İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/219 E. 2026/119 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/219
- Karar No
- 2026/119
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/219 Esas KARAR NO : 2026/119
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı firma arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili firmanın davalı firmanın talep ettiği takip konusu faturalarda belirtilen malları verdiğini, davalı tarafın ilgili fatura bedellerini vade tarihi geçmesine rağmen ödemediğini ve davalının temerrüde düştüğünü, ilgili faturalara herhangi bir itirazın vaki olmaması ve temerrüdün devamı nedeniyle hakkında ... 20. İcra Müdürlüğü ...E nolu dosyası ile takibe geçilmiş olup, davalı(borçlu) takibe, yetkiye tüm borca, faize ve faiz oranlarına itiraz ettiğini ve ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduğunu, yapılan bütün itirazların haksız olması nedeniyle iptali gerektiğini, zira davalı yanın ilgili takibe karşı yaptığı tüm itirazlar gerçek dışı olup hukuki dayanaktan yoksun ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, sebeplerle; fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle, ... 20. İcra Müdürlüğü ... E nolu dosyasında, takibe, yetkiye tüm borca, faize ve faiz oranlarına, tüm ferilerine, zaman aşımına ilişkin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan bütün itirazların iptaline ve takibin devamını, izah edilen nedenlerle davalı borçlunun icra takibine vaki haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi nedeniyle alacak meblağının %20'den aşağı olmamak üzere davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili süresinde sunulmayan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davacı ... Şirketi tarafından ... 20. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı icra dosyası ile takip talebi başlatılmış; tarafımızca borca itiraz edildiğini, davacı tarafın, mahkeme nezdinde müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açtığını, müvekkili aleyhine başlatılan takip davacı ile müvekkili hastane arasındaki cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişkiye dayanılarak ödeme alınmadığı iddiası ile başlatıldığını, söz konusu ticari ilişki kapsamında müvekkili hastane davacı şirketten faturada belirtilen herhangi bir ürünü alamadığını, üzerine düşen edimi yerine getirmeyen davacı şirket haksız yere alınmayan ürünlerin faturasını kestiğini, davacının haksız düzenlediği faturalara karşı müvekkili şirketçe zamanında ve usulüne uygun olarak iade faturaları düzenlenmiş ve davacı şirkete gönderildiğini, alınmayan hizmet karşılığında faturalarla karşılaşan müvekkili hastane deprem bölgesinde faaliyet gösterdiği göz önünde tutularak şartlarının elverdiği tarihlerde bu faturalara istinaden iade faturaları oluşturduğunu, davacı yan, sunmadığı hizmetlere usulsuz şekilde sonradan haksız kazanç elde etmek amacıyla fatura kesip icra takibine girişildiğini, davacı tarafından kesilen son fatura tutarındaki adet miktarının fazlalığı ve fatura tutarının diğer faturalardan fahiş düzeyde yüksek olması iddialarını kanıtlar nitelikte olduğunu, Mahkemece gerekli incelemeler yapılıp tanıklarının dinlendiğinde bu durum açıkça anlaşılacağını, neticeten; haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Gelir İdaresi Başkanlığına, ... Kaymakamlığına, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi, ... Ticaret Ve Sanayi Odası, ... 20. İcra Dairesine yazılan yazılara cevap verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Ekspertiz Raporu, Kazalı Araç Fotoğrafları, yazı cevapları, dosyadaki sair mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. Dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 05/01/2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; "Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, davacının 06.01.2021 ile 04.02.2023 tarihleri arası dönemde davalı adına 79 adet karşılığı toplamda 2.221.887,18 TL tutarlı e-fatura türünde satış faturası düzenlediği ve faturaların davalıya teslim edildiğini gösterir e-fatura zarf dökümlerinin de ayrıca sunulduğu, faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belge ile iade faturasının davacı ticari defterlerinde tespit edilemediği, dosyaya celp edilen davalıya ait BA/BS formlarında göre; davacının 2022-2023 yıllarında davalı adına Kdv hariç olmak üzere düzenlediği 50 adet karşılığı 1.478.466,76 TL tutarlı satış faturalarının davalıya ait BA Formunda kayıtlı bulunduğu, davacının düzenlediği 79 adet faturadan kalan 29 adet faturanın 5.000 TL sınırı altında kalması nedeniyle BA formunda yer almadığının anlaşıldığı, davacının davalı adına kdv dahil toplamda 2.221.887,18 TL tutarlı satış faturası düzenlediği, karşılığında davalıdan banka kanalıyla toplamda 1.689.696,67 TL tutarlı tahsilat yaptığı, davalıdan 1 adet karşılığı 3.009,42 TL tutarlı iade faturası aldığı, ayrıca davalının 2020 yılından devir gelen 159.122,12 TL borcu bulunduğu, bu işlemlere göre 27.10.