Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4838 E. 2026/2138 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4838
- Karar No
- 2026/2138
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1108 E., 2025/1562 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Ankara 12. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/482 E., 2025/154 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin satın aldığı 2012 model aracının boyasının sürekli olarak attığını, bunun kronik bir sebepten kaynaklandığını, müvekkilinin araçtaki ayıpları önceden farketmesinin imkanının olmadığını, araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğunu ileri sürerek; dava konusu aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesini mümkün değilse ayıp oranında satış bedelinden indirime karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu aracın garanti süresinin dolduğunu ve ikinci el olarak alındığından görev itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımına uğradığını, var olduğu iddia edilen ayıplar üretimden kaynaklanmadığından husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili dava konusu aracın satıcısı olmayıp, distrübütör konumunda olduğundan satış bedelinden indirim talebinden sorumlu olmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, araçtaki boya atmasının bu kadar uzun bir kullanım sonrası ortaya çıkmasının sorunun üretimden kaynaklı olamayacağını ancak dış etkenlerden kaynaklı olabileceğini gösterdiğini, 24.05.2021 tarihinde motor kaputu, arka çamurluklar ve tavanın boyanarak sorunun giderildiğini ve davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullandığını, aracın tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, boya problemlerinin davacının geçirdiği kazalardan kaynaklı olabileceğini, dava konusu aracın ekonomik kullanım ömrünü doldurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen boya atmaları ve soyulmaların kullanıcı kaynaklı olmadığı, aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, zaman içerisinde boya atmaların/soyulmaların devam ederek yayılacağının tespit edildiği, misli ile değişim talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu ... marka, ... tipi, 2012 model aracın davalı tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalıya iadesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araçta oluşan ayıbın imalattan kaynaklı olmasına ve aracın gizli ayıp niteliği taşımasına, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tüketicinin seçimlik hakları" başlıklı 11. maddesi uyarınca davalı üretici/ithalatçı ... A.Ş.nin hakların yerine getirilmesi noktasında satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasının hatalı olduğunu, davanın zamanaşıına uğradığını, 13 yıldır aktif olarak kullanılan araç için misli ile değişim kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, boya soyulmaları sorununun kullanım şartları ve dış etkenler nedeniyle olduğunu, sorunun üretimden kaynaklı olamayacağını, davaya konu araçta seçimlik hakkın onarım yönünde kullanıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince seçimlik hakkın kullanılmış olduğuna yönelik herhangi bir tespit yapılmadığını, aracın misli ile değişimine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemece davaya konu aracın ayıplı olduğu kanaatine varılırsa ücretsiz onarım ile araç boyasının soyularak yeniden boyanmasının hakkaniyet gereği olduğunu, dava konusu aracın 04.05.2021 tarihinde kazaya karıştığının bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, buna rağmen araçta meydana gelen değer kaybının davacı taraftan alınması gerektiği yönünde herhangi bir hüküm tesis edilmediğini, misli ile değişim kararı verilmesi halinde dahi değer kaybının hesaplanıp ödenmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı araç nedeniyle ithalatçı firmadan misli değişim, bunun mümkün olmaması halinde bedel tenzili istemine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Mahkemece hükme esas alınan (2 adet makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten alınan) raporda; dava konusu araçta boya dökülmeleri/soyulmaları olduğu, yetkili servis tarafından 24.05.2021 tarihinde garanti kapsamında aracın motor kaputu, arka sağ ve sol çamurluk, tavan ve sol A-C sütunu parçalarının boyandığının anlaşıldığı, söz konusu boyanan parçalarda da yeniden boya atmalarının meydana geldiği, özellikle sağ arka çamurluğun nerdeyse 3/4'ünde boya kalmadığı, aracın sacının ortaya çıktığı, aracın 04.05.2021 tarihinde karıştığı kaza sonucunda değer kaybına neden olabilecek herhangi bir hususun olmadığı, davacının davalıdan satın aldığı aracında meydana gelen boya atmaları ve soyulmaların kullanıcı kaynaklı olmadığı, aracın tavanındaki boya atmalarının/soyulmaların zaman içerisinde devam ederek yayılacağı, dava konu araçtaki boya hatalarının giderilebilmesi için aracın tüm kaporta parçaları üzerinde kazıma ve boya işlemleri yapılması gerektiği, aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporlarının taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. 6502 sayılı Kanunun 11. maddesinde, malın ayıplı olması durumunda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. İthalatçı firmanın sorumluluğu ise 6502 sayılı Kanunun 11/2 maddesi gereğince iki seçimlik hak (onarım ve misli ile değişim) yönündedir. 6502 sayılı Kanunun 11/3. maddesinde; "Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır." düzenlemesi mevcuttur. Görüldüğü üzere kanun koyucu, 11/1 maddesi ile tüketicinin seçimlik haklarını sıralama yoluyla düzenlemiş, bu seçimlik haklardan "ücretsiz onarım" ve "malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi" seçimlik haklarının kullanılması halinde karşı taraf için hakkaniyete aykırı olarak orantısız güçlüklerin ortaya çıkması halini ise tüketici insiyatifinde olan seçim hakkının bir istisnası olarak aynı maddenin üçüncü fıkrasında hüküm altına almıştır. 3.Davacı, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle misli ile değişimine bunun mümkün olmaması halinde ise bedelde indirime karar verilmesini talep etmiştir. Bu şekilde terditli olarak taleplerini ileten davacının öncelikli talebi dava konusu ayıplı ürünün misli ile değişimi yönünde olsa da, davaya konu ayıp nazara alındığında, misli ile değişimi gerektiren bir husus olmadığında "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince 6502 sayılı Kanunun 11/3. maddesine göre davacının ücretsiz onarım ve bedel indirim hakkının olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir. Hal böyle olunca Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda da açıklandığı üzere araçtaki boya hatalarının aracın tüm kaporta parçaları üzerinde kazıma ve boyama işlemleri yapılarak giderilebileceği, yapılacak işlemlerin araçtan beklenen faydanın sağlanmasına engel olmayacağı, yalnızca araçta bir miktar değer kaybına sebep olabileceği hususları ile davacı tarafından 01.09.2016 tarihinde satın alınan dava konusu 2012 model aracın yaşı da dikkate alındığında, davacının seçimlik haklarından malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını kullanması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. ve 6502 sayılı Kanunun 11/3. maddeleri uyarınca hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırı olacağından, araçtaki ayıp nedeniyle seçimlik hakkından ücretsiz onarım yönünde karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde ayıpsız misli ile değişimine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.