İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/658 E. 2026/115 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/658
Karar No
2026/115
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/658 Esas KARAR NO : 2026/115

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket güvenlik kamera bilişim sistemleri ve ağ alanında satış ve servis montaj hizmeti verdiğini, müvekkili, davalı şirket icra dosyasında yer alan faturalarla sabit olduğu üzere davalıya muhtelif Güvenlik kamera sistemi kamera faturası ve servis hizmeti verdiğini, bunlar ayrıca takip talebinde de yer almaktadır. 05.04.2025 tarihli Ticari Fatura 42.011,67 TL, 12.05.2025 tarihli ticari fatura 21.562,18 TL , 25.02.2025 tarihli ticari fatura 37.999,37 TL dekontları ekte sunulan fatulara rağmen davalı şirkete gönderildiği ve faturada belirtilen mal kamera ekipman güvenlik ve elektronik parçalar teslim ve servis kurulum hizmetleriyle birlikte yerine getirildiği halde faturaları ödeme borcunu yerine getirmediği gibi yapılan takibe de itiraz ettiğini, davalının talebiyle daha önce kesilen faturalara ait gönderilen ödeme makbuzları da ekte sunulduğunu, davalıdan kendisine mal ürün elektronik güvenlik kamera sistemleri ve kurulum servis hizmeti karşılığında gönderilen faturaların tahsili amacıyla icra takibi yapılmasına rağmen bu takibe de itiraz ettiğini, bu nedenle gönderilen mal h hizmet bedeline yönelik bu itirazı tamamen zaman kazanmak amacıyla yapılmış olup mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, neticeten; borçlunun haksız ve dayanaksız itirazının iptalini ve takibin devamını, %40’tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine ilişkin ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmesinin ardından müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığından dolayı haksız icra takibini, ödeme emrine, borca, faizlerine, faiz oranlarına, bahsi geçen hesap ekstresine ve faturalara ve tüm ferilere itiraz edildiğini, mahkemede görülmekte olan ... Esas sayılı dava dosyasında da, müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, bu nedenle, dava dilekçesinde yer alan hukuka ve kanuna aykırı iddialara yönelik beyanda bulunma zorunluluğu doğduğunu, davanın öncelikle usule yönelik itirazlarımız doğrultusunda reddini, mahkeme aksi kanaatteyse haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 24. İcra Dairesine yazılan yazıya cevap verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, yazı cevapları, dosyadaki sair mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ve icra inkar tazminatını hak edip etmediği, davalının borca itirazının yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verildiği, verilen sürenin kesin olduğu, davacı yanın bilirkişi ücretini yatırmadığı ve defterlerini ibraz etmediği, davalı yanın yerinde inceleme talep ettiği, yukarıda izah edilen düzenlemeler ve açıklamalar ışığında ispat yükü davacı üzerinde olup davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 655,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 76,93 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-4.600,00-TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/658, K. 2026/115, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-658-e-2026-115-k-3c4010f166e7