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 688.303,21 TL borçlu olarak göründüğü, davacının takip açıklamasında “cari hesap alacağı” ibaresine yer vermeyip fatura numaraları ile tutarlarını özellikle belirttiği, mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde, takipteki talebe bağlılık ilkesi kapsamında işbu raporun “B2.Fatura İncelemesi:” başlığında listelenen faturalardan doğan davalıdan istenebilir tutarın 216.227,36 TL olacağı, (Takip: 688.303,21 TL) takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı, hususlarını içerir işbu bilirkişi raporu Saygı ile Sayın Mahkemenin takdirine arz olunur." denilmiştir. 06/09/20296 tarihinde aynı bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda özetle; "Gelir İdaresi Başkanlığının 08.04.2026 tarihinde gönderdiği müzekkere cevabında davalının 01.01.2016 tarihi itibarıyla e-Defter uygulamasına dahil olduğu ve en son 2025/12 dönemine ait e-Defter ve berat dosyalarını GİB sistemine yüklediğinin belirtildiği, E-Defter ve beratların belirli dönemlere ilişkin ikincil kopyaları GİB bilgi işlem sistemlerinde saklandığı, özellikle 22.05.2024 ve sonrasında yüklenen dosyalarda e-Defter ve beratların GİB sistemine eş zamanlı yükleme işleminin yapıldığı, huzurdaki dava konusu uyuşmazlıkta tarafların 2024-2025 yılları ticari defterlerinin de incelendiği hususları gözetildiğinde davalının 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerine ulaşma imkanının bulunduğu, ancak dosya kapsamına göre davalının ticari defterleri ile ilgili herhangi bir veri sunmadığı, Cari hesap kapsamında davacının davalı adına 79 adet karşılığı 2.221.887,18 TL tutarlı e-fatura düzenlendiği, faturaların Gelir İdaresi Başkanlığının e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiği, davalının ise ilgili faturalara 8 günlük süre dahilinde itiraz ettiğini gösterir herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığı, davalıdan banka kanalıyla toplamda 1.689.696,67 TL tutarlı tahsilat yaptığı, davalıdan 1 adet karşılığı 3.009,42 TL tutarlı iade faturası alındığı, davalının 2020 yılından devir gelen 159.122,12 TL borcu bulunduğu, bu işlemlere göre 27.10.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 688.303,21 TL borçlu olarak göründüğü, Takip talebindeki uyaptan kaynaklı teknik sorun nedeniyle takip talebine fatura numaralarının yazıldığı, ancak takibin davalı ile olan tüm faturaları kapsadığı yönündeki davacının kök rapora itirazının Sayın Mahkemece kabul görmesi halinde, 27.10.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın takipte belirtildiği üzere 688.303,21 TL olacağı, Ancak davalıdan istenebilir tutarın takipte belirtilen faturalar bakımından sınırlı olacağı kanaatinin Sayın Mahkemenizde hasıl olması halinde kök rapordaki tespitlerin cari olduğu, Takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı, hususlarını içerir işbu bilirkişi ek raporu Saygı ile Sayın Mahkemenin takdirine arz olunur." denilmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ve icra inkar tazminatını hak edip etmediği, davalının borca itirazının yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ... 20. İcra Dairesinin...esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davalının sorca itirazında yetki itirazında bulunmuş ise de davaya konu fatura borcu olup götürülecek borç niteliğinde olduğundan icra dairesinin yetkisine yapılan yetki itirazının yerinde görülmediği, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verildiği, davalı yanca defterlerin zayi olduğu savunmasında bulunmuş ise de mahkememizce yapılan araştırmada defterlerin edefter olup 2.kopyalarının bulunduğunun GİB yazı cevabından anlaşıldığı, davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı sonucuna varıldığı, bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 688.303,21 TL alacaklı göründüğünün bildirildiği, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 688.303,21 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 688.303,21 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarının lehine delil teşkil ettiği, icra takibine dayanak yapılan belgelerde faturaların sunulduğu, bu haliyle takibe dayanak yapılan faturalardan kaynaklı davacının alacaklı olduğu, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE ile; davalı tarafından... 20. İcra Dairesinin...esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 688.303,21-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 137.660,64-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 47.017,99-TL harçtan, peşin yatırılan 11.754,50-TL harcın düşümü ile geri kalan 35.263,49-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 11.754,50-TL harç, 615,40 TL başvuru harcı, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 16.411,20-TL basın ilan ücreti ve 1.928,30-TL posta gideri olmak üzere toplam 42.709,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 109.245,48 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE, 8- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır