Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5265 E. 2026/2510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5265
- Karar No
- 2026/2510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/504 E., 2025/1260 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erciş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/654 E., 2024/244 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin 27.12.2013 tarihinde vefat eden ...'ün anne baba ve kardeşleri olduğunu, ...'ün 27.12.2013 tarihinde ... 9. Etap K:1-63 Erciş adresindeki evlerinde üzerine mutfak dolabının düşmesi sonucu vefat ettiğini, binanın davalı İdare tarafından diğer davalı şirkete yaptırıldığını, olayda davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinden ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma, 10.000,00 TL cenaze defin ve taziye giderleri, 35.000,00 TL manevi tazminat, ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma, 35.000,00 TL manevi tazminat, diğer müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 102.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili; olayın davacıların kusurundan meydana geldiğini, apartman yönetiminin kapıcı dairesi için İdare tarafından kendisine teslim edilmemesine rağmen izinsiz olarak daireyi davacılara teslim ederek kazanın meydana gelmesine neden olduklarını, ölüm olayının meydana gelmesi ile müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, dava konusu olayın meydana geldiği inşaatın sözleşmeye ve projesine uygun olarak yapıldığını ve İdareye teslim edildiğini, yapılan kontrollerde herhangi bir ayıp tespit edilemediğini, mutfak dolabının projesine uygun olarak yapıldığını, TSE standartlarına uygun malzemelerin kullanıldığını, ... Müşavirlik personeli tarafından yapılan kontrollerde terek dolabının çelik dübellerle duvara monte edildiğini, talep ettikleri manevi tazminat mikarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı İdare vekili; müvekkili İdareye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, işin bir bölümünün değil tümüyle devredildiği için işi devreden müvekkilinin işverenlik sıfatının ortadan kalktığını, bu nedenle de İdarelerin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, inşaatta kullanılan tüm malzemeler gibi işin projeye uygunluğunun denetiminin müşavirin sorumluluğunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli kararıyla; kanuna ve kusur raporuna göre davalı şirketin zarardan sorumlu olduğu, davacıların söz konusu olay nedeniyle elem ve ızdırap çektikleri ve manen zarar gördüğü kabul edilerek, kusur oranı ve manevi zarara etken diğer hususlar gözönüne alınarak uygun bir manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatı bakımından davacı ... için 51.953,36 TL, ... için 41.562,68 TL defin gideri olarak 3.500,00 TL'nin davalı şirketten tahsiline, davalı İdare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden; davacılar ... ve ... için 6.000,00’er TL, diğer davacıların her biri için 3.000,00’er TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline, hükmedilen tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili ile davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli kararıyla; yeni bir hesap bilirkişisinden rapor alınması ve davalı İdarenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 69. madde hükmü çerçevesinde yapı malikinin sorumluluğu kapsamında sorumlu olup olmadığının anlaşılması için araştırma yapılması gerektiği, tarafların kusur durumu, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, duyulan acı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kazanın meydana geldiği tarihte dava konusu bloğun davalı İdarenin mülkiyetinde olduğu, blokta 15.03.2013 tarihinde kat mülkiyetinin kurulduğu, ortak yer niteliğinde olan kapıcı dairesindeki kaza olayında davalı İdarenin 6098 sayılı Kanunun 69/1 maddesi "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü gereğince kusursuz olarak bina sahibi olmasından dolayı sorumlu olduğu, bu sorumlulukta kusurun aranmadığı, diğer davalı şirketin sorumluluğunun ise 10.09.