İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/710 E. 2026/80 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/710
- Karar No
- 2026/80
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/710 Esas KARAR NO : 2026/80
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2026 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilin davacıya... tarihli servis formları ile davalıya bakım onarım hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalı adına 2025 yılında faturalar düzenlendiğini, fatura bedellerinin 500.000,00 TL tutarlı kısmının ... numaralı çekle ödendiğini, kalan borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve içeriğinin kabul edildiğinin ispatlanamadığını, servis hizmetinin ifa edildiğinin ispat edilemediğini, servis formlarındaki imzaların müvekkile ait olup olmadığı ile belirtilen fiyatın fahiş olup olmadığı hususlarının incelenmesinin gerektiğini, faturalarda açık bir vade bulunmaması ve müvekkilin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 22. İcra Dairesi ... İcra dosyası'na yazılan yazıya cevap verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, servis formları, faturalar, yazı cevapları, dosyadaki sair mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. Dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 10/07/2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Sayın Mahkemenizin 28.04.2026 tarihli duruşma zaptının 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 22.05.2026 günü saat 09:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, tarafların yerinde inceleme talep etmesi halinde 2 haftalık kesin süre içerisinde defterlerin bulunduğu yer ile incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgilerinin dosyaya yazılı olarak sunulması yönünde ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün de saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı gibi ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davacının davalı adına düzenlediği satış faturalarının usulüne uygun olarak Gelir İdaresi Başkanlığının e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiği, davalının ise adına düzenlenen faturalarla ilgili davacı adına herhangi bir iade ya da satış faturası düzenlemediği, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belgeyi dosyaya sunulmadığı, dosyada mübrez faturalara dayanak servis formlarında davalıya ait kaşe bilgisi ile isim yer almayan imzaların bulunduğu, Davacının davalı adına 2025 yılında 2 adet karşılığı 690.728,63 TL tutarlı satış faturası düzenlediği, karşılığında davalıdan 01.09.2025 tarihinde 2020598 numaralı çekle 500.000,00 TL tahsilat yaptığı, bu işlemlere göre 19.11.2025 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 190.728,63 TL borçlu olarak göründüğü, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde 19.11.2025 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın takipte belirtildiği üzere 190.728,63 TL olacağı sonucuna gidildiği, takip ile birikmiş faiz talep edilmediği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ve icra inkar tazminatını hak edip etmediği, davalının borca itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ... 22. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında 190.728,63 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 190.728,63 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 190.728,63 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarının lehine delil teşkil ettiği, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ... 22. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 190.728,63 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 38.145,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 13.028,67-TL harçtan, peşin yatırılan 3.257,17-TL harcın düşümü ile geri kalan 9.771,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 3.257,17-TL harç, 732,00 Tl peşin harç, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 160,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 14.149,17-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE, 8-4.600,00-TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır