-2022-2023-2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a.2-DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul) Sayın Mahkemenin 13.02.2026 tarihli celsesinde, ‘’Tarafların 2021-2022-2023-2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurmalarına, tarafların yerinde inceleme talepleri var ise 2 haftalık kesin süre içerisinde açıkça bildirmelerine, yerinde incelemenin nerede yapılacağının açıkça bildirilmesine, bu hususta taraflarca iki haftalık süre içerisinde açıklama yapılmasına, ticari defterler inceleme gün ve saatinde hazır edilmez veya 2 hafta içerisinde yerinde incelemede talep edilmezse ticari defterlerin incelenmesinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, Ticari defterlerini sunmadığı veya yerinde inceleme talebinde bulunmadığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun davalı tarafa ihtarına,’’ karar verilmiştir. Davalı vekilinin Sayın Mahkemenin 13.02.2026 tarihli duruşmasında hazır bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafın inceleme mahalline gelmemesi ve yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedeniyle, davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b-1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, yevmiye defterinde 'Alıclar' hesabının grup hesabı olarak kayıt edildiği ve her bir alıcı için ayrı bir alt hesap kodu açılmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, muhasebe sisteminin arka planında çalışan yardımcı defterlerinde davalı tarafa ait 2024-2025 yıllarında ACM04006 kodlu cari hesabın dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin, davacı tarafa ait 11.04.2024 tarihli ve ... seri numaralı fatura ile başladığı. Davacı tarafından 11.04.2024 ile 23.12.2024 tarihleri arasında davalıya 81 adet fatura ile toplam 240.710,55 TL tutarında satış yapıldığı; davalı taraftan toplam 202.449,89 TL ödeme aldığı ve buna göre, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 38.260,66 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2025 yılına devrettiği görülmüştür. Davacı tarafından 02.01.2025 ile 25.02.2025 tarihleri arasında davalıya 12 adet fatura ile toplam 55.054,80 TL tutarında satış yapıldığı, bu süreçte davalı taraftan toplam 30.000,00 TL ödeme alındığı. İcra takibinin başlatıldığı 12.06.2025 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 63.315,46 TL alacaklı olduğu, Takibe konu cari hesap alacağı, aşağıda dökümü verilen faturalardan oluştuğu. 4.b-1 Davalı Hesap İncelemesi: Davalı vekilinin Sayın Mahkemenin 13.02.2026 tarihli duruşmasında hazır bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafın incelemeye gelmemesi ve yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedeniyle, davalı üzerinde inceleme yapılamamıştır. 4.c- BS ve BA Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacı tarafın bağlı bulunduğu Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü 23.02.2026 tarihli yazı cevabı ekinde davacının 2021,2022,2023,2024 yıllarına ilişkin karşılaştırılmalı BA-BS formunu dosyaya göndermiştir. Davacı tarafın 2024 yılı BS formunda davalı tarafa 81 adet e-belge fatura ile 238.254,47 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafın 2025 yılı BS formunda davalı tarafa 12 adet e-belge fatura ile 54.509,70 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalı tarafın bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 13.03.2026 tarihli yazı cevabı ekinde davalının 2021,2022,2023,2024 yıllarına ilişkin karşılaştırılmalı BA-BS formunu dosyaya göndermiştir. Davalı tarafın 2024 yılı BA formunda davacı tarafından 81 adet e-belge fatura ile 238.254,47 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalı tarafın 2025 yılı BA formunda davalı tarafa 12 adet e-belge fatura ile 54.509,70 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. 4.d- Faturalar İleİrsaliyelerin İncelenmesi: Davacı tarafından inceleme takip konusu alacağını oluşturan 15 adet e- faturalar sunulmuştur. Söz e-faturalar aşağıdaki gibi incelenmiştir. Takibe konu cari hesap alçağını oluşturan, 16.12.2024 tarihinden 24.02.2025 tarihine kadar olan 15 adet toplam 63.899,88 TL bedelli e-faturaların ‘’Temel fatura’’ senaryosuna göre düzenlendiği. GIB portalı üzerinden davalı tarafa faturanın teslim edildiği, Temel fatura, e-fatura uygulaması üzerinde red yanıtı verilmesine imkan bulunmamaktadır. Ancak temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edilebilmesi imkanını ortadan kaldırmamaktadır. Temel faturalara; Noter aracılığı ile Taahhütlü Mektupla, Telgrafla, Güvenli Elektronik İmza Kullanılarak Kayıtlı Elektronik Posta Sistemi İle, itiraz edilebilir. Diğer bir ifade ile temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile itiraz edilebilmesi imkanı bulunmaktadır. 01.07.2021 tarihinden itibaren GİB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalının 2024 ve 2025 yılı Ba formlarının incelenmesinde; takibe konu cari hesap alacağını oluşturan, 2024 yılına ait 3 adet toplam 8.845,08 TL bedelli e-faturanın davanın 2024 BA formunda kayıtlı olduğu, 2025 yılına ait 12 adet toplam 55.054,80 TL bedelli e-faturanın, davalının 2025 yılı BA formlarında kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalının, TTK'nın 18/3. maddesinde öngörülen yöntemlerle (noter, KEP vb.) yasal 8 günlük süre içerisinde söz konusu faturalara itiraz ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Davacı tarafından inceleme takip konusu alacağını oluşturan 15 adet e- faturalara konu olan malların davalı tarafa teslim edildiğine dair 15 adet sevk irsaliyeleri sunulmuştur. Söz konusu sevk irsaliyeler aşağıdaki gibi incelenmiştir Yukarıda dökümü yapılan irsaliyer üzerinde yapılan incelemesi, takip konusu cari hesap alacağı oluşturan 14 adet ve toplam 60.211,76 TL tutarındaki e- faturalara konu olan malların teslim edildiğine dair irsaliyeler üzerinde Emine İlhan isim ve imza bulunduğu görülmüştür. Takip konusu cari hesap alacağı oluşturan 2 adet ve toplam 3.688,12 TL tutarındaki e- faturalara konu olan malların teslim edildiğine isim ve soyisminin bulunadığı ancak imza bulunduğu görülmüştür. Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 12.06.2025 tarihli icra takibinde 63.315,46 TL asıl alacağına, 9.226,71TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Takip alacaklısı davacı taraf huzurdaki davada işlemiş faiz talebinde bulunmamış, 63.315,46 TL harca esas değer üzerinden itirazın iptal davası açmıştır. TCMB verilerinden 12.06.2025 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %49,25 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacal asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %49,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği. 6 ) S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 01 Temmuz – 30 Haziran özel hesap dönemine tabi olduğu, davacı şirketin ibraz ettiği, 2021-2022-2023-2024-2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu,görülmüştür. Davalı vekilinin Sayın Mahkemenin 13.02.2026 tarihli duruşmasında hazır bulunduğu görülmüştür. Davalı tarafın incelemeye gelmemesi ve yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedeniyle, davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı defterlerinde davalı taraf adına yürütülen 2024-2025 yılları ACM04006 kodlu cari hesap kayıtlarına göre, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin, davacı tarafa ait 11.04.2024 tarihli ve BMF2024011100213 seri numaralı fatura ile başladığı. Davacı tarafından 11.04.2024 ile 23.12.2024 tarihleri arasında davalıya 81 adet fatura ile toplam 240.710,55 TL tutarında satış yapıldığı; söz konusu dönemde davalı taraftan toplam 202.449,89 TL ödeme aldığı ve buna göre, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 38.260,66 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2025 yılına devrettiği görülmüştür. Davacı tarafından 02.01.2025 ile 25.02.2025 tarihleri arasında davalıya 12 adet fatura ile toplam 55.054,80 TL tutarında satış yapıldığı, bu süreçte davalı taraftan toplam 30.000,00 TL ödeme alındığı. İcra takibinin başlatıldığı 12.06.2025 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 63.315,46 TL alacaklı olduğu, söz konusu alacağın, 26.06.2025 tarihinde hesaplar arası virman işlemi ile 'Şüpheli Ticari Alacaklar' hesabına aktarılarak takibe konu edildiği görülmüştür. 01.07.2021 tarihinden itibaren GİB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalının 2024 ve 2025 yılı BA formlarının incelenmesinde; takibe konu cari hesap alacağını oluşturan, 2024 yılına ait 3 adet toplam 8.845,08 TL bedelli e-faturanın davanın 2024 BA formunda kayıtlı olduğu, 2025 yılına ait 12 adet toplam 55.054,80 TL bedelli e-faturanın, davalının 2025 yılı BA formlarında kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalının TTK'nın 18/3. maddesinde öngörülen yöntemlerle (noter, KEP vb.) yasal 8 günlük süre içerisinde söz konusu faturalara itiraz ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Takibe konu cari hesap alacağını oluşturan toplam 60.211,76 TL tutarındaki 13 adet e-faturaya ilişkin sevk irsaliyeleri incelendiğinde; malların teslim edildiğine dair irsaliyeler üzerinde 'Emine İlhan' isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Ayrıca, toplam 3.688,12 TL tutarındaki 2 adet e-faturaya ait irsaliyelerde teslim alan kişinin isim ve soyisminin yer almadığı ancak imzasının bulunduğu görülmüştür. Takibe konu cari hesap alacağını oluşturan 63.899,88 TL tutarındaki 15 adet e-faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde; 12.06.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının davalından 15 adet e-faturdan kaynaklı cari hesap alacağının 63.315,46 TL olduğu. 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 12.06.2025 tarihli icra takibinde 63.315,46 TL asıl alacağına, 9.226,71TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Takip alacaklısı davacı taraf huzurdaki davada işlemiş faiz talebinde bulunmamış, 63.315,46 TL harca esas değer üzerinden itirazın iptal davası açmıştır. TCMB verilerinden 12.06.2025 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %49,25 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacal asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yıllık %49,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 63.315,46 TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, 2-... 37. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 63.315,46 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Asıl alacak olan 63.315,46 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Karar ve ilâm harcı olan 4.325,07-TL harçtan peşin alınan 718,56-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.606,51-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 15.040,00 TL yargılama gideri ve 718,56 TL peşin harç toplamı 15.758,56-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.11/09/2026
Katip E-imzalı
Hakim E-imzalı