İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/11 E. 2026/825 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/11
- Karar No
- 2026/825
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/11 Esas KARAR NO : 2026/825
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2026 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin dava konusu faturalar karşılığında davalıya mal sattığını ve irsaliye ile teslim ettiğini, davalının ödemelerini geciktirmeye başladığını ve 918.420,00-TL borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2025/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz etmesinden dolayı takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilin borcunun olmadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını huzurdaki davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, dava dilekçesinde sunulan iddiaların gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususunda ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da müvekkili ile davacı ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığını, davacının alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu iddia ederek; davanın reddini, davacınn %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 918.420,00-TL borcun ödenmesi amacıyla tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 13/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09/12/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 14/07/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı firma incelemeye yasal defterlerin ibraz edilmediği, bu sebeple dava konusu olaylar yönünden davalı ticari defterlerinde inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı, tarafların arasında yoğun ve hacimli bir ticari ilişki olduğu, davacı tarafından kesilen faturalara karşılık davalı tarafından muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığı, dava dosyasında davacı tarafından kesilen faturalara yasal süresinde itiraz edildiğine ve irsaliyelere ret verildiğine dair mevcut bir bilgi ve belge bulunmadığı, kesilen faturaların dijital ortamda davalı tarafa gönderildiği, faturaların dayanak e-irsaliyeler ile uyumlu olduğu ve irsaliyelerde teslim alan imzası bulunan isimleri okunan kişilerin davalı sigortalı çalışanları olduğunun sigortalı listelerinden tespit edildiği, Dava konusu faturaların ve muhteviyatı hizmetlerin davalıya teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, faturaların ve ürünlerin teslim edilmediği hususunun ispata muhtaç olduğu, davacı tarafından davalıya keşide edilen faturaların davacı tarafından satış olarak, davalı tarafından alış olarak, bildirildiği, tarafların bildirimlerin birbirini doğruladığı, bildirimlerin GİB tarafından otomatik olarak yapıldığı, sayın Mahkemece davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde icra takip tarihi davacı tarafın inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatlerine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; E-faturalar ve irsaliye örnekleri, cari hesap özeti, ticari defter ve kayıtlar -Davalı vekili tarafından sunulan; ticari defterler, faturalar, kayıt ve belgeler, banka kayıtları -Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünden gelen davalıya ait 2025 yılına ait çalışan listesini içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, fatura kapsamında başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın satım ilişkisine dayalı fatura ve açık cari hesap kapsamında doğduğu iddia edilen alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. Maddesi ile mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğine karar verilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında süregelen satıma dayalı ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığı, davacı tarafından düzenlenen uyuşmazlığa konu faturaların davalıya e-fatura sistemi üzerinden iletildiği, bildirimlerin uyumluluk arz ettiği, faturaların itiraz veya geri iadesine dair bir tespit veya savunma bulunmadığı, sunulan bir kısım irsaliyelerin davalı çalışanı olduğu anlaşılan kişilerin ad ve imzalarını taşıdığı, davalının mazeretsiz olarak ticari defterlerini ibraz etmemesi ile davacının HMK'nın 222/2. maddesine uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtların kendi lehine delil olarak kabul edilmesinin engellenemeyeceği, davalının engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılacağı, davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle takipteki asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu, bu karineye ve sunulan delillere itibar edilerek alacağın varlığı ve miktarının ispatlandığının kabulü gerektiği anlaşılmış, davanın kabulüne ve takipteki asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 183.684,00 -TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Karar tarihinde alınması gereken 62.737,27-TL karar ve ilam harcından 11.092,22-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 51.645,05-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL başvuru harcı ve 11.092,22-TL peşin harç olmak üzere toplam 11.824,22-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere giderleri toplamı 6.690,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden takdir edilen 143.763,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza