İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1005 E. 2026/580 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1005
- Karar No
- 2026/580
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1005 Esas KARAR NO : 2026/580
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında hizmet sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin davalıya yemek hizmeti sunduğunu, davalının ödenmeyen borçları için Whatsapp üzerinden bilgilendirildiğini ve borcu ödeyeceklerini beyan etmelerine rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından 28.02.2025 tarihli ve ... numaralı 34.177,00-TL bedelli faturanın tanzim edilerek davalıya iletildiğini, davalının faturadan kaynaklı borcu ödememesi üzerine .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, alacağın likit ve muayyen olduğunu, taraflar arasında yürütülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle müvekkilinin mağdur edildiğini, bu nedenle .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. 20.02.2026 tarih ve 33174 sayılı Resmî Gazetede yayımlan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun, Bakırköy, İstanbul, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin yeniden belirlenmesine ilişkin 18.02.2026 tarih ve 282 sayılı kararı ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi İstanbul ilinin mülki sınırları esas alınmak suretiyle yeniden belirlenmiş, ancak bahsi geçen karar ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyetinin durdurulmasına ve dosyaların devrine ilişkin bir karar alınmamıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 30.06.2026 tarih, 1420 sayılı kararı ile İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyetinin durdurulmasına ve bu mahkemede görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının tek ve çift dosya kriteri dikkate alınarak İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ve İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilerek devrine karar verilmiş, bu kapsamda 10/07/2026 tarihli Dosya Paylaşım Mutabakat Tutanağı kapsamında İstanbul (Kapatılan) Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sırasına kayıtlı bulunan eldeki dava dosyası, Mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydedilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye istinaden davalı tarafa yemek hizmeti verildiğini ve fatura düzenlendiği, icra takibine konu fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 03/09/2025 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 34.177,00 TL asıl alacak ve 3.001,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.178,96 TL borcun ödenmesi amacıyla 15/05/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 222/1 maddesi gereğince, davalı tarafa davaya ilişkili dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde mahkememiz kaleminde hazır bulundurması için kesin süre verildiği kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmemesi halinde ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi tarafından 29/06/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davacı tarafın incelenen 2025 yılı ticari defterlerinde, davacı tarafından davalı şirket adına herhangi bir cari hesap kodu (120 Alıcılar) açılmadığı, takibe konu 28.02.2025 tarih ve ... seri numaralı, KDV dahil 34.177,00 TL tutarlı faturanın, doğrudan 100 KASA hesabı borçlandırılmak suretiyle nakit olarak tahsil edildiği ve 15.05.2025 icra takip tarihi itibariyle davacının davalından herhangi bir alacağının bulunmadığı, Sayın Mahkemece, davacı şirketin kendi yasal ticari defterlerinde, takibe konu 28.02.2025 tarihli ve ... seri numaralı 34.177,00 TL tutarlı faturayı düzenlendiği gün "100 Kasa" hesabına borç kaydetmek suretiyle fatura tutarının kapatılmış olması nedeniyle 34.177,00 TL tutarlı faturanın nakit olarak tahsil edildiğinin kabulü halinde, davacının kendi yasal defter kayıtlarına göre 15.05.2025 icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan herhangi bir alacağının görünmediği; Sayın Mahkemece, davacı şirketin ticari defterlerindeki takibe konu 28.02.2025 tarihli ve ... seri numaralı 34.177,00 TL tutarlı faturaya ilişkin "peşin/kasa" tahsilat kaydının gerçek ödeme olmadığı, dava dosyasına sunulan WhatsApp yazışmalarına göre, takibe konu 28.02.2025 tarihli, ... seri numaralı ve KDV dahil 34.177,00 TL tutarlı e-arşiv faturanın ödenmediğinin kabulü halinde; Sayın Mahkemece, davacının defterindeki "peşin/kasa" kaydının gerçek durumu yansıtmadığı, dosyaya sunulan whatsapp yazışmalarına fatura tutarının ödenmediği ve söz konusu faturanın 04.03.2025 tarihinde davalı tarafa WhatsApp üzerinden tebliğ edildiğinin kabulü halinde; 04.03.2025 fatura gönderim tarihine 30 günlük sürenin eklenmesi ile 04.04.2025 tarihinde temerrüdün oluştuğu hesaplanmaktadır. Bu doğrultuda; 34.177,00 TL asıl alacak tutarına, 04.04.2025 temerrüt tarihinden 15.05.2025 icra takip tarihine kadar yıllık %44,25 avans faizi oranına göre yapılan hesaplamada, işlemiş faiz tutarının 1.698,78 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu e-faturanın düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturanın e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı ticari defter ve kayıtlarında takibe konu 28.02.2025 tarihli ve ... seri numaralı 34.177,00 TL tutarlı faturaya ilişkin "peşin/kasa" tahsilat kaydı bulunmuşsa da davacı tarafından sehven yapılan teknik bir hata olduğunun beyan edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan whatsapp yazışmalarında davalı tarafın borçlu olduğu ve borcun ödenmediği sabit olduğundan ve davalı taraf icra takibinde borcu bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuşsa da davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı 34.177,00 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış ve davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 34.177,00 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 34.177,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, davacı icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da TBK 117/1'e göre davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin ihtar bulunmadığından faize ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si(6.835,40-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 34.177,00 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 34.177,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, faize ilişkin istemin reddine, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(6.835,40-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.334,63-TL karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.719,23-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 4.228,78-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 371,22-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 34.177,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti ve 1.288,00-TL posta giderinden ibaret toplam 8.788,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 8.078,81-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kabul edilen ve reddedilen miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*