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile %80 oranında belirlenmiş olup, bu davalının sorumluluğu da bu oran dikkate alınarak belirlendiği, davacıların 27.07.2015 tarihli hesap bilirkişisi raporuna itiraz etmedikleri, bu raporu dikkate alarak ıslah talebinde bulundukları, davalılar açısından bu rapordaki belirlenen miktarlar açısından usulü kazanılmış hakkın oluştuğu, davacıların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, vefat eden küçüğün kusursuz olduğu dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 64.941,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı şirketin sorumluluğunun 51.953,36 TL ile sınırlı olması şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ae verilmesine, 51.953,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı şirketin sorumluluğunun 41.562,68 TL ile sınırlı olması şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 3.500,00 TL cenaze ve defin gideri bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı şirketin sorumluluğunun 2.800,00 TL ile sınırlı olması şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı şirketin sorumluluğunun 28.000,00 TL ile sınırlı olması şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile (davalı şirketin sorumluluğunun 28.000,00 TL ile sınırlı olması şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı şirketin sorumluluğunun 8.000,00 TL ile sınırlı olması şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (... şirketin sorumluluğunun 8.000,00 TL ile sınırlı olması şartıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; aynı davada ikinci kez ıslah ile talep arttırılmasının mümkün olmadığı, fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle istenmesi gerektiği, manevi tazminat taleplerinin ise tek ve bölünemez olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, 6098 sayılı Kanunun 61. maddesinde haksız fiillerde dış ilişkide müteselsil sorumluluk düzenlenmiş olduğundan davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarları ile cenaze ve defin giderleri bedellerinden davalıların davacılara karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davalı İdarenin zararın tamamından sorumlu tutulup davalı şirketin ise aldırılan kusur raporuna göre zararın %80'inden sorumlu tutulmasına karar verilmesinin hatalı olduğu, olayın meydana geldiği taşınmazın davalı İdare adına tescilli olduğu dikkate alındığında 6098 sayılı Kanunun 69. maddesine göre davacılara karşı kusursuz olarak sorumlu olduğu, yine aldırılan kusur raporunda da davalı şirketin kusurlu olduğunun tespit edildiği, ayrıca dosyaya sunulan 27.07.2015 tarihli hesap bilirkişisi raporundaki tespitler ve davacılar vekilinin bu rapor doğrultusunda sunduğu ıslah dilekçesi birlikte göz önünde bulundurulduğunda, davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, feri müdahil vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davalılar vekillerinin ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 64.941,70 TL, destekten yoksun kalma tazminatı ve 3.500,00 TL cenaze ve defin giderinin, davacı ... için 51.953,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... ve ... için 35.000,00’er TL, ... ve ... için 10.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı şirket vekili; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın belirsiz alacak davası açılmasının usule aykırı olduğunu, olayın davacıların mutfak dolabına aşırı yükleme yapmaları sonucu gerçekleştiğini, dava konusu ölüm olayının meydana gelmesinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, olayın gerçekleşmesinde apartman yönetiminin de kusurlu bulunduğunu, inşaatın sözleşmeye ve projeye uygun olarak yapılarak İdareye teslim edildiğini, yapılan kontrollerde herhangi bir ayıp tespit edilmediğini, kusur raporunu ve oranını kabul etmediklerini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin kusurunun olmadığının tespit edildiğini, tazminat hesabının yanlış yapıldığını, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı İdare vekili; müvekkili idare tarafından işin bir bölümü değil tümüyle devredildiği için işi devreden idarenin işverenlik sıfatının ortadan kalktığını, davayı kabul etmemekle birlikte var olduğu iddia edilen hasar ve zararın tamamen konut alıcısının kullanımından kaynaklandığını, konutun hak sahibine eksiksiz olarak teslim edildiğini, geçici ve kesin kabullerde konu ile ilgili herhangi bir imalat hatasına rastlanmadığını, davacı tarafın kusurunun dikkate alınması gerektiğini, fahiş miktarda tazminat hesaplandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davacılar vekili; belirsiz alacak davası açıldığı için 2. ıslahın kabul edilerek hüküm kurulması gerektiğini, maddi tazminat açısından son alınan hesap raporuna göre ıslah talepleri ile hukuk davalarında manevi tazminat için ıslah imkanı olması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların kusuru nedeniyle meydana gelen kaza sonuca oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle davalıların sorumluluğunu ortadan kaldıran bir durumun bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve yeterli olmasına, olayın meydan gelmesinde davacılara atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmamasına, ikinci yapılan ıslahın geçersiz ve hükmedilen tazminatların yerinde olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının mahallinde davacılardan alınmasına, diğer bakiye temyiz karar harçlarının da temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.