İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/443 E. 2026/739 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/443
- Karar No
- 2026/739
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/443 Esas KARAR NO : 2026/739
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin medya ve iletişim sektöründe faaliyet gösteren öncü bir ajans olduğunu, davalı ile aralarında kariyer danışmanlığı ve ticari reklam hizmetlerine dayalı bir ticari ilişki kurulduğunu, sunulan hizmetlere ilişkin tanzim edilen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, hizmetlerin eksiksiz ifa edilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, davalının faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, alacağın tahsili amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında yürütülen zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalının likit olan alacağa karşı kötü niyetli itirazda bulunduğunu, bu nedenle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak üzerinden % 20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı firmanın müvekkil şirkete reklam hizmeti verdiğini iddia ederek somut bir hizmet sunumu olmaksızın fahiş tutarlı faturalar düzenlediğini, müvekkil firmadan onay alınmadan oluşturulan bu faturalara karşı yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, başlatılan icra takibine süresinde itiraz edildiğini, davacının haksız şekilde itirazın iptali davası açtığını, arabuluculuk görüşmelerinde fatura bedellerinin ve uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunun belirtilmesine rağmen uzlaşma sağlanamadığını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin ... E. ... K. sayılı kararında belirtildiği üzere faturanın tek başına kesin delil teşkil etmediğini ve hizmetin fiilen ifa edildiğinin ispatlanması gerektiğini, müvekkilin faturayı ulaştığı tarihte arayarak itirazlarını ilettiğini, ticari ilişki içerisindeki iyi niyetli tutuma rağmen davacının fahiş bedel ve faizle icra takibi başlattığını, Yargıtay 19. HD, ...E. , ...K. sayılı kararında vurgulandığı gibi süresinde yapılan yazılı itirazın faturanın kabul edilmediğini gösterdiğini, ticari defterlerde yer almayan faturanın alacaklı lehine delil oluşturmadığını, davacının hizmet sunmaksızın haksız kazanç elde etme niyetiyle hareket ettiğini, bu durumun Türk Borçlar Kanunu’nun 2. maddesindeki dürüstlük ilkesine ve ticaret ahlakına aykırı olduğunu, müvekkilin ticari itibarının zedelenmeye çalışıldığını, dosyada hizmetin ifasını gösteren hiçbir belge bulunmadığını, davacının davasının tamamen dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu ifade ederek açılan itirazın iptali davasının reddini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20’den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; ... 4. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu alacak yönünden davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, itirazın iptali şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 29.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Davaya konu asıl alacak yönünden; davacının davaya konu asıl alacak tutarı olan 421.800,00.-TL alacaklı olacağı, Faiz yönünden; takibe konu faturaların vade tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faizin 16.613,60.-TL olacağı, yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimi arz ederim." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 4. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyası ile 421.800 TL asıl alacak ve 16.243,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 438.043,60 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu faturalar hizmetin verilip verilmediğinin ve alacağın bulunup bulunmadığının ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, defterlerin sunulması ve rapor alınmasına ilişkin ara karar oluşturulan 17/02/2026 tarihli duruşmada taraf vekillerinin hazır olduğu, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, 29/04/2026 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerine göre davalının davacıya 421.800,00 TL borcunun bulunduğu, davaya konu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ihtara rağmen defterler sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturalara konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğine ilişkin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, aksinin veya ödeme yapıldığının davalı tarafça somut ve yasal delillerle ispat edilemediği, faturaların e fatura olarak düzenlendiği ve davalıya iletildiği, faturaların üzerinde ödenmesine ilişkin vade tarihlerinin bulunduğu, bilirkişi tarafından bu vade tarihlerinden itibaren işlemiş faiz yönünden hesaplama yapıldığı, davacının talep ettiği işlemiş faiz miktarının uygun olduğu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalının ... 4. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 29.922,76 TL karar harcından peşin olarak alınan 5.290,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.632,29 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcının 5.290,47 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 70.086,98-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 6.290,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır