İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1000 E. 2026/831 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1000
Karar No
2026/831
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1000 Esas KARAR NO : 2026/831 Karar

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08.01.2026 KARAR TARİHİ : 29.09.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ve davalı arasında ticari ilişki kapsamında davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilen ipliklerin müvekkilinin üretim tesisinde işlenerek kumaş haline getirilmesine ilişkin sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkilinin eksiksiz bir şekilde kumaşlarını ürettiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, söz konusu kumaşlar için davalı şirketin 25/04/2025 tarihinde 30.000 TL'lik nakit bir ödeme yaptığını, geri kalan 85.346,91-TL'lik ödemeyi ise geciktirdiğini ve yapmadığını, müvekkili şirket, harici yapmış olduğu görüşmelerde söz konusu borcu hatırlatmış olsa da, davalı şirketin, belirli sebepler gösterdiğini, ayıplı mal ihbarında bulunmaksızın daha sonrasında malların ayıplı olduğunu söylediğini ve ödeme yapmaktan imtina ettiğini müvekkil şirketin 28/05/2025 tarihinde ihtarname çektiğini, bu ödemenin yapılması için ihtarda bulunduğunu, davalı şirketin iş bu ihtara da uymadığını, müvekkili şirketin, ... 10. İcra Dairesi ...lı dosyası ile takip başlatmış olup iş bu icra takibine 17/06/2025 tarihinde davalı tarafından itiraz edildiğini, davalı şirket in yapmış olduğu 30.000 TL'lik kısmi ödemenin dışında herhangi bir ödeme yapmadığını ve aylar sonra malların ayıplı çıktığını belirterek başka herhangi bir ödeme yapmadığını ve ayıplı olduğunu belirttiği ürünleri de müvekkili şirkete teslim etmediğini, aylar sonra sırf ödeme yapmamak için ortaya atmış olduğu bu iddiayı kanıtlar nitelikte herhangi bir somut delilinin de bulunmadığını, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, davaya konu ... 10. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının dava dosyası arasına celp edilmesini, takibin ... 10. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, yapılan ihtarlı tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, noter ihtarnamesinde belirtilen alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında davacının davalıya iplik üretmesi şeklinde ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında olduğunun tespitine ilişkindir. ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı tarafça davalı şirket aleyhine 85.346,91 TL asıl alacak, 2.227,45 TL noter ihtarname masrafı ve 448,95 TL işlemiş faiz üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Mahkememiz 17/04/2026 tarihli ara kararı ile tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş olup Bilirkişiden alınan 09.06.2026 tarihli raporda özetle; Taraflardan davacı taraf incelemeye 2025 yılı ticari defterleri ile evrak ve belgelerini mahkemeye flasbellek içinde sunduğuna, davalı tarafın ise duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmediğine, evrak belge sunmadığına, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığına, davacı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğuna, dolayısıyla T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiğine, davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalının takip tarihi itibariyle icra takip tutarı kadar, 85.346,891 TL alacaklı olduğu tespit edildiğine, davacının 2025 yılı karşılaştırmalı BA-BS bildirim raporu incelenmesi ile davacının 2025 yılında davalıya 11 adet belge ile KDV hariç 110.936,00 TL tutarında satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğuna, davalının da aynı şekilde 2025 yılında davacıdan 11 adet belge ile KDV hariç 110.936,00 TL tutarında alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğu tespit edildiğine, dolaysı ile davacının defterlerine kaydettiği satış faturalarını BS bildirimi ile bildirdiğine, davalının da aynı faturaları davacıdan alım olarak bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirimde bulunduğuna, dolayısı ile tarafları BA-BS bildirimlerinin mutabık olduklarının tespit edildiğine, davacı taraf 28.05.2026 tarihinde ... 40. Noterliğinden ... yevmiye numaralı bir ihtarname göndermiştir. Davacı vekili ihtarnamesinde 85.346,91 TL alacağın iki aydır ödenmediğini ve 7 gün içinde ödenmesini talep ettiğinin tespit edildiğine, bu ihtarnameye davalı tarafından cevap verildiği hususunda herhangi bir belge dosyadan tespit edilemediğine, davacı takipte 448,95 TL işlemiş faiz talep ettiğinin görüldüğüne, ihbamamede 7 gün süre verildiğine, 7 günlük süreden dava tarihine kadar geçen süre için 9024 faiz oranı ile 448,95 TL işlemiş faiz alacağı hesaplandığına, davacı takipte 2.227,45 TL Noter ihtarname gideri talebinde bulunduğuna, ancak ihtarname giderine ait herhangi bir makbuz dosyaya sunulmadığına, bununla ilgili herhangi bir kayıt ticari defterden de tespit edilemediğine, dolayısı ile davacının ihtarname giderinin tutarı tespit edilemediğine, dolayısı ile davacının takibe konu noter ihtarname giderini talep edip edemeyeceği hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğuna, davacının 85.346,91 TL bakiye alacağı ile 448,95 TL işlemiş faiz alacağı olduğu tespit edilmiş olup 2.227,45 TL lik Noter ihtarname gideri tutarı tarafınca tespit edilememiş olup, bu tutar alacağı hususundaki takdirin Mahkemeye ait olacağına dair görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve ... E. -... K. sayılı kararı ) Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalının takip tarihi itibariyle icra takip tutarı kadar, 85.346,891 TL alacaklı olduğu, davacının 2025 yılı karşılaştırmalı BA-BS bildirim raporu incelenmesi ile davacının 2025 yılında davalıya 11 adet belge ile KDV hariç 110.936,00 TL tutarında satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğu, davalının da aynı şekilde 2025 yılında davacıdan 11 adet belge ile KDV hariç 110.936,00 TL tutarında alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğu tespit edildiği, dolayısı ile davacının defterlerine kaydettiği satış faturalarını BS bildirimi ile bildirdiğine, davalının da aynı faturaları davacıdan alım olarak bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirimde bulunduğu, dolayısı ile tarafları BA-BS bildirimlerinin mutabık oldukları, davacının 85.346,91 TL bakiye alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya Mahkememiz ara kararı ile gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talebinini de yer aldığı ve dava değerinin işlemiş faiz dahil bedel üzerinden harçlandırıldığı görülmüş ise de ihtarnamenin tebliğine ilişkin evrakın dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın takip öncesi temerrüde düşüldüğü hususu ispat edilebilmiş değildir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafın ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 11.818,64 tl asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda faiz işletilmesine, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 2.363,72 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın ... 10. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE TAKİBİN 85.346,91-TL ASIL ALACAK ÜZERİNDEN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 17.069,37-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 5.830,04-TL olup, peşin alınan 1.063,10-TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 4.766,94-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL başvuru harcı, 1.063,10-TL peşin harç toplamı 1.795,10-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 995,00-TL, bilirkişi ücreti 8.000,00-TL VE 2.227,45-tl ihtarname masrafından oluşan 11.222,45-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 10.881,26-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; 4.460,15-TL'sinin davalıdan alınarak, 139,85-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1000, K. 2026/831, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1000-e-2026-831-k-e688979b123a