Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1856 E. 2026/1883 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1856
- Karar No
- 2026/1883
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/178 E., 2024/972 K.
Mahkeme kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen ... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurumun 22.04.2014 tarihli yazısıyla, 2012 yılına ait veriler üzerinde yaptıkları incelemede, Sağlık Uygulama Tebliğinin (SUT) (3.1.3.) maddesine aykırı olarak acil serviste yapılmaması gereken işlem ve tedavilere ait fatura bedellerinin acil servis branşından fatura edildiği gerekçesiyle 144.598,73 TL fatura bedeli ve 10.695,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 155.294,41 TL yersiz ödemenin müvekkilinin Kurum alacağından mahsup edileceğinin bildirildiğini, komisyon incelemesinde hangi faturalarda hangi ödemelerin yersiz olarak kabul edildiğinin belli olmadığını, müvekkili şirketin SUT'ta tanımlanan acil hal tanımı dışına çıkmadığını ileri sürerek müvekkilinin yersiz ödemeden kaynaklanan borcunun bulunmadığının tespitini istemiş, 26.04.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; davalı Kurumun 12.12.2023 tarihinde 144.598,73 TL asıl alacak, 146.432,29 TL faiz kesinti yaptığını ve davanın istirdata dönüştüğünü belirterek, 144.598,73 TL asıl alacak ve 146.432,29 TL faiz kesintisinin, kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Risk Analizi ve Sürekli Denetim Grup Başkanlığının 13.03.2013 tarihli ve 4511992 sayılı yazısı ile merkez müdürlükte oluşturulan komisyon tarafından yapılan inceleme sonrasında, acil branşındaki hatalı faturalandırmalar nedeniyle davacı Hastaneye borç çıkartıldığını, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.02.2016 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, tedavi ücretleri yeşil alan muayenesi kabul edilerek kesintiye tabi tutulan hasta sayısının 8.870 olarak belirlendiği, bunların tedavi bedelleri tutarı olan 144.598,73 TL için davalı Kurum tarafından kesinti uygulandığı, kesinti uygulanan 5.829 kişinin muayene ve tetkik bedellerinin (520.020) SUT kodlu Acil Poliklinik Muayenesi kapsamında değerlendirilerek 95.755,68 TL hesaplandığı, kalan 3.041 hastaya yapılan muayene ve müdahalelerin (520.021) kodlu Yeşil Alan Muayenesi olup, kesinti uygulanan 48.843,05 TL’nin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 144.598,73 TL ana para ve 10.695,68 TL işlemiş faiz kesintisinin 95.755,68 TL'lik bölümü ile bu miktar için uygulanan faiz yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 06.12.2027 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin, Mahkemece anapara yönünden davacının borçlu olmadığının tespit edildiği, ancak ana paranın işlemiş faizi tespit edilip hükme geçirilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 13.11.2018 tarihli kararıyla; alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 95.755,68 TL ana para ve 16.627,13 TL yasal faiz olmak üzere toplam 112.382,81 TL yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 3. Dairece verilen 03.11.2020 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, davacı Hastanenin faturalarında yapılan kesintilere konu hastalara ilişkin yeterli gerekçe sunulmadan, hastaların tedavi kayıtları her hasta yönünden tek tek değerlendirilmeden düzenlendiği ve yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verildiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacı Hastaneye uygulanan toplam 291.031,02 TL tutarındaki kesinti işleminden, 202.692,69 TL'lik kısmının haksız olduğu, 88.338,33 TL tutarındaki kesintinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 100.707,84 TL asıl alacak ve 101.984,85 TL faiz olmak üzere toplam 202.692,69 TL yönünden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davalı Kurum tarafından yapılan 202.692,69 TL kesintinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ Mahkemenin 24.12.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, uyuşmazlığa konu işlemlerin SUT hükümlerine uygun olup olmadığına ilişkin tüm hastaların ayrı ayrı incelendiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 3 ve 15. maddeleri uyarınca davacı tacir ile davalı Kurum arasındaki sözleşmenin ticari iş sayılması nedeniyle, davacı tacirin 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca alacağı nedeniyle ticari temerrüt faizi isteyebileceği gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili; tüm aşamalarda taleplerinin objektif gözle ve anlayışla değerlendirilmediğini, yargılamada yer alan dilekçelerini tekrarladıklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle onama ilamında davalı vekilinin tüm itirazlarının karşılandığı anